Kahve Taneleri Gibi Olabilmek

Katılım
28 Kas 2005
Mesajlar
32
Bir baba, evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş.

“Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum” demiş.

Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı, “Olur” demiş çekine çekine.
Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş; hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.

“Şimdi. İstediğim her şeyden iki tane vereceksin bana” demiş oğluna. Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş. Oğlu, hepsinden ikişer tane vermiş babasına.

Adam, iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş.
Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış.

Daha sonra, kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu. Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.

Sonra, oğluna dönüp sormuş: “Ne görüyorsun?” Oğlu düşünürken, açıklamaya başlamış: “Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış. Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar; ama içleri katılaşmış. Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor; başta neyseler sonunda da öyleler.”

Sonra, asıl tavsiyesine sıra gelmiş: “Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler. Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar. Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.”

Oğlu, aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.

“Asıl ders bu değil!” dedi baba.

Oğlunun elinden tuttu; ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.

“Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak. İkisinde de bir tat yok.”
Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı.

Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı: “İçmek istersin herhalde” dedi. Oğlu kahvesini yudumlarken, konuşmasını sürdürdü: “Kahve çekirdekleri gibi, birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi. Temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi. Çünkü onlar, birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar.”
 
Katılım
5 Eyl 2005
Mesajlar
283
Offf .Hoca nerden buldun bunu ya mükemmel. Ellerine sağlık. BEKARLAR MUTLAKA OKUMALI....
 
Katılım
29 Haz 2005
Mesajlar
767
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Paylaşımın için teşekkür ederim.Çok güzel olmuş::biggrinn ::biggrinn ::biggrinn
 
Katılım
30 Eki 2005
Mesajlar
1,050
Paylaşımın için teşekkürler,:rendeer:
Bence evliler 2 kere okumalı. Ya şanslı olduklarını anlamak için ya da mutluluk için bir şansları daha olduğunu anlamaları için.
 
Katılım
24 Ocak 2006
Mesajlar
4,007
Bana göre tavsiye değil bu! Seviye tespiti.Kahve gibi bi ilişki için zaman lazım değilmi? Velhasıl,çok güzel bi hikaye.Teşekkür ederim.
 
Katılım
31 Ocak 2005
Mesajlar
2,031
güzeldi,ama bana uymuyor bende bekarım ama şimdi nerde öle kızlar of of bu yılda bekar kaldım
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst