- Katılım
- 28 Nis 2005
- Mesajlar
- 1,770
- Konu Yazar
- #1
şte bir gazeteci daha yazısı aşşağıda'.....
kendisine teşekkür mail'i yolladım!! 'saçma sapan yazılar yazan gazeteciler'e değilde böyle bakış açısı olan gazete'cilerimize gelin kısa bir teşekkür mail'i atalım ne dersiniz.
motosiklet'e motosiklet'ciye bakış açınız objektif duruşunuz için size sonsuz teşekkür ederiz .
şeklinde yazdım!! gazeteci'mizin yazısı:
Motosiklet kullanabilecek A2 ehliyetim yok ve henüz bir motosiklete de sahip değilim; ama artan trafik karşısında ufaktan ufaktan bir başlangıç yapmayı düşünenler arasındayım.
Ne var ki bu yaz önceki yıllara göre oldukça öne çıkan `kaza` haberleri nedeniyle birçok insan gibi ben de `acaba` demeye başladım. Nihayetinde İstanbul `da iri iri ciplerin, minibüslerin, otomobillerin arasında iki tekerlekli bir araç kullanmak sanıldığı kadar kolay değil. Birçok yanlış uygulama var; ana yollarda ve caddelerde bisikletin de içinde olabileceği iki tekerlekliler için ayrı bir yol yok. Bazı caddelerde yayalar için bile yeterli yol olmadığını düşününce bundan sonra da bisiklet yolu beklemek biraz lüks olacak.
Birçok sürücü için motosikletler henüz trafikte bir araç olarak algılanmıyor! Bazı motosiklet sürücüleri de iki tekerlekli bir araç üzerinde olmanın her yerde öncelikli olarak geçme üstünlüğü sağladığını düşünüyor! İşte bu iki düşünce tarzı nedeniyle on binlerce insanın büyük şehirlerde daha pratik olmasına rağmen motosiklete geçemediği ortaya çıkıyor.
Motosiklet konusuna ilgi duyanlar açısından geçtiğimiz günlerde biri iyi diğerleri kötü iki tür haberler vardı; Kenan Sofuoğlu , Supersport Dünya Şampiyonası `nda sezonun bitimine daha 3 yarış kala şampiyonluğunu ilan etti. Hanspree Ten Kate Honda takımı adına yarışan Sofuoğlu , böylece motor sporlarında dünya şampiyonu olan ilk Türk unvanını kazandı. Formula 1 yarışlarında, Dünya Ralli Şampiyonası ana takımlar klasmanında ve daha benzer otomobil sporu organizasyonlarında esamesi okunmayan Türkiye şimdi sessiz bir kahramanla motosiklet dünyasında `ben de varım ` demeye başladı. Bu başarı başka isimlerin de bu alanda kendini geliştirmesinde öncülük yapacak. Sofuoğlu `nun motosiklet tamircisi babasının dükkanında gizli gizli başladığı motosiklet sevdası genç yaşta zirveye çıkmasını ve haklı olarak başarısıyla gazetelerin sürmanşetlerini süslemesini sağladı.
Aynı hafta içinde gazetelerin sürmanşetinde yine bir motosiklet haberi vardı; ama bu kez bir başarı değil alkolle gelen bir hazin hikayeydi haber olan. Alkollü olarak motosikletin direksiyonuna geçen kurye arkasında oturan kız arkadaşını E-5 yolu üzerinde düşürdü. Genç kız ise hiçbir anne babanın görmek istemeyeceği bir şekilde hayata veda etti. Kazalar Türkiye için terörden daha fazla insan kaybı anlamına geliyor. Bir gün içerisinde 30-40 kilometre yol yaptığınızda birkaç maddi hasarlı kazayla karşı karşıya kalmanız içten bile değil. Son yıllarda trafiğe yoğun bir şekilde katılan motosikletler de artık bu kazaların bir parçası olmaya başladı.
Motosikletli kaza haberi bu yaz ilk kez gündeme gelmiyor; önce bir gazeteci, sonra bir motosiklet tutkunu doktor, İzmir Çeşme otobanında iki kişi, Edirne `de bir kişi, Manavgat `ta bir kişi öldü. Her ne kadar otomobilin aksine motosiklette çarpan ya da çarpılan taraf olmak çok fark etmese de olan kazalarda genellikle motosiklet çarpılan tarafa oluyor. Bir istatistik tutmadım ama çarpanların en az üçte biri alkollü. Yani, muhtemelen motosikleti görmüyor ya da tam olarak seçemiyor. Kask kullanmak önemli oranda güvenlik sağlasa da motosiklet kullananlar açısından en önemli konu, kontrol edilebilecek süratin üzerine asla çıkmamak olmalı. [email protected]
http://www.tumgazeteler.com/?a=2201583
kendisine teşekkür mail'i yolladım!! 'saçma sapan yazılar yazan gazeteciler'e değilde böyle bakış açısı olan gazete'cilerimize gelin kısa bir teşekkür mail'i atalım ne dersiniz.
motosiklet'e motosiklet'ciye bakış açınız objektif duruşunuz için size sonsuz teşekkür ederiz .
şeklinde yazdım!! gazeteci'mizin yazısı:
Motosiklet kullanabilecek A2 ehliyetim yok ve henüz bir motosiklete de sahip değilim; ama artan trafik karşısında ufaktan ufaktan bir başlangıç yapmayı düşünenler arasındayım.
Ne var ki bu yaz önceki yıllara göre oldukça öne çıkan `kaza` haberleri nedeniyle birçok insan gibi ben de `acaba` demeye başladım. Nihayetinde İstanbul `da iri iri ciplerin, minibüslerin, otomobillerin arasında iki tekerlekli bir araç kullanmak sanıldığı kadar kolay değil. Birçok yanlış uygulama var; ana yollarda ve caddelerde bisikletin de içinde olabileceği iki tekerlekliler için ayrı bir yol yok. Bazı caddelerde yayalar için bile yeterli yol olmadığını düşününce bundan sonra da bisiklet yolu beklemek biraz lüks olacak.
Birçok sürücü için motosikletler henüz trafikte bir araç olarak algılanmıyor! Bazı motosiklet sürücüleri de iki tekerlekli bir araç üzerinde olmanın her yerde öncelikli olarak geçme üstünlüğü sağladığını düşünüyor! İşte bu iki düşünce tarzı nedeniyle on binlerce insanın büyük şehirlerde daha pratik olmasına rağmen motosiklete geçemediği ortaya çıkıyor.
Motosiklet konusuna ilgi duyanlar açısından geçtiğimiz günlerde biri iyi diğerleri kötü iki tür haberler vardı; Kenan Sofuoğlu , Supersport Dünya Şampiyonası `nda sezonun bitimine daha 3 yarış kala şampiyonluğunu ilan etti. Hanspree Ten Kate Honda takımı adına yarışan Sofuoğlu , böylece motor sporlarında dünya şampiyonu olan ilk Türk unvanını kazandı. Formula 1 yarışlarında, Dünya Ralli Şampiyonası ana takımlar klasmanında ve daha benzer otomobil sporu organizasyonlarında esamesi okunmayan Türkiye şimdi sessiz bir kahramanla motosiklet dünyasında `ben de varım ` demeye başladı. Bu başarı başka isimlerin de bu alanda kendini geliştirmesinde öncülük yapacak. Sofuoğlu `nun motosiklet tamircisi babasının dükkanında gizli gizli başladığı motosiklet sevdası genç yaşta zirveye çıkmasını ve haklı olarak başarısıyla gazetelerin sürmanşetlerini süslemesini sağladı.
Aynı hafta içinde gazetelerin sürmanşetinde yine bir motosiklet haberi vardı; ama bu kez bir başarı değil alkolle gelen bir hazin hikayeydi haber olan. Alkollü olarak motosikletin direksiyonuna geçen kurye arkasında oturan kız arkadaşını E-5 yolu üzerinde düşürdü. Genç kız ise hiçbir anne babanın görmek istemeyeceği bir şekilde hayata veda etti. Kazalar Türkiye için terörden daha fazla insan kaybı anlamına geliyor. Bir gün içerisinde 30-40 kilometre yol yaptığınızda birkaç maddi hasarlı kazayla karşı karşıya kalmanız içten bile değil. Son yıllarda trafiğe yoğun bir şekilde katılan motosikletler de artık bu kazaların bir parçası olmaya başladı.
Motosikletli kaza haberi bu yaz ilk kez gündeme gelmiyor; önce bir gazeteci, sonra bir motosiklet tutkunu doktor, İzmir Çeşme otobanında iki kişi, Edirne `de bir kişi, Manavgat `ta bir kişi öldü. Her ne kadar otomobilin aksine motosiklette çarpan ya da çarpılan taraf olmak çok fark etmese de olan kazalarda genellikle motosiklet çarpılan tarafa oluyor. Bir istatistik tutmadım ama çarpanların en az üçte biri alkollü. Yani, muhtemelen motosikleti görmüyor ya da tam olarak seçemiyor. Kask kullanmak önemli oranda güvenlik sağlasa da motosiklet kullananlar açısından en önemli konu, kontrol edilebilecek süratin üzerine asla çıkmamak olmalı. [email protected]
http://www.tumgazeteler.com/?a=2201583
Son düzenleme: