- Katılım
- 24 Ocak 2006
- Mesajlar
- 4,007
- Konu Yazar
- #1
Merhaba arkadaşlar.Ekteki yazı alıntıdır ama 15dk.'lık bir yolculuğun neleri değiştirebileceğini göstermektedir:
26 Ekim 2007 09:00 CumaİSTANBUL'UN BUNALTAN TRAFİĞİNDE ARACINDAN İNEREK, MOTOSİKLETE BİNEN KÖŞE YAZARI KİM? 15 DAKİKALIK YOLCULUĞUNDA ''CANIMI ZOR KURTARDIM'' DİYEN YAZARIN ÖFKESİ KİME?
Motosiklet düşmanları / Mehmet Yılmaz
GEÇENLERDE İstanbul trafiğinde yarım saat süreyle on santim bile ilerlemeyi başaramayınca otomobilimi kenara çektim ve trafiğin daha açık olduğunu düşündüğüm ilerideki kavşağa kadar yürümeye karar verdim. Niyetim oradan sonrasına taksiyle devam etmekti.
Tesadüf eseri bir reklamcı arkadaşım o sırada motosikletiyle yoldan geçiyordu.
Beni aldı ve İstinye Park’a kadar onun arkasında yolculuk yaptım.
Topu topu on beş dakika süren bu yolculuk sonundaki izlenimim şu: Otomobil kullananların, motosikletlilere karşı sanki özel bir düşmanlıkları var.
Üç kuruş peşinde canını tehlikeye atarak giden motorlu kuryelere, motosikleti bir yaşam biçimi ve ulaşım aracı olarak tercih edenlere kimsenin saygısı yok.
Gideceğim yere vardım ama canımı da zor kurtardım.
İstanbul’da çarptığı bir motosiklet sürücüsünün ölüme neden olan taksi sürücüsü 1.5 gün tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmadı mı?
Belli ki yargıçların ve savcıların bu konuda yapabilecekleri çok fazla bir şey yok; çünkü trafik suçlularının yaptıkları her zaman yanlarına kár kalıyor.
TBMM, trafik suçlarına ilişkin cezaları ve yargılama usullerini kamu vicdanını rahatlatacak ve caydırıcı olacak şekilde yeniden ele almak zorunda.
http://www.superpoligon.org/oku.asp?id=25686
26 Ekim 2007 09:00 CumaİSTANBUL'UN BUNALTAN TRAFİĞİNDE ARACINDAN İNEREK, MOTOSİKLETE BİNEN KÖŞE YAZARI KİM? 15 DAKİKALIK YOLCULUĞUNDA ''CANIMI ZOR KURTARDIM'' DİYEN YAZARIN ÖFKESİ KİME?
Motosiklet düşmanları / Mehmet Yılmaz
GEÇENLERDE İstanbul trafiğinde yarım saat süreyle on santim bile ilerlemeyi başaramayınca otomobilimi kenara çektim ve trafiğin daha açık olduğunu düşündüğüm ilerideki kavşağa kadar yürümeye karar verdim. Niyetim oradan sonrasına taksiyle devam etmekti.
Tesadüf eseri bir reklamcı arkadaşım o sırada motosikletiyle yoldan geçiyordu.
Beni aldı ve İstinye Park’a kadar onun arkasında yolculuk yaptım.
Topu topu on beş dakika süren bu yolculuk sonundaki izlenimim şu: Otomobil kullananların, motosikletlilere karşı sanki özel bir düşmanlıkları var.
Üç kuruş peşinde canını tehlikeye atarak giden motorlu kuryelere, motosikleti bir yaşam biçimi ve ulaşım aracı olarak tercih edenlere kimsenin saygısı yok.
Gideceğim yere vardım ama canımı da zor kurtardım.
İstanbul’da çarptığı bir motosiklet sürücüsünün ölüme neden olan taksi sürücüsü 1.5 gün tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmadı mı?
Belli ki yargıçların ve savcıların bu konuda yapabilecekleri çok fazla bir şey yok; çünkü trafik suçlularının yaptıkları her zaman yanlarına kár kalıyor.
TBMM, trafik suçlarına ilişkin cezaları ve yargılama usullerini kamu vicdanını rahatlatacak ve caydırıcı olacak şekilde yeniden ele almak zorunda.
http://www.superpoligon.org/oku.asp?id=25686