- Katılım
- 1 Tem 2006
- Mesajlar
- 2,232
- Motosikleti
- Suzuki GSX S1000 & Sym Joyride 300
- Konu Yazar
- #1
Hazır havalarda biraz serinlemişken günübirlik tur yaptım.
Rota : İstanbul ( Pendik ) - Yalova - İnegöl - Bozüyük - Eskişehir - Bilecik - Adapazarı - İstanbul
Kısa bir gezi raporu vermek gerekirse ;
Pendik feribotu ile Yalova'ya geçtim. Bursa çevre yoluna bağlanarak İnegöl e doğru dümeni kırdım.
İnegöl - Bozüyük arası yol çok keyifli , yollar sakin ve radar hic görmedim. İstanbul 'da gezilecek yer olmadığı icinmi bilmiyorum bu taraflara geldiğimde kendimi gezmiş hissediyor ve fütursuzca harcama yapıyorum.
Bozuyuk dışında Sarar outlet mi neydi yol üzeri , dinlenme tesisi var. Güzel vakit geçirilebilir. Severim yol üstü Avm leri.
Eskişehir yolu baya uzun düzlük , bol rüzgarlı. Radar hic görmedim ama , olabilceğine dair şüphelerim olduğu için makul hızla seyrettim. ( Çok güzel sıkmalık aslında )
Eskişehir'de gezilecek gercekten çok yer var. Kısıtla zamanda Odun Pazarı Evleri ve Porsuk Çayı'nı gezdim. İkiside zaman ayırdığınıza değecek yerler. İncik boncuk , hediyelik , yöresel tekstil ürünleri seviyorsanız boş çıkmazsınız.
Çibörek ve bazlaması meşhurmus, pek içime sinmedi ( yağlı görüntüsü ) yemedim.. Köfte rulez.
Dönüşü Bilecik - Pamukova - Adapazarı yolundan yapmak üzere yola çıktığımda saat artık trafiğin içine oturcağım kadar gecikmişti.
Bilecik içinde şirin bir meydan var ,karadut suyu içtim buz gibi. Bol sayıda CFMoto gördüm. Burda baya seviliyor anlaşılan.
Bilecik'den çevre yoluna bağlanan yol oldukca virajlı ve tehlikeli , yokuş aşşağı inerken anlamsızca bi harfiyat kamyonunun peşinde uzun süre seğrettim, Sanırım yol hipnozu oldum, sollamak icimden gelmedi
Ayrıca kayalıklı dağların manzarası tam seyirlik. Çok etkilendim.
Dönüş yollarını uzatmak gibi salak bi huyum olduğu icin , Bilecik'den sonra sürekli tabelalarda ismi yazan ' Osmaneli ' ilçesini ziyaret ettim.
Tarihi milattan öncesine varan şirin bi kasaba. Karpuzu ile ünlüymüş. Antik kilise ve Safranbolu tarzı evleride var.
Her ne kadar sık durup , dinlendiğimi düşünsemde tekrar motora bindiğimde hic dinlenmemiş kadar yorulduğumu fark ettim. Motorumun naked oluşu hic bukadar yormamıştı beni. Kendi kendime dır dır ederek sürmeye devam ettim.
Gezinin akşam a kalmasından nefret etsemde , bu süreleri bi türlü ayarlıyamıyorum. Kısa bir dondurma molasından sonra ,bir daha durmadım ve günübirlik gezimi ;
12 saat , 584 km , 31 L benzin ile bitirdim.
Not : Şu gezide ' nimet ' olduğunu anladığım şey ilk kez kullandığım ' kulak tıkaçları ve siyah vizör dü. Şimdiye kadar kendime ettiğim eziyet için kendimden özür dilerim
Sevgiler.














Rota : İstanbul ( Pendik ) - Yalova - İnegöl - Bozüyük - Eskişehir - Bilecik - Adapazarı - İstanbul
Kısa bir gezi raporu vermek gerekirse ;
Pendik feribotu ile Yalova'ya geçtim. Bursa çevre yoluna bağlanarak İnegöl e doğru dümeni kırdım.
İnegöl - Bozüyük arası yol çok keyifli , yollar sakin ve radar hic görmedim. İstanbul 'da gezilecek yer olmadığı icinmi bilmiyorum bu taraflara geldiğimde kendimi gezmiş hissediyor ve fütursuzca harcama yapıyorum.
Bozuyuk dışında Sarar outlet mi neydi yol üzeri , dinlenme tesisi var. Güzel vakit geçirilebilir. Severim yol üstü Avm leri.
Eskişehir yolu baya uzun düzlük , bol rüzgarlı. Radar hic görmedim ama , olabilceğine dair şüphelerim olduğu için makul hızla seyrettim. ( Çok güzel sıkmalık aslında )
Eskişehir'de gezilecek gercekten çok yer var. Kısıtla zamanda Odun Pazarı Evleri ve Porsuk Çayı'nı gezdim. İkiside zaman ayırdığınıza değecek yerler. İncik boncuk , hediyelik , yöresel tekstil ürünleri seviyorsanız boş çıkmazsınız.
Çibörek ve bazlaması meşhurmus, pek içime sinmedi ( yağlı görüntüsü ) yemedim.. Köfte rulez.
Dönüşü Bilecik - Pamukova - Adapazarı yolundan yapmak üzere yola çıktığımda saat artık trafiğin içine oturcağım kadar gecikmişti.
Bilecik içinde şirin bir meydan var ,karadut suyu içtim buz gibi. Bol sayıda CFMoto gördüm. Burda baya seviliyor anlaşılan.
Bilecik'den çevre yoluna bağlanan yol oldukca virajlı ve tehlikeli , yokuş aşşağı inerken anlamsızca bi harfiyat kamyonunun peşinde uzun süre seğrettim, Sanırım yol hipnozu oldum, sollamak icimden gelmedi
Dönüş yollarını uzatmak gibi salak bi huyum olduğu icin , Bilecik'den sonra sürekli tabelalarda ismi yazan ' Osmaneli ' ilçesini ziyaret ettim.
Tarihi milattan öncesine varan şirin bi kasaba. Karpuzu ile ünlüymüş. Antik kilise ve Safranbolu tarzı evleride var.
Her ne kadar sık durup , dinlendiğimi düşünsemde tekrar motora bindiğimde hic dinlenmemiş kadar yorulduğumu fark ettim. Motorumun naked oluşu hic bukadar yormamıştı beni. Kendi kendime dır dır ederek sürmeye devam ettim.
Gezinin akşam a kalmasından nefret etsemde , bu süreleri bi türlü ayarlıyamıyorum. Kısa bir dondurma molasından sonra ,bir daha durmadım ve günübirlik gezimi ;
12 saat , 584 km , 31 L benzin ile bitirdim.
Not : Şu gezide ' nimet ' olduğunu anladığım şey ilk kez kullandığım ' kulak tıkaçları ve siyah vizör dü. Şimdiye kadar kendime ettiğim eziyet için kendimden özür dilerim
Sevgiler.














