Işığı Yanan Evler..

Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti.

Işığı Yanan Evler

"Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum. Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan Hacıanneye sıkılarak:
"Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?" dedim.
Hacıanne:
"Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz" dedi.
Merak ettim, tekrar sordum:
"Trenden sizin bir yakınınız mı inecek ?"
Hacıanne:
"Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda,ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, "ışığı yanan bir ev" bulsun diye bekliyoruz."
Konya Ovası'nda, ya da bir başka yerinde Türkiye'nin,trenden inen yabancılar için "Işığı yanan evler" yerinde hâlâ duruyor mudur? Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyorlar mı? Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı? Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler? Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler. Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip bir medeniyetin yetimleriyiz. Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran
yoksullarız.
Şâir öyle diyordu:
"Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler." Şimdi bu güzel insanlar, neden ve nasıl atlarına binip gittiler? Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız gittiler? Ey güzel yurdumun güzel insanları! Neredesiniz?




Bizim memleket hala böyleymiş anlatıyorlar içim gidiyor..:rendeer:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
9 Eki 2008
Mesajlar
247
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Gerçekten öyle , ben oralara geldigimde hep güneydoguya gitmek istiyorum oranin köy insanlari gerçekten para pula kiymet vermiyorlar. Dagini tasini gezerken yorulmustum nefesim kesilmisti çayira oturdum 5 dakika geçmedi birde baktim bir kadin elinde tepsi ve içecek yiyecek koymus hersey var bana dogru geliyor zaten özlemisim köy yemeklerini bana dediki abii yorulmuzsun sana getirdim buyur; bir an tilt oldum saka zandim ama gerçekti hemen yedim içtim tesekkür ettim , tepsiyi aldi gitti. agzim açik saskin sekilde köyü geziyorum bir kahvenin yaninda durdum böyle bakiniyorum kahveden bir amca bana seslendi ey yabanci gel hele dedi.. hemen yaklastim selamun aleyküm Aleykümselam otur dedi ve hemen çay diye seslendi kahveciye ,oturdum anlat dedi kimsin nesin ne örüyon dedi bende anlattim herseyi,, bugün benim misafirimsin dedi bende kiramadim zaten kimsem yok oralarda kabul ettim. Gittik yedik içtik yatagim sarildi kral gibi hissettim kendimi . Dedimki Istanbul , Ankara , Bursa , Izmire baaak birde buraya , oralarda seni adam yerine bile koymaz ken burda kral gibi hissediyorsun iste bizim yok olmakta olan insanligimiz yazik ne zaman eskisi gibi olacagiz...

Bilgiler için tesskeür ederim ve beni eskiye götürdün sagol...
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Gerçekten öyle , ben oralara geldigimde hep güneydoguya gitmek istiyorum oranin köy insanlari gerçekten para pula kiymet vermiyorlar. Dagini tasini gezerken yorulmustum nefesim kesilmisti çayira oturdum 5 dakika geçmedi birde baktim bir kadin elinde tepsi ve içecek yiyecek koymus hersey var bana dogru geliyor zaten özlemisim köy yemeklerini bana dediki abii yorulmuzsun sana getirdim buyur; bir an tilt oldum saka zandim ama gerçekti hemen yedim içtim tesekkür ettim , tepsiyi aldi gitti. agzim açik saskin sekilde köyü geziyorum bir kahvenin yaninda durdum böyle bakiniyorum kahveden bir amca bana seslendi ey yabanci gel hele dedi.. hemen yaklastim selamun aleyküm Aleykümselam otur dedi ve hemen çay diye seslendi kahveciye ,oturdum anlat dedi kimsin nesin ne örüyon dedi bende anlattim herseyi,, bugün benim misafirimsin dedi bende kiramadim zaten kimsem yok oralarda kabul ettim. Gittik yedik içtik yatagim sarildi kral gibi hissettim kendimi . Dedimki Istanbul , Ankara , Bursa , Izmire baaak birde buraya , oralarda seni adam yerine bile koymaz ken burda kral gibi hissediyorsun iste bizim yok olmakta olan insanligimiz yazik ne zaman eskisi gibi olacagiz...

Bilgiler için tesskeür ederim ve beni eskiye götürdün sagol...

Vay be süper Allah razı olsun anlattığın için..:rendeer:
 
Katılım
15 Ağu 2008
Mesajlar
3,121
gerçekten süper kaybetmememiz gereken degerler

geçim derdi ile herkes yerinden yurdundan ayrılmış, insanlıktan uzaklaşmış ...
bizim köydede böyledir
yabancısın mısafırsın ama baş tacısın onlar için

köyü olmayanlara o kadar çok üzülürüm ki yada istanbul dısında bi yerlere gitmeyip bunları yaşayamayanlara
 
Katılım
14 May 2009
Mesajlar
2,503
a benim ruhumun teri memleketim
dünyayı verseler değişmem
çayırdaki bir çiğ tanesine
meğer gurbet dediğin
mapuslukmuş güneşli avlularda
yaşanırmış öylesine...


Bu benim köyümü anlatmıyorsa bende şelepsizim...


Bir keresinde köyüme gitmiştim aradan 2 sene gibi bir süre geçmiş kimse beni hatırlayamıyordu.Bir amca seslendi bana evlat gel buraya diye(şiveli konuşuyordu tabi.).Gittim yanına ve bana hiç birşey demeden tanımadan yemek ikram etti.Teşekkür edip geri geçirdim tokum dedim ama dinletemedeim bana dediki 'buradan bu yemeği yemeden çıkamazsın; az da olsa ye burada adettendir gelenin karnı doyurulmadan yollanmaz ' gibisinden şeyler söylemişti.

Sonrasında nereli ve kimlerden olduğumu sordu.Oralıydım ve o amcayla akrabaymışız meğer...(Akraba olduğumuzu öğrendikten sonra gösterdiği ilgiyi anlatamam size):rendeer:
 
Katılım
15 Ağu 2008
Mesajlar
3,121
a benim ruhumun teri memleketim
dünyayı verseler değişmem
çayırdaki bir çiğ tanesine
meğer gurbet dediğin
mapuslukmuş güneşli avlularda
yaşanırmış öylesine...


Bu benim köyümü anlatmıyorsa bende şelepsizim...


Bir keresinde köyüme gitmiştim aradan 2 sene gibi bir süre geçmiş kimse beni hatırlayamıyordu.Bir amca seslendi bana evlat gel buraya diye(şiveli konuşuyordu tabi.).Gittim yanına ve bana hiç birşey demeden tanımadan yemek ikram etti.Teşekkür edip geri geçirdim tokum dedim ama dinletemedeim bana dediki 'buradan bu yemeği yemeden çıkamazsın; az da olsa ye burada adettendir gelenin karnı doyurulmadan yollanmaz ' gibisinden şeyler söylemişti.

Sonrasında nereli ve kimlerden olduğumu sordu.Oralıydım ve o amcayla akrabaymışız meğer...(Akraba olduğumuzu öğrendikten sonra gösterdiği ilgiyi anlatamam size):rendeer:

ne güzel ya :salut:
istanbul da ankara da izmir de güvenipte kimseyi evine alamazsınki
onu bırak oturdugun binada yan komşunu tanımıyosun :pale:


dedemle (nur içinde yatsın, çok özledim seni biricik dedem) babaannemde öyledir
tok olsanda yiyeceksin
eve gelenler olurdu köyden başkasının akrabası, yada bizden birinin misafiri
ne yapacaklarını şaşırırlardı
 
Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
a benim ruhumun teri memleketim
dünyayı verseler değişmem
çayırdaki bir çiğ tanesine
meğer gurbet dediğin
mapuslukmuş güneşli avlularda
yaşanırmış öylesine...


Bu benim köyümü anlatmıyorsa bende şelepsizim...


Bir keresinde köyüme gitmiştim aradan 2 sene gibi bir süre geçmiş kimse beni hatırlayamıyordu.Bir amca seslendi bana evlat gel buraya diye(şiveli konuşuyordu tabi.).Gittim yanına ve bana hiç birşey demeden tanımadan yemek ikram etti.Teşekkür edip geri geçirdim tokum dedim ama dinletemedeim bana dediki 'buradan bu yemeği yemeden çıkamazsın; az da olsa ye burada adettendir gelenin karnı doyurulmadan yollanmaz ' gibisinden şeyler söylemişti.

Sonrasında nereli ve kimlerden olduğumu sordu.Oralıydım ve o amcayla akrabaymışız meğer...(Akraba olduğumuzu öğrendikten sonra gösterdiği ilgiyi anlatamam size):rendeer:


He hemşo aynen öyle orlarda dükkan kapılarıda kitlenmez geceleri sonra cuma vakti..Yalnız biraz küfürbazlar..:mrgreen:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst