İngilterede denize girmek - Büyük Britanya - 6

Katılım
1 Kas 2016
Mesajlar
119
Blog Adresimiz:
https://vroomontheroad.blog

img_7756.jpg


Havaların iyice ısınması ile birlikte haftasonları Londra’dan kaçma planlarını daha sık yapmaya başladık. Son yüzyılın en sıcak yazının yemyeşil canım ülkeyi bile sapsarı hale nasıl getirdiğine tanıklık ettik. Sokağımız görüldüğü gibi erken sonbaharı yaşıyor.

Çok bunaldığımız için günübirlik denize girebileceğimiz yerleri araştırmaya başladık. İngiltere’de denize girmek kulağa garip gelse de özellikle Güney Galler’de harika plajlar bulunuyor fakat Londra’ya uzak olması sebebiyle günübirlik rotalar için uygun değil. Adanın güneyinde ve doğusunda başka sahiller de bulunuyor. İnternetten biraz araştrma yapınca Türkiye’deki denizlerden sonra çok iç açıcı gelmese de evden 2 saat uzaklıkta bulunan ‘Camber Sand’ i tercih ettik.

CAMBER SAND

Sabah 8 ‘de yola çıktık. Yol üzerinde ufak bir kahvaltı molası verdikten sonra toplamda 2 saat sonunda Camber Sand’e vardık.

img_7758.jpg


Doğu Sussex’te, Kent sınırına yakın, popüler bir sahil kasabası ve İngiltere’nin güney kıyısındaki en sevilen tatil yerlerinden birisi burası. Yaz ayları boyunca İngilizler tarafından tatil merkezi olarak kullanılan, turistlerinde akın ettiği bir yer. Kışın güneşe hasret kalan bu insanlar için en ufak güneşli bir gün bile çok kıymetli. Gerçi biraz abartıyorlar. Bir senedir bu ülkede yaşamamıza rağmen söylenildiği kadar kasvetli ve gün boyu şakır şakır süren yağmurlar asla olmadı. Her gece yağmur yağmasına rağmen, kışın birçok sabah masmavi gökyüzü ile uyandık.

Sahile yakın kocaman bir otoparkı bulunuyor. 3 saati 5 pound. Motoru parkedip, ödemeyi yaptıktan sonra, otoparkın köşesinde bulunan kafeden soğuk birşeyler alıp, sapsarı kum tepesini aşmaya başladık. Otoparktan deniz görünmüyor. Manş Denizi’nin kıyısında yer alan göz alabildiğince incecik, sapsarı kumları olan uzun bir sahil şeridi yaklaşık 5 dklık bir yürüme sonrası karşımıza çıktı.

img_7785.jpg


img_7768.jpg


img_8074.jpg


Güneş tepemizdeyken bu sarı kumullara tırmanmak çok da kolay olmadı. Kafeden aldığımız sular çok işe yaradı. Yanınızda mutlaka içecek ve yiyecek götürün. Sahilde maalesef soyunma kabini bulamadığımız için otoparkta bulunan tuvaletlere geri dönmek durumunda kaldık. Bu sıcakta kum yoldan yürümek bizi mafetti. Yeme içme için bir tesis var çok kalabalıktı ve ücretlerinin baya pahalı olduğunu yazmışlar. Açıkcası menüye bakmadık.

Havanın 30 derecelerde olması, yumuşacık kumsalda olmak bir anda Türkiye’de gibi hissettirdi. Biraz duygulandık

Türkiye’deki gibi sahilde birçok tesis, cafe, soyunma kabinleri, içecek ve yiyecek alabileceğiniz bir yer düşünmeyin. Daha bakir bir yer burası. Yaz boyunca sadece belli zamanlarda kullanabildikleri bu plajlara herkes evinden yiyecek, içecek, şemsiye, sezlong getiriyor. Hatta sahil için tasarlanan özel çadırlardan kuruyorlar.

img_7777.jpg


img_7782.jpg


img_7762.jpg


Deniz çok sığ. Aslında su çok temiz fakat altı kum olduğu için dalgalar suyun çamurlu görünmesine sebep oluyor. Yaklaşık 10 dk yürüdükten sonra denize sonunda ulaşmıştık. Eşyalarımızı kumsala koyup (aslında koyduğumuz yer suyun yükselmesi ile birlikte denizin içi oluyor) biraz serinlemek için denize girdik.

img_7804.jpg


img_7845.jpg


Kumsalda keyifle çocuklarınızla ve arkadaşlarınızla oyun oynayabileceğiniz enterasan bir yer burası. İnsanlar yüzmekten çok su da yürüyüp, ardından sahilde oyun oynayıp, güneşleniyorlar.

img_7962.jpg


img_7974.jpg


img_7984.jpg


Adanın neresine giderseniz gidin, gelgite herzaman tanıklık ediyorsunuz. Çok enterasan birazda ürkütücü bir doğa olayı. Denizde oyun oynarken bir anda suların yükselmesi ile birlikte eşyalarımız neredeyse suyun altında kalıyordu. Sürekli tabelaları ve uyarıları takip etmeniz gerekiyor. Denize sadece kırmızı ve sarı bayraklar arasında girişe izin veriliyor. Metrelerce açılıp, yüzmeniz söz konusu değil. Sahilde bulunan can kurtaranlar sürekli suyun ne zaman yükseleceği ile ilgili uyarılar yapıyorlar. Bu konuda dikkatlı olmalısınız. Magic Seaweed üzerinden gelgit zamanlarını kontrol edebilirsiniz.

img_7831.jpg


Birçok su sporu aktivesi için uygun olan bu plajda koca bir günü geçirebilirsiniz. Özellikle rüzgar sörfü ve yelken dersleri alabilirsiniz. Bodiam Kalesi’ni görmek istediğimiz için sahilde 3 saat geçirmek bizim için yetmişti.

Hazırlanıp, kaleye doğru yola çıktık.

BODIAM CASTLE

Camber Sand’den yaklaşık yarım saat sonra Bodiam Kalesi’ne varmıştık. 14. yy’dan kalma bir kale burası. Diğer kale ve şatolardan oldukça farklı. Masal kitaplarından aşina olduğumuz etrafındaki hendek gölle çevrili büyüleyici bir kale. Bazı insanlar için yıkıntı ya da harabe olarak görülse de biz bu ortaçağdan kalma gizemli yerlerden çok keyif alıyoruz.

img_8116.jpg


img_8283.jpg


Koca gün boyunca kahvaltıdan başka birşey yemediğimiz için çok acıkmıştık. Kaleyi gezmeden önce otoparkın hemen karşısında bulunan barda bişeyler yemeğe karar verdik. Aslında kalenin kendi kafesi var ama yemek saatini kaçırmıştık. Sadece içecek birşeyler ve dondurma vardı. İngiltere’deki barlar aslında bizim restoranlarımız gibi. Çoluk, çocuk, köpek tüm ailenin bir arada keyifli ve kaliteli zaman geçirebileceği yerler buralar. Tabi akşam 7’den sonra köpek ve çocukları kibar bir dille kabul etmiyorlar. Barın keyifli bahçesinden manzaralar:

img_8147.jpg


img_8136.jpg


Gammon steak adı verdikleri domuz pirzolasını çok seviyorlar. Farklı lezzetlere açıksanız deneyebilirsiniz. Denemek istemeyenler mis gibi ev yapımı hamburgerleri tercih edebilirsiniz :)

img_8159.jpg


img_8164.jpg


Yemekten sonra Kale’ye girmek için bilet satış ofisine gittik. Bizdeki müze karta benzer National Trust kartımız olduğu için hiçbir ücret ödemeden, kaleye doğru yola çıktık. Normal giriş ücreti: 10.80 pound. Etrafında bulunan hendek şuan tamamen göl gibi görünüyor. Eskiden kale boyunca bulunan 30 kadar tuvalet için bir kanalizasyon sistemi gibi kullanılsa da, belki de tahmin edildiği kadar kokmuyordu. Şuan içinde kocaman balıklara ve ördeklere ev sahipliği yapıyor. 1385’te Edward III’ün eski bir şövalyesi olan Sir Edward Dalyngrigge tarafından, II. Yüzyıl Savaşı sırasında Fransız işgaline karşı bölgeyi savunmak için inşa edilmiş. İçerisi biraz yıkılmış olsa dahi, dıştan tüm görkemini koruyor. İngiltere’deki en sevilen ve en iyi bilinen kalelerden biri olarak tanınıyor. Belki de bu kadar popüler yapan kalenin muhteşem tasarımı.

img_8260.jpg


Dışarıdan bakıldığında tüm ihtişamını koruyan kalenin için maalesef zamana yenik düşmüş.

img_8236.jpg


img_8232.jpg


Bir tane kuleye çıkış bulunuyor. Diğer kuleler ise kapalı. Kulenin merdivenleri ve yukarıdan manzara:

img_8227.jpg


img_8226.jpg


img_8220.jpg


img_8218.jpg


Odaların hemen hemen hepsinin pencereleri dışarıdaki göle açılıyor.

img_8214.jpg


img_8205.jpg


img_8203.jpg


img_8184.jpg


İkiz kuleli giriş kapısına gölün üzerinden bir köprü ile ulaşıyorsunuz. Kaleye tek giriş bu köprü ile sağlanıyor. Ziyaret eden herkes için güzel bir silüet oluşturan birçok kule bulunuyor. Bodiam Kalesi hala bir ortaçağ kalesinin büyüleyici bir örneği fakat ne yazık ki,kalenin iç kısımları biraz yıkılmış durumda. Kalenin içinde bulunan odalar arasında bir Şapel, Ev daireleri, kiler, mutfak, Lord’s Hall, odalar, Kuzey-Batı Kulesi (bir hapishane dahil) bulunmaktadır. Günümüzde özel eventler için kullanılan bu kalede düğün bile yapılıyor.

img_8272.jpg


Doğu Sussex’e yolunuz düşerse bu büyüleyici kaleyi ziyaret etmeden dönmeyin.

img_8280.jpg


Kale’den ayrıldıktan yaklaşık bir buçuk saat sonra Londra’ya varmıştık. Başka bir gezi de görüşmek dileğiyle.

Keyifli sürüşler.
 
Katılım
26 Eyl 2015
Mesajlar
956
Vücut geliştirmeciler menüyü beğendi :)
(löp et üstü yumurta)

Gayet güzel..
 
Katılım
24 Mar 2016
Mesajlar
67
Gerçekten çok güzel kaçamaklar, ben de İngiltere"de yaşıyorum. Ehliyet almaya çalışıyorum bir gün motosikleti de alıp hazır olduğumda beraber bi gezi düzenleyebiliriz.
 
Katılım
1 Kas 2016
Mesajlar
119
Vücut geliştirmeciler menüyü beğendi :)
(löp et üstü yumurta)

Gayet güzel..

:D iyi güldürdünüz beni

harika. masal gibi.

Teşekkürler :)

Gerçekten çok güzel kaçamaklar, ben de İngiltere"de yaşıyorum. Ehliyet almaya çalışıyorum bir gün motosikleti de alıp hazır olduğumda beraber bi gezi düzenleyebiliriz.

O zaman mutlaka iletişimde kalalım. Beni haberdar edin uygun olduğunuzda turlayalım. Siz nerede yaşıyorsunuz?

Teşekkürler paylaşım için....

Ben teşekkür ederim.
 
Katılım
24 Mar 2016
Mesajlar
67
:D iyi güldürdünüz beni



Teşekkürler :)



O zaman mutlaka iletişimde kalalım. Beni haberdar edin uygun olduğunuzda turlayalım. Siz nerede yaşıyorsunuz?



Ben teşekkür ederim.
Londra"da Woodford Green"deyim bu ara işler biraz karışık ama nicki kaydettim özel mesaj atarım :)
 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,546
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Herzamanki gibi çok güzel. :cat:
Ellerinize sağlık. :)
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
yine harika bir gezi,tanıtım,anlatım.takipteyim.Adana'dan selam olsun.:king:
 
Katılım
4 Ara 2011
Mesajlar
153
Yerlerde bir tek çöp yok. Birde bizim memlekete bak. Hani diyorlarya "batı bizi kiskaniyor" diye, işte o zaman ağız dolusu küfür edesim geliyor.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,550
Yerlerde bir tek çöp yok. Birde bizim memlekete bak. Hani diyorlarya "batı bizi kiskaniyor" diye, işte o zaman ağız dolusu küfür edesim geliyor.

volkancim artik ben şikayet etmeyi biraktim. çöp gördüğüm zaman gidip topluyorum ve çöp kutusuna atıyorum.

hep şikayet ediyoruz ama harekete gecmiyoruz. gerçi buna enayilik diyorlar ama varsin desinler. bir şeyler değişecekse ben sabah akşam çöp toplamaya razıyım. saygılarımla.
 
Katılım
1 Kas 2016
Mesajlar
119
İşin enteresan yanı etrafta çöp kutusu da yok. Örneğin bir kafeden su, kahve vs. aldığınızda elinizde yarım saat çöp ile dolaşıyorsunuz.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,550
İşin enteresan yanı etrafta çöp kutusu da yok. Örneğin bir kafeden su, kahve vs. aldığınızda elinizde yarım saat çöp ile dolaşıyorsunuz.

demek ki kimse çöp kutusu dahi olmasa çöpünü yere atmıyor. bizde çöp kutusu olduğu halde atmıyorlar!
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst