- Katılım
- 31 Tem 2017
- Mesajlar
- 116
- Konu Yazar
- #1
Merhaba iki teker dostları,
Öncelikle bayramınız kutlu olsun. İki yıldır motosiklet kullanmaya çalışıyorum, yaş 38. Ama vakitsizlik sebebiyle ancak hafta sonları kısa gezintiler yapabiliyorum - toplamda sadece 5000km tecrübem var. Ara sıra Bahçeşehir'den çıkıp Çatalca taraflarına veya Karadeniz kıyısına gidiyorum, bazen de uygun yerlerde hakimiyet çalışmaları yapıyorum.. Dün İstanbul'un bayram dolayısıyla cuma gününden büyük oranda boşalmış olmasını fırsat bilip ilk defa şehirlerarası yolculuk (Sapanca'ya) yaptım; bugün de geri döndüm. Bu pek çoğunuz için küçük bir şeydir, ama benim için çok keyifliydi ve sizlerle paylaşmak istedim :flower:
20 yıldır araba kullanan biri olarak şehirlerarası yolda motorla seyretmek acayip zevkliydi.. Biraz da ürkütücü.. Bu sayede ilk defa motor üzerinde köprüyü de geçip Anadolu yakasına gitmiş oldum. Topcase'im küçük olduğu için sadece lastik tamir kiti, vs gibi küçük eşyalar aldım. İki gün önce zaten motorun yıllık bakımı yapılmıştı - zincir yağı, lastik havaları vs hepsi tamamdı. Trafikte görünmez olduğumu aklımda tutarak sürmeye başladım.. İstanbul çıkışına kadar 90'ı pek geçmedim (gidiş yolu boyunca da pek geçemedim zaten
) Ertesi gün (bugün) dönüşte ise biraz daha kendime güvenim geldi ve ortalama 100-120 arası hızla döndüm.
Neden bunları anlattım? Valla ben de bilmiyorum - herhalde bu forumdan çok istifade ediyorum, ve karşılığında size bir durum raporu sunmak istedim.
Bu kısa tecrübede neleri fark ettim?
- Motor sürmek arabaya benzemiyor; kondisyon isteyen bir şey - hem bedenen, hem zihnen.. Sürüş esnasında ikisinin de dinlenmiş olması gerekiyor (bir ara dalmışım, viraja gaz kesmeden daldım)
- Daha önce durduğum hiç bir dinlenme tesisinde tanımadığım başka bir araç sürücüsü bana tavsiye ve iyi dileklerde bulunmamıştı, iki tekerde ise durum farklı - ve bu çok güzel bir şey (CBR600'lü arkadaşa buradan selamlar)
- Park yeri aramamak çok güzelmiş..
- Motora tur camı takmakla iyi etmemişim
ale: Eskiden tüm rüzgar homojen olarak bana çarpıyordu; şimdi ise hepsi toplanıp kafama çarpıyor - yol boyunca gök gürültüleri ile gittim.. Ya camı sökmek lazım, ya da üstüne deflektör.. Ekleye ekleye panaromik cam tavanım olacak sanırım :cherry:
- Yol boyunca yıllardır geçtiğim yollarda duymadığım kokuları, yüzüme vuran rüzgarı, güneşi; kısacası yaşadığımı hissettim.. Keşke bu işe daha önce başlasaymışım..
- İnsan birazcık işi kotardığını görünce hemen gaz açmak istiyor - tam da bu noktada hatırıma daha önce burada okuduğum "Ikarus sendromu" geldi ve vazgeçtim.. Umarım hep aklımda kalır.
Sağlıkla, mutlulukla kalın.
Öncelikle bayramınız kutlu olsun. İki yıldır motosiklet kullanmaya çalışıyorum, yaş 38. Ama vakitsizlik sebebiyle ancak hafta sonları kısa gezintiler yapabiliyorum - toplamda sadece 5000km tecrübem var. Ara sıra Bahçeşehir'den çıkıp Çatalca taraflarına veya Karadeniz kıyısına gidiyorum, bazen de uygun yerlerde hakimiyet çalışmaları yapıyorum.. Dün İstanbul'un bayram dolayısıyla cuma gününden büyük oranda boşalmış olmasını fırsat bilip ilk defa şehirlerarası yolculuk (Sapanca'ya) yaptım; bugün de geri döndüm. Bu pek çoğunuz için küçük bir şeydir, ama benim için çok keyifliydi ve sizlerle paylaşmak istedim :flower:
20 yıldır araba kullanan biri olarak şehirlerarası yolda motorla seyretmek acayip zevkliydi.. Biraz da ürkütücü.. Bu sayede ilk defa motor üzerinde köprüyü de geçip Anadolu yakasına gitmiş oldum. Topcase'im küçük olduğu için sadece lastik tamir kiti, vs gibi küçük eşyalar aldım. İki gün önce zaten motorun yıllık bakımı yapılmıştı - zincir yağı, lastik havaları vs hepsi tamamdı. Trafikte görünmez olduğumu aklımda tutarak sürmeye başladım.. İstanbul çıkışına kadar 90'ı pek geçmedim (gidiş yolu boyunca da pek geçemedim zaten
Neden bunları anlattım? Valla ben de bilmiyorum - herhalde bu forumdan çok istifade ediyorum, ve karşılığında size bir durum raporu sunmak istedim.
Bu kısa tecrübede neleri fark ettim?
- Motor sürmek arabaya benzemiyor; kondisyon isteyen bir şey - hem bedenen, hem zihnen.. Sürüş esnasında ikisinin de dinlenmiş olması gerekiyor (bir ara dalmışım, viraja gaz kesmeden daldım)
- Daha önce durduğum hiç bir dinlenme tesisinde tanımadığım başka bir araç sürücüsü bana tavsiye ve iyi dileklerde bulunmamıştı, iki tekerde ise durum farklı - ve bu çok güzel bir şey (CBR600'lü arkadaşa buradan selamlar)
- Park yeri aramamak çok güzelmiş..
- Motora tur camı takmakla iyi etmemişim
- Yol boyunca yıllardır geçtiğim yollarda duymadığım kokuları, yüzüme vuran rüzgarı, güneşi; kısacası yaşadığımı hissettim.. Keşke bu işe daha önce başlasaymışım..
- İnsan birazcık işi kotardığını görünce hemen gaz açmak istiyor - tam da bu noktada hatırıma daha önce burada okuduğum "Ikarus sendromu" geldi ve vazgeçtim.. Umarım hep aklımda kalır.
Sağlıkla, mutlulukla kalın.