- Katılım
- 17 May 2015
- Mesajlar
- 16
- Konu Yazar
- #1
Selamlar, bir yıldır foruma üyeyim ve bu ilk mesajım. Motosiklet almaya karar verdikten sonra ilk yaptığım şey bu foruma üye olmak oldu. Bu bir yıl içerisinde hemen her gün foruma girdim ve birşeyler okudum. Motosiklet konusunda bana çok şeyler kattı. Uzun araştırmalar sonunda sıfır olarak ilk motorumu aldım ve sizlerle paylaşmak istedim. Konu içerisinde karar verme süreci, 500 km sonunda amatör bir inceleme ve birkaç tane de fotoğraf göreceksiniz.
Günlük olarak işe gidiş gelişlerde ve uzun yolda arabamı kullanıyorum. Motosiklete başlama amacım tamamen keyfi diyebilirm. 5-6 yıl gibi bir zaman içinde motorumu kademeli olarak yükseltip bir MT-9 Tracer alıp uzun seyahatlere çıkma planım var.
Motosiklet biraz keyfi olunca en önemli kıstasım beni heyecanlandırması oldu. Çok önerilen inazuma veya cbf gibi motorları bu yüzden direk eledim. Racing tarzi karenajlı motorlar da merakım olmadığından dolayı kafadan elendi. 125-250 cc arasında çok gidip geldim. MT 125 ve Duke 125 ciddi olarak düşündüm. Başlangıç için gereğinden fazla, beni strese sokacak bir güç ve tork istemiyordum. 125'likler için de kimle konuşsam çok çabuk sıkılırsın dediler. Uzunca bir süre abs konusuna takıldım. sonunda seçenekleri duke 200 ve 250 abs ikilisine indirdim. Birinde abs, kaydırmali debriyaj ve kaliteli lastik faktörü vardı. Ancak karar aşamasında yine de duke 250'ye cesaret edemedim. 200'ün erkenden kesiciye girip 136'dan fazla yapmamasına çok takılan vardı ancak açikcası motor gitmese de olur ama iyi dursun diye düşündüm. Sonuçta bu motor ile uzun yol planlarım yok. 200'ün zaten meşhur bir fren performansı var. Bilmiyorum belki ben çok abarttım bu konuyu, millet cayır cayır alıp biniyor. Bu arada başlangıç paket eğitimi aldım.
Motorla ilgili izlenimlerime geleirsek, en sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; harika bir başlangıç motoru. Her binişimde ne kadar doğru bir tercih yaptiğımı daha iyi anlıyorum. Araştırma sürecinde gördüğüm bazı olumsuzluklarına benim yorumlarımı yazacağım. En büyük şikayet konularından biri MRF marka lastikleri. Pirelli Rossolar ile daha teslim almadan değiştirecektim ancak aldığım bayi en azindan bin bakımına kadar kullanıp görmemi tavsiye etti ve ben de buna uydum. Kuru zeminde her türlü asfalt veya taş fark etmez, tutuşlarında en küçük bir problem yaşamadım. Ancak sırf lastikleri denemek için girdiğim bol virajlı inişli çıkışlı toprak yolda arka teker ile ilişkimiz pek kalmadı. Her kaymadan sonra toparlayacağım diye terlemeye başladım. Bunu gördükten sonra ıslak yolda düşünemiyorum bile. Kullanım amacına ve gidilecek yollara bağlı olarak MRF ile devam edilebilir veya değiştimek şart hale gelebilir.
Bir diğer eleştiri konusu oturuş pozisyonu ve peglerin geride olması. Başka motorlarla kıyaslayamayacağım ancak motorun doğru oturuş pozisyonu vücudu depoya tam olarak yapıştıracak şekilde öne doğru kaymak. Geriye dogru oturmaya calistikca motor sizi öne atıyor. Bu şekilde oturuşta da inanılmaz bir hakimiyet hissi oluşuyor. Motorun hafifliği ve ağirlık merkezinin konumu ile birleşince özellikle düşük hızlarda denge açısından altımda sanki bisiklet varmış gibi hissediyorum. Oturuş pozisyonunu rahatsız bulmadığım gibi tam tersine çok dengeli ve kontrol açısından faydalı buldum. Sele sertliği var, en fazla bir buçuk saat sonunda bir mola istiyor.
Titreşim konusu; gidonda hiç hissetmedim. Peglerde 100 km civarı hızlarda titreşim oluyor. Bunun dışında şehir içi günlük kullanımda titreşim yok.
200 cc bir motosiklet için harika bir görüntüsü var. Çok fazla dikkat çekiyor. Egsoz sesi de sınıfına göre yeterli. Ne abartı ne de cılız. Gösterge panelinde yok yok. Vites göstergesi olması başlangıç için büyük kolaylık. Panelin okunamadığı, çok küçük olduğu konusu var, hız ve vites gayet net. Devir çizgisi net. Sadece devir çizgisinin altındaki rakamları okumak biraz zor. Onda da mesela rodaj için 7 bin devrin neresi olduğunu bilince problem olmuyor. Rodaj sonrası zaten vites degisim uyarı lambası istediğiniz devire ayarlanabiliyor.
Son olarak bir de fotoğraf


Günlük olarak işe gidiş gelişlerde ve uzun yolda arabamı kullanıyorum. Motosiklete başlama amacım tamamen keyfi diyebilirm. 5-6 yıl gibi bir zaman içinde motorumu kademeli olarak yükseltip bir MT-9 Tracer alıp uzun seyahatlere çıkma planım var.
Motosiklet biraz keyfi olunca en önemli kıstasım beni heyecanlandırması oldu. Çok önerilen inazuma veya cbf gibi motorları bu yüzden direk eledim. Racing tarzi karenajlı motorlar da merakım olmadığından dolayı kafadan elendi. 125-250 cc arasında çok gidip geldim. MT 125 ve Duke 125 ciddi olarak düşündüm. Başlangıç için gereğinden fazla, beni strese sokacak bir güç ve tork istemiyordum. 125'likler için de kimle konuşsam çok çabuk sıkılırsın dediler. Uzunca bir süre abs konusuna takıldım. sonunda seçenekleri duke 200 ve 250 abs ikilisine indirdim. Birinde abs, kaydırmali debriyaj ve kaliteli lastik faktörü vardı. Ancak karar aşamasında yine de duke 250'ye cesaret edemedim. 200'ün erkenden kesiciye girip 136'dan fazla yapmamasına çok takılan vardı ancak açikcası motor gitmese de olur ama iyi dursun diye düşündüm. Sonuçta bu motor ile uzun yol planlarım yok. 200'ün zaten meşhur bir fren performansı var. Bilmiyorum belki ben çok abarttım bu konuyu, millet cayır cayır alıp biniyor. Bu arada başlangıç paket eğitimi aldım.
Motorla ilgili izlenimlerime geleirsek, en sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; harika bir başlangıç motoru. Her binişimde ne kadar doğru bir tercih yaptiğımı daha iyi anlıyorum. Araştırma sürecinde gördüğüm bazı olumsuzluklarına benim yorumlarımı yazacağım. En büyük şikayet konularından biri MRF marka lastikleri. Pirelli Rossolar ile daha teslim almadan değiştirecektim ancak aldığım bayi en azindan bin bakımına kadar kullanıp görmemi tavsiye etti ve ben de buna uydum. Kuru zeminde her türlü asfalt veya taş fark etmez, tutuşlarında en küçük bir problem yaşamadım. Ancak sırf lastikleri denemek için girdiğim bol virajlı inişli çıkışlı toprak yolda arka teker ile ilişkimiz pek kalmadı. Her kaymadan sonra toparlayacağım diye terlemeye başladım. Bunu gördükten sonra ıslak yolda düşünemiyorum bile. Kullanım amacına ve gidilecek yollara bağlı olarak MRF ile devam edilebilir veya değiştimek şart hale gelebilir.
Bir diğer eleştiri konusu oturuş pozisyonu ve peglerin geride olması. Başka motorlarla kıyaslayamayacağım ancak motorun doğru oturuş pozisyonu vücudu depoya tam olarak yapıştıracak şekilde öne doğru kaymak. Geriye dogru oturmaya calistikca motor sizi öne atıyor. Bu şekilde oturuşta da inanılmaz bir hakimiyet hissi oluşuyor. Motorun hafifliği ve ağirlık merkezinin konumu ile birleşince özellikle düşük hızlarda denge açısından altımda sanki bisiklet varmış gibi hissediyorum. Oturuş pozisyonunu rahatsız bulmadığım gibi tam tersine çok dengeli ve kontrol açısından faydalı buldum. Sele sertliği var, en fazla bir buçuk saat sonunda bir mola istiyor.
Titreşim konusu; gidonda hiç hissetmedim. Peglerde 100 km civarı hızlarda titreşim oluyor. Bunun dışında şehir içi günlük kullanımda titreşim yok.
200 cc bir motosiklet için harika bir görüntüsü var. Çok fazla dikkat çekiyor. Egsoz sesi de sınıfına göre yeterli. Ne abartı ne de cılız. Gösterge panelinde yok yok. Vites göstergesi olması başlangıç için büyük kolaylık. Panelin okunamadığı, çok küçük olduğu konusu var, hız ve vites gayet net. Devir çizgisi net. Sadece devir çizgisinin altındaki rakamları okumak biraz zor. Onda da mesela rodaj için 7 bin devrin neresi olduğunu bilince problem olmuyor. Rodaj sonrası zaten vites degisim uyarı lambası istediğiniz devire ayarlanabiliyor.
Son olarak bir de fotoğraf

