Konuyu okuyan herkese öncelikle merhaba. 2 gün önce ayvansaray sapağı civarında kaza geçirdim. Kazanın oluş şekli ise; en sol şeritte bajaj pulsar 200ns ile 105 kiloluk artçım ve 65 kiloluk ben yaklaşık 90 km/s hızla seyir halindeydik. Nerden nasıl geldiğini göremedeğim ve plakasını alamadığım 2009-2011 kasa siyah honda civic sol taraftan çarpıp düşürdü. Düştükten sonra artçım 30-40 metre, ben yaklaşık 80 metre, motorum 100 metre kadar sürüklendi. sürüklenmem daha durmadan ayağa kalkıp hiç tereddüt etmeden kaçan hondanın peşinden koşmaya başladım ama çoktan uzaklaşıp gitti. Geri dönüp artçımın sağlık durumunu kontrol ettim. Şok geçirmişti. Sağ baldırı neredeyse tamamen yüzülmüştü. Dirseğinde ve ellerinde yüzülme izleri vardı. Acıyan bi yanı olup olmadığını kırık olup olmadığını kontrol ettim. Çok şükür ikimizde de kırık ya da çatlak belirtisi yoktu. Ben de günlerdir alamadığım dizlik yüzünden sadece dizimdeki yüzülmeyle kurtulmuştum. Kontrol sırası motora gelmişti. Yanımıza gelen polisle birlikte yerden kaldırdım. Sol koruma demiri bütün gövdeyi ve motor bloğunu korumuştu. Koruma demiri sayesinde motordaki tek hasar yamulan bi gidon oldu. Motoru da kenara aldıktan sonra yaklaşık 50 dk ambulans bekledik. Nihayet gelen ambulans ikimizi de alıp haseki devlet hastanesine götürdü. Burdaki doktor(!) ablamız "hah onlarda yara mı ben ne yaralar gördüm" edasıyla bizi süzdü ve direk film çekimine gönderdi. Film sonuçlarında kırık çatlak vs olmadığını söyleyip pansuman bile yaptırmadan başından attı. Biz de hemşirelere yalvara yakara pansumanımızı ve tetanoz aşısını yaptırttık. Hastane polisinden de raporları alıp eyüp karakoluna gittik. İfade vermeden önce kaza yerini tarif ettiğimizde direk "ha orası kör nokta" cevabını aldık. Sonrasında motorumu kaza yerinin hemen yanına çekilen otoparka 75 tl (çekici+park ücreti) ödeyerek teslim aldım ve eve getirdim. 2 gün sonra yani bugün motoru servise götürüp bakımını ve gerekli tamirini yaptırdım. Servisten çıktıktan sonra aynamda bana doğru yaklaşan bi araba gördüğümde güvenli mesafede olsa bile direk irkiliyorum. Servisten dönüşte de yine kazayı yaptığım şekilde taksi şöförü sıkıştırdı. Artık motoru sürerken sürekli kontrol edemediğim korku ve panik içindeyim. Buna dizimi biraz bükmek zorunda olduğum için acıyan yaramın da etkisi vardır elbet fakat merak ettiğim bu korku panik havası zamanla geçer mi ? Motoru satıp bi süre ara mı vermeliyim? Zaten borç harç aldığım motorun şimdi bana çıkardığı kask, mont, eldiven, servis ücreti vs. şeylerle maddi durumumu iyice çökertmesine müsaade edip motor tutkuma devam mı etmeliyim?
Büyük geçmiş olsun usta ucuz atlatmışsın derler ya gerçekten o hesap.
Ben motor sevadasına 3 ay önce başladım.Cebimde R25 parası vardı gerçi hala da var ama eğitimde 250 cc kullandıktan sonra dedim ben Ybr alayım.İyi ki almışım.Büyük cc ile motora başlanmaz diyenlere kızıyordum ne var ulan ne kadar kötü olabilir diye.Hepsinden burada özürü bir borç bilirim...Adamlar haklıymış.Buradan motora başlayacak kardeşlerime sesleniyorum
Borç harç büyük cc alıp güvenliksiz bilinçsiz ve hakkını veremeden kullanmaktansa küçük cc ile başlasınlar...
Şu an 4200 km deyim ilk ve tek kazam daha önce konusunu açtığım
Lütfen Acil!... Yardımcı Olun. linkinde ve biraz önce olayın videosunu oraya yükledim.
Eğer sende kamera olsaydı durum ne olurdu sorusu aklıma geliyor hep gördüğüm herkese kamera almalarını tavsiye ediyorum.
En azından bundan sonra ufak bir bütçe ayırıp (motora verdiğin paraları düşünecek olursak gerçekten ufak bir mebla)
kamera alıp trafikte kendinden daha emin ve güvenli sürüş yapabilirsin.Trafikte kameradan önce ve kameradan sonra ki araç ve yayaların tavırları o kadar farklı ki anlatamam.
Motora zamanla alışırsın özgüvenin yerine gelir hiç merak etme.
Ufak bir ara ver kendini topla yaraların berelerin iyileşsin.Kamera al ama mutlaka al ihmal etme çünkü günümüz sürücülerini düşünecek olursan gerçekten ihmal edilecek bir mevzu değil.
Tabi umarım bir daha kaza bela yaşamazsın ama o kameradan sonra trafik polisleri senin kazan hakkında baştan savma iş yapmazlar seni severler sayarlar çünkü adamların işlerini kolaylaştırırsın.Bunu da sakın unutma.
Hadi selametle kal.Tekrar büyük geçmiş olsun...
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:02 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:46 ----------
Yorumlarınız için çok teşekkürler. Ekipmanın önemini tecrübeyle sabitledim artık. O sıralarda en sol şeritte olmamın sebebi trafiğin de o hızlarda akıyor olmasıydı. Önümdeki araçla da fren mesafemi koruyarak gidiyordum. Yani bana çarpıp kaçan araç çapmasaydı sadece önümde bıraktığım fren mesafesine girebilecekti. Hızlı ve dolu akan trafikte motor o hızı rahatlıkla kavrayabiliyorsa en sol şeridi tercih ediyorum. Orta şeritte her iki taraftan sıkıştırılma tehlikesi, sağ şeritte ise yan yoldan giriş çıkış yapan araçlar tehlike oluşturuyor. Kazadan sonra bu mantık pratikte ne kadar doğrudur düşünmeye başladım tabi. Bu tarz kazalarda bariyere yakın olmak daha tehlikeli. Orta şeritte olmak ise her iki taraftan araç geçişi olduğu için düştüğümüzde gelen araçların üstümüzden geçme riskini artırıyor. Bu konuda en mantıklısı nedir ?
Usta en makulü trafiği okuyacaksın.Çünkü burada kimse sana bu en doğrusu diyemez.Şartlar hangi yöndeyse en az risk alanını kendin belirleyeceksin ve o şeridi kullanacaksın.
Merak etme o korku halinden çok geçmeden uzaklaşacaksın normal seyirine devam edeceksin.
Bu arada yazmayı unuttum sanırım artçı arkadaşına da büyük geçmiş olsun.Genelde kaza anında ekipman eksik olduğu için en çok hasarı onlar alıyor.
Bir süre aralardan geçmeye korkarsın sanırım ama öz güvenini kaybetme motoru satmayı düşünmen bile aslında olayın gerçekten ucuz atlatıldığının kanıtı.
Tekrar tekrar geçmiş olsun..