Ikarus Sendromu

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
26 Haz 2006
Mesajlar
21
İkarus Sendromu


Ucak ve motor suruculerinin, yani pilot ve rider'larin farkinda olmadan birebir karsilastigi ilginc ve tehlikeli bir sendrom ortakligindan bahsedecegim.



Sendrom, ç ogunlukla yamac parasutu yapanlarin kullandigi argo deyim olarak havacilikta herkes tarafından bilinen bir kisisel evreyi tanımlar.



Techizata, tecrubeye ve dolayisiyla kendine duyulan asiri guven sonrasinda risk almak ve kacinilmaz olarak da kaza yapmak anlamina geliyor.



Bizler gibi amator motor kullanicilarinin birbirlerine sıkca soyledigi bir deyim vardır; "Ne zaman 'Aha iste; artik ogrendim motora binmesini. Nasıl da donuyorum virajlari' dediginde kaza yaparsin" derler ya. Iste "Ikarus Sendromu" bu Pilotun ucagina ve dolayisiyla kendine cok guvendigi zamanlarda farkinda olmadan limitlerini zorladigi anlar vardir. Motorda da aynen öyle. Nasil ki evliligin besinci yılı gecilmezi zor bir darbogazsa, motosiklet surucusunun de net bir genelleme olmamakla birlikte cogunlukla bes bininci kilometre civarında bu sendroma iyice kapıldigini bilmek ve kabul etmek gerekir. Bu sendromun biraz daha ustalastiktan ya da kendi eksiklerini tanıdıktan sonra yok oldugunu sanmayip en kucuk boslukta yeniden ortaya cikacagini da bilmek gerekir.



Bu asamada artik vitesler neredeyse kendiliginden degismekte, arka frenle kaysa bile bahse konu surucumuz kontrolu birakmamakta ve virajlar eskisi gibi korkulası degil, daha da cok yatarak donuldukce keyif alınan surus periyotlari haline gelmistir.



Sohbet toplantilarinda anlatilasi birkac hikayelik arsiv olusmus ve yeni acemilerin yanında kidem almanin hafifligi egolarimizi sarmistir. Genellikle anlatilan kaza hatiralari bir filmin icerisinde yasanmis gibi gercek disi ve nasil olduguna bir turlu akil sir erdiremedigimiz baskaca yasam detaylaridir.



Ustelik; kapali kaski taktigimizda hissettigimiz guven duygusu, korumali ceketin arada bir omzuna tik tiklayarak kontrol edip vardigimiz "Beton gibi" sonucu ve belimize sardigimiz korsenin ruhumuzda yarattigi inanilmaz guven ile elimizi yumruk yaparken bile zorlandigimiz eldivenlerimiz bizi hep gerceklerden alip goturur.



Dizliklerin verdigi asfalt islemez hissi ve uzun konclu cizmelerin ayaklarimizda yarattigi "Uzerinden araba gecse..." benzetmesi de isin icine girince geriye bir tek daha cesur ve atak olmak kalir. Ha, bir de bu kadar kusami aynı anda giymeden aynı hisse kapılanlar var ki bu tanim zaten onlari da kapsiyor.



Sonra; kamyonlarin yarattigi turbulanslar daha keyifli, araclarin arasindan sivismak cok daha estetik gelmeye baslar. Isikta beklerken goz ucuyla etrafimizda potansiyel gaz tutkunu olup olmadigini algilamaya ve daha o gaza basamadan uzayip gitmeye baslariz. Son viteste giderken cebinden telefonu cikartip kimin aradigina bakmak bile ayrica bir yetenek istemeyen basit olaylar haline gelmistir. Iste tum bunlar ve benzeri hisler; bilinc ustu ve altinda olusturdugu gittikce alisilan, kaniksanan, yadsinmayan ve farkindaliklarindan uzaklastigimiz gerceklerin goz ardi edildigi en tehlikeli doneme girdigimizin tespiti ve tescilidir.



Bu sendroma kapılmıslara sansi varsa, Allah'tan kucuk bir musibet asısı dilemek en iyisidir. Surucumuz akilliysa bunu bir ikaz ve ders olarak alip bunyesinde antikor olusumunu saglar, yok diger gruba giriyorsa "Ehe ehe nasi yirttim ama" yaklasimiyla tam olarak "Ikarus pozitif" evresine sicrar.



Havacilikta, hic kimse ama hic kimse kokpit partneri ya da meslektasinin bu sendroma kapilmasina izin vermez. Ancak motosiklette olay malumunuz biraz daha farkli.



"Ben ictikten sonra da kullaniyorum sekiz yildir. Dikkat ettin mi bir sey olmaz" diyen biri için sendromdan bahsetmek yanlıs olur. Belli ki o arkadas artık bizzat Ikarus'la kadeh tokusturuyor. Oysa birgun hastanede, kendisini ya da aglayan dul esini ziyaret etmek zorunda kalacaginiz ise kacinilmaz bir gercek. Ama yine de "Iciyorsan seninle birlikte bir daha motora binmem" demek her nedense hep zor gelir. Tehlikeli sekilde motor kullananlar ise kimi cevrelerde daha tecrubeli ya da super biniciler olarak takdir bile gorurler. Hatta onlari boyle surdukleri icin elestirmenin hafif kıskanclik olarak adlandirilmasi bile mumkundur.



Kisacasi; tum techizatimiz bizi aslinda sadece yumurtanin peceteye sarilmasi kadar darbelerden korur.



Demek ki neymis; Ikarus Sendromu'na karsi surekli uyanik olalim ve gerektiginde arkadaslarimizi asilayalim.



Bu haftanin gazete yazisinda ucak-motor benzeyisleri uzerine hafif bir yazi yazarken cok onceleri kaleme aldigim bu yaziyi hatirladim. Gazete sayfasina gitmeyecek icerikte oldugundan simdilik orada kullanmayi dusunmuyorum. Daha once nette yayinlanmisti ama yine de ise yarayacagini dusundugumden paylasmak istedim.



--
Savaş Tekinay


"İnsanlar,gelmeleriyle yanlızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar"

"ne istediğini bil, ona göre yaşa, mutlu ol."


Ne dersiniz, yoksa sendrom halindemiyiz?
 
Katılım
24 Ağu 2005
Mesajlar
373
Hayatımda bir çok kişide rastlaştığım bir sendrom malesef.
Adının Ikarus sendromu olmasının sebebi mitolojik bir hikayedir. Rodos adasındaki bir hapishanede babası ile beraber esir tutulan Ikarus'un babasının yaptığı ve vücuduna balmumu ile yapıştırdığı kanatları ile hapishaneden kaçıp uçmaya başlar. Yere inmek yerine içinden gelen sesi dinleyerek uçsuz bucaksız göklere doğru yükselir. Güneşe yaklaştığında balmumundan kanatları eriyince yükseklerden denize düşer ve ölür.
"Mükemmelliğin" bir varış değil bir arayış olduğunu bilenlerde pek ortaya çıkmayan lakin "Ben oldum!" diyen insanlarda sık sık gözlenen bir durum.
Bu arada sadece pilotlarda ve sürücülerde değil hayatın pek çok dalında ortaya çıkabilen bir sendrom. Mesela grafikerlerde.. Ölümcül değil belki ama sonuçta insanı rezil edebiliyor.
"Nosce Te Ipsum" yani "Kendini Bil" herkesin prensipleri arasında bulunması gereken bir felsefedir diye düşünüyorum ve bu sendromunda birebir ilacıdır kanımca..
 
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
252
Teşekkür ederim güzel bir nasihat oldu benim için. Demekki "Ben oldum" diyebilmek herzaman iyi bişey değilmiş. :wiinkk:
 
Katılım
7 Eki 2006
Mesajlar
110
paylaşım için sağol..gerçekten güzel bir yazı olmuş..:cat:
 
Katılım
27 Mar 2006
Mesajlar
912
Eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Motor üstünde bir çok değişkenin olduğu bir ortamda zaten "Ben oldum" demek imkansız. Ben hala motora ilk başladığım temel prensiplerime bağlı kalmaya çalışıyorum. En ufak bir tehlike anında bile bundan kaçmaya çabalıyorum. Valla canım çok tatlıdır o yüzden naktım koumalar çok bunaltıyor ve fazla terliyorum, işe motorla gidip gelmeye ara verdim. Hala bilmediğim yollarda süratimi olabildiğince azaltıyorum, önüme arkama bana tehlike getirmeyecek araçları alıyorum. Hatta geçen gün bir baktım bir panelvan dibimde adeta tampon tampona gidiyoruz. Bir çok tecrübeli arkadaş büyük bir ihtimalle gaz verir arayı açar uzar gider, bense yol verdim aman gitsin başımdan. İyi kide vermişim 200 mt sonra olmadık bir yerde çok büyük çukur girdim çıktım. Belkide o ufacık tırsaklığım ve kendime biraz daha az güvenim beni kurtardı. Belkide gün boyu nice böyle olay atlatıyorumdur farketmeden.
 
Katılım
26 Haz 2006
Mesajlar
21
Sandman, gerçektende "kendini bilmek" hayatın her alanında olduğu gibi motorcu olmanın da en temel unsuru olmalı. Tespitin çok güzel belki hepimiz yaşantımızda zaman zaman birer ikarus oluveriyoruz ancak bu canımıza kastetmiyor, motorda ise hayatımıza mal olabiliyor. Kazalara yol açan en büyük etkenin, "olaya kendi kişisel yaklaşımımızın" olduğunu düşünüyorum.
 
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
336
Çok güzel bir yazı ve yorumlar, teşekkürler! Yazı okunurken sanki 5000'den sonra, yani 10K, 20K'larda bir problem yok gibi anlaşılabilir, ama benim bu yazıdan anladığım, sendrom ömür boyu geçerli, sadece ne zaman yakalanacağımıza dikkat etmek gerekiyor.

Dolayısı ile 5K'dan fazla kullanmış arkadaşlar için de geçerli bu sendrom, lütfen dikkat edelim, kendimizi bilelim. Motoru zevkle kullanalım, sevdirelim.

Sevgiler, saygılar...
 
Katılım
27 Mar 2006
Mesajlar
407
elinize sağlık.sitenin işlevine uygun bir yazı olmuşş..yazınızı okuyuncaya kadar böyle bir sendrumun farkında bile değildim ama bazen olgun yaşıma rağmen limitleri denemek istemem herhalde bu sendroma yakın olmamdan kaynaklanıyor..şimdi ben bu yazıdan sonra daha dikkatli olacağımdan eminim..artık biliyorumki kanıma giren bu şeytan sendromdan başkası değil..paylaşım için tekrar yeşekkürler
 
Katılım
26 Mar 2006
Mesajlar
336
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
güzel bi yazı olmuş.. tekrar hatırlamak güzeldi. teşekkür ederim kendi adıma.
 
Süper Moderatör (BBRR)
Katılım
12 Haz 2005
Mesajlar
8,444
 Bu Konu MT Site Yönetimi Tarafından Kapatılmıştır.
Sebep:  Forum katilimcilari yeni bir konu basligi acmadan önce o konunun forumda mevcut olup olmadigini kontrol etmeliler. Bunun icin forumun arama özelligi kullanilabilir. Ayni isimli veya ayni tartismalari iceren konular acilamaz. Forum sayfalarında arama yapmak için tıklayın...
 Forum admin ve yöneticileri kurallara uymayan mesajlari degistirme ve silme hakkina sahiplerdir.
 Foruma üye olan herkes forum kurallarını kabul etmiş sayılır.
 Forum Kurallarını okumak için tıklayın..
 Şikayetleriniz için tıklayın
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst