Taygır özür dilerim ama senin kadar hümanist olamayacağım.
Farklı bir senaryo yazalım.
Türkiye'de kürt vatandaşlar ayaklandı, özerklik veya kendi devletlerini kurmak için toprak istiyorlar. Bunu da amerika veya rusya pohpohluyor diyelim. Ülkede iç karışıklık çıkıyor, silahlı çatışmalar, bomba eylemleri vs. derken, mevcut hükümet işin önünü alamıyor ve iç savaşa sürükleniyoruz.
Senaryo bu ya, biz ÇNRA'ları ateşleyip terörist unsurları bombalıyoruz. Çoğunluk vatan millet sakarya edasıyla toprak bütünlüğümüzü kimse bölemez, bu bayrak inmez, ezanlar dinmez vb. argümanlarla halk da destek veriyor. Dünya basını kendi ülke topraklarında kendi halkını bombalayan lider olarak Cumhurbaşkanını Dikdatör lider olarak manşetlerine taşıyor.
Tüm dış güçlerin yardım ve yataklığına rağmen güçlü devletiz ya; kimseye ihtiyaç duymadan bu durumu bastıyoruz diyelim halkı bombalamak pahasına. Şimdi son şehir kalmış kendi vatan toprağım ama içinde her türlü ülkeden aşırı dinci terörist, farklı ülkelerin gözlem noktalarındaki askerler, bazı bölgelerde sivil halk, istihbarat ajanlari ne ararsan var.
Şimdi bu durumda ne kadar hümanist olabiliriz?
Esad'ı dikdatör olarak bize kim pazarladı ? Dikdatör olarak pazarlanan ve devrilen liderlerin ülkeleri şimdi ne durumda ?
Bir gün bizim ülkenin başkanını da dikdatör olarak pazarlamayacaklarının garantisi var mı ?
afedersin hümanistim
dediğin senaryoyu mesajda laf arası anlattım
ancak tarafları farklıydı ki (Allah muhafaza) geçerliliğini korumakta
senin anlattığın senaryo zaten gerçekleşti ve o tezgahtan iyi-kötü başarıyla çıktık
evet şehirler yıkıldı ama asker, canı pahasına ev ev adım adım ilerleyerek temizledi bölücü unsurları, sivil kayıp olmaması için azami dikkat edildi
ve kimse bir tarafını kollamak için dışardan destek kuvvet çağırmadı ki esadın meşruiyetinin yittiği an odur
bahsettiğin senaryoda; velev ki o şekilde başarılamadı ve bir noktadan sonra insani hassasiyetler bir kenara itildi
o zaman da ileri giden tarafı uyarmak olmalıdır tavrımız
zaten tekamülün neresinde olduğumuz o esnada belli olur
esad zaten bir diktatördü(ama ılımlıydı babasına göre)
ancak seçme hakkım olsa; bugünkü suriye yerine eski suriyeyi tercih ederim.
Biz o senaryoyu yaşamadık, sadece fragmanını izledik ve evet sana katılıyorum, sivillere zarar vermemek için azami özen gösterilerek kendi askerimizin canı pahasına işi kotardık.
Lakin bu senaryoda bölge halkı pek destek vermedi bölücü unsurlara. Ve sadece bölgesel olarak kaldı, ülke geneline yayılmadı. Benim bahsettiğim senaryonun sonucunun çok daha farklı olacağının sende farkındasındır. O zaman kimsenin belirli bir süre sonra sivil, paltosuz çocuk falan gözeteceğini sanmıyorum.
elbet öyle olacaktır. mesele insan kalmak değil miydi? insanlıktan çıkacaksam, yaşamayayım derim
İnsanlar varoluşlarından beri savaşıyorlar. Zaten insanlığımızdan çıkalı yüzbinlerce yıl olmuş. Hangi insanlık ?
Evine hırsız girip senin veya ailenin canına kast ettiğinde ne kadar hümanist olabileceksin ? Köyüne kurt dadandığında ne kadar hayvansever olabilirsin ? Ülkeni teröristler, emperyalist güçler işgal ettiğinde ne kadar ben savaş karşıtıyım diyebilirsin?
ben mi yanlış biliyorum hümanizmi? insan sevgisi değil miydi o?
hiç suçum yokken canıma kastedeni, değil insan hayvan yerine koyacağımı da nerden çıkardın lucecu? taşa acırım da ona acımam
çoluk çocuktan bahsediyorum, savaş kazanmak uğruna 1 milis uğruna 2 bebeğin katledilmesinden bahsediyorum yahu
herhangi bir mesajımdan eli silahlı adamlara acıdığıma dair çıkarım yapılabiliyorsun da benim mi haberim yok
İşte olay da bu zaten, olan sivil halka değil bebelere oluyor. Sivil halk kendi cehaletinin ceremesini çekiyor,başka ülkelerde başka insanlar huzurlu, mutlu ve ekonomik refah içinde yaşasın diye bebekler katlediliyor.
Sen sınıra yığılmış montsuz üşüyen tiplerden bahsedince ben de yazdım sadece.
Kaç bin yıl oldu, hala hilal taktiğini yemeye devam ediyorlar.
fatih, mafyalığa giriş 101 desin, birkaç seneye diploma alırsın
---
hamasın, terörist örgüt olarak tanınması karşılığında israil, birlikte askeri operasyon teklif etti, reddedildi
aslanlar sahaya inince, çakallar da pay kapma yarışına girdi; işin onlarla ittifaka dönüşmesinden kaçınmalıyız
israil şama hava bombardımanına devam ediyor, dün gece iranlı bir üst düzey yetkilinin öldürüldüğü rapor edildi
rus hava bombardımanı gece devam etti
rejim topçularının, cephe hattının oldukça gerisindeki (sınırımıza bir kaç kilometre) bir mülteci kampını vurduğu görüntüler yayınlandı
yine rejimden bir grubun idlip cephe hattını bir noktadan yararak, sınırımıza ilerlediği iddia edildi
dün gece 1 komando taburumuz idlibe giriş yaptı, bu sabah başka bir tabur hazırlık yapıyor
içimde, uçaklar vurulmaya başlanacakmış hissi var
bugün/ yarın kıyamet kopar gibi
- suriye idlip meselesi; şu anda suriye de ki operasyona vallahi kafam basmıyor benim, şu anda niye oradayız bilmiyorum, biz sınırımızı koruyalım, sınırın ötesinde ne yapıyorlarsa yapsınlar, biz sınırdan kuş uçurtmayalım bize yeter, içeri girmeye çalışanları engelleyelim tamam. niye gidip oralarda şehit veriyoruz? o kadar kolay mı? konuşanlar gidip orada canını vermeye hazır mı? ben gitmek istemem şahsen, tabi sınırı korumak için gönderseler seve seve giderim o mantıklı, elin topraklarında ne işimiz var?
esadın Türkiyeyi zora sokması mülteci akınları ile oluyor en çok
savaşan tarafların ideolojileriyle çok ilgilenmiyorum; her iki taraf ta birbirini tekfir etmenin peşinde
esadın savaşacak milisi pek kalmadığından, kara harekatları daha çok iranın temin ettiği milisler üzerinden yürüyor ve iran şii ideolojisi üzerinden konsolide ediliyorlar. arka planda iran-rus devletlerinin planları var
muhalifler ise sünni ideoloji üzerinden hareket ediyor ve arkaplanlarında ab-d- israil planları var
biz hangi taraftayız?
süregelen bu vahşi savaş sivilleri ve masumları perişan etti; idlipte büyük vahşetler yaşanmak üzere ve 4 milyon mülteciden sonra 2 milyonu daha kapımıza dayandı/ dayanacak.
esad, bu bölgeleri kontrol edip, oraya barış getirmeyecek; katledecek ya da sürecek bir çoğunu; halihazırda rus bombardımanıyla bunu yapıyor zaten
büyük bir insani kriz daha geliyor
işte biz, tavrımızı bu insanlardan yana koymalıyız; bir masumun kurtarılması yanında esamesi okunmaz ama çıkarlarımız da bununla örtüşüyor
suriyede belli bir bölgenin, tarafımızdan kontrol edilmesi hem iranın/ şii yayı hem abd nin ypg ile alakalı planlarına sekte vuruyor
dahası TSK kontrolünde olursa muhalif güçlü radikal gruplar kendini feshetmek ve bu güce tabi olmak durumunda kalacaklar
böylece hem dayak zorunu gören esad, hem de canını kurtarmaya çalışan muhalifler durulacaktır
bu da tam amaçladığımız şey, açıkçası uğruna savaşılacak bir şey varsa masumları korumaktır ve buna değer
o cephede bulunmadan, gaz vermek, hariçten gazel okumaktır, bizim şuan yaptığımız da bu.
o cephede bulunuyor olmamız ülke menfaati açısından elzem lakin
bu mesele hakkında çok kafa yordum, belki 2 yıldır bu şekilde yapmamız gerektiğini de yer yer ifade ettim, belki hatırlayan olur
tabi daha büyük çaplı çatışmalara da gebedir bu ortam; abd' nin rus' un, iranın da başka planları ortaya konacaktır
20 binin üstünde asker ve 500 ün üzerinde tankımız, idlip belgesine konuşlandı ve yığınak devam ediyor
yoğun çatışma olan, yıllardır esadın alamadığı bölgelerden muhalifler çekiliyor (watercolours' un sorduğu sorunun cevabı burada mı gizli acep?) ve TSK tahkimatlarının arkasında toplanıyorlar
büyük birşeyler yaklaşıyor
1- Yüzbinlerce kişi sınıra gelip dayanırsa onlara engel olabilecek bir teşkilat dünyada yok.
2- Suriye askerleri sınırımız kenarına kadar gelip güçlerimizi tamamiyle çembere almaya çalışıyor , sıcak çatışma için koşullar çok kötü.