- Katılım
- 1 Eki 2008
- Mesajlar
- 1,071
- Konu Yazar
- #1
Eşimle izin günümüz olması ödenecek faturamızın, yapılacak alış verişimizin, edilecek temizliğimizin ve de bakılacak çocuğumuzun o gün itibarı ile olmamasından dolayı Google Earth'ü açıp hem kısa hem eğlenceli olarak hangi rotayı seçelim diye düşünürken Antalya'ya yaklaşık 150 km mesafede olan bir dağ ilçesi İbradı gitme fikri beliriverdi.

Oymapınar barajından Toros Dağlarına doğru tırmanacak, Ürünlü ve Ormana dağ köylerinden İbradı'ya geçecektir. Yalnız yolun dağ yolu olması, aylardan Ocak ayında olmamız, muhtemel bir çoban köpeği saldırısı ihtimalinide yok saymadık...
Hal böyle iken tüm cesaretimizi toplayıp kış olsun ne olacak ki deyip toparlanıverdik...

Manavgattan nevale olarak ton balığı sardalya ekmek ve içeceklirimizi alıp vuruduk kendimizi dağ yollarına, tırmanacağımız dağın başında ki bulutları görünce eşim dönsek mi acaba diye demekten kendini alamadı. Bende "hanım bu haziran ayında yapacağımız Ardahan Kars gezimizin provası topla cesaretini dedim. Köpekler saldırsa bile altımızda 70 Hp lık makina var basar gaza kaçarız endişe etme sen dedim..."
Böylelikle 1300 m civarına kadar sahilden tırmandık başı dumanlı dağlara az kalmıştı. Sanırım sis 1500 m lerde başlıyordu.. Bir an resim çekelim diye duruverdik ...

Eşime korkma devam ediyoruz dedim ama bende de yükselen irtifa daralan yol, sağımızın 200 m kadar direkt 80 derecelik uçurum olası derken aklıma Sivas Kangallar köpekleri geldi. Bu köpekler ısırmaz bilirim ama uçar ve boksör gibi vururlardı. Vurdular mı benim motoru yana uçurmaları içten bile değildi. Ama yol dardı lakin asfalttı.. Gazı açarım diyordum kendi kendime...

Bir ara durdum.. Etrafta davar sürüsü gördüm. Bu hayra alamet değildi.. Davar varsa Kangallarda vardı. Ve biz davar sürüsü için köpeklere göre rsik idik amaçları bizleri her ne pahasına olursa olsun durdurmaktı.. O sebeble durdum davar sürüsünüğn geçmesini bekledim..

Sürü yanımıza gelmişti hanıma atla motora dedim...

Motoru çalıştırınca yaklaşık 5 cm lik mucur içinde olduğumuzu farkettim gazı açtığımız an devrilmek an meselesi idi o sıra gazı kıstım..

10 m ilerdeki dönemeci görür görmez 3 adet yaklaşık 100 kg lık kangalın salya sümük havlayarak yamaçtan üzerimize doğru geldiğini gördük..

Eşimin çığlığını kaskıma rağmen çok net duyabiliyordum hızlı düşünmem gerek ti; soldan yamaçtan gelen kangalların üzerimize atlası ve bizi devirmesi kuvvetle muhtemel böylece sağımızda ki uçuruma yuvarlanma durumumuz vardı. Yada mucurda gazı sonuna kadar açacaktım. Yada durup kalacaktık..
Aslında en güvenlisi en sonuncusu idi ama o korku ile 2 sn sonra gazı sonuna kadar açtım. Arka teker mucurda önce sola sonra sağa yada tam tersi net hatırlamıyorum kaydırdı. Bu köpekleri daha kızdırdı. Ama motor bir türlü hızlanmıyordu kayıp duruyorduk en son birisi ile aramızda 3 m kadar mesafe kalınca arka teker asfalta tutundu ve hızlandık allahım inşallah dönemeç çıkmaz derken hayvan bizi 70 m kadar kovaladı ve bıraktı; buz gibi idik..

Kaçabilmiştik ama arkada eşimin bağrışı kesilmişti.. 3 km sonra durmaya karar verdik..

Işılay sinirli idi.. Ama n'apalım?

SOnra bir baktık ki zirvede dağda eriyen kar suları şelale olmuş çağlıyor.. Eşimin sinirli hali bu mazarayı görmemize engel olmuştu...

Azcık mola burada termosumuzdaki sıcak çayı yudumluyoruz.. Yaklaşık 1600 m deyiz...
Yola devam...


Eğlendik gibiydik.. Manzaralar harika idi ama tuhaf şekilde gerilmiştik...

Allahım gene keçiler..


Şükürler olsun İBRADI...

Dağdan Platoya inmişitk...

Tehlike geçince acıktığımız Manavgatta aldığımız balıklar aklımıza geldi..

Eşimi rahatlatmak için türlü tevir komiklikler yapıyordum... Hatta bir ara adrenalin iyidir insanı gençleştirir dedim..

Bu arada arka tekeride resimliyorum bakın nasıl kullanmışım arka lastiğimi diye
))

Sonra Manavgata iniş ve dümdüz turizm yolundan Antalya....
Artık başka seyahatlerde buluşmak umudu ile...

Oymapınar barajından Toros Dağlarına doğru tırmanacak, Ürünlü ve Ormana dağ köylerinden İbradı'ya geçecektir. Yalnız yolun dağ yolu olması, aylardan Ocak ayında olmamız, muhtemel bir çoban köpeği saldırısı ihtimalinide yok saymadık...
Hal böyle iken tüm cesaretimizi toplayıp kış olsun ne olacak ki deyip toparlanıverdik...

Manavgattan nevale olarak ton balığı sardalya ekmek ve içeceklirimizi alıp vuruduk kendimizi dağ yollarına, tırmanacağımız dağın başında ki bulutları görünce eşim dönsek mi acaba diye demekten kendini alamadı. Bende "hanım bu haziran ayında yapacağımız Ardahan Kars gezimizin provası topla cesaretini dedim. Köpekler saldırsa bile altımızda 70 Hp lık makina var basar gaza kaçarız endişe etme sen dedim..."
Böylelikle 1300 m civarına kadar sahilden tırmandık başı dumanlı dağlara az kalmıştı. Sanırım sis 1500 m lerde başlıyordu.. Bir an resim çekelim diye duruverdik ...

Eşime korkma devam ediyoruz dedim ama bende de yükselen irtifa daralan yol, sağımızın 200 m kadar direkt 80 derecelik uçurum olası derken aklıma Sivas Kangallar köpekleri geldi. Bu köpekler ısırmaz bilirim ama uçar ve boksör gibi vururlardı. Vurdular mı benim motoru yana uçurmaları içten bile değildi. Ama yol dardı lakin asfalttı.. Gazı açarım diyordum kendi kendime...

Bir ara durdum.. Etrafta davar sürüsü gördüm. Bu hayra alamet değildi.. Davar varsa Kangallarda vardı. Ve biz davar sürüsü için köpeklere göre rsik idik amaçları bizleri her ne pahasına olursa olsun durdurmaktı.. O sebeble durdum davar sürüsünüğn geçmesini bekledim..

Sürü yanımıza gelmişti hanıma atla motora dedim...

Motoru çalıştırınca yaklaşık 5 cm lik mucur içinde olduğumuzu farkettim gazı açtığımız an devrilmek an meselesi idi o sıra gazı kıstım..

10 m ilerdeki dönemeci görür görmez 3 adet yaklaşık 100 kg lık kangalın salya sümük havlayarak yamaçtan üzerimize doğru geldiğini gördük..

Eşimin çığlığını kaskıma rağmen çok net duyabiliyordum hızlı düşünmem gerek ti; soldan yamaçtan gelen kangalların üzerimize atlası ve bizi devirmesi kuvvetle muhtemel böylece sağımızda ki uçuruma yuvarlanma durumumuz vardı. Yada mucurda gazı sonuna kadar açacaktım. Yada durup kalacaktık..
Aslında en güvenlisi en sonuncusu idi ama o korku ile 2 sn sonra gazı sonuna kadar açtım. Arka teker mucurda önce sola sonra sağa yada tam tersi net hatırlamıyorum kaydırdı. Bu köpekleri daha kızdırdı. Ama motor bir türlü hızlanmıyordu kayıp duruyorduk en son birisi ile aramızda 3 m kadar mesafe kalınca arka teker asfalta tutundu ve hızlandık allahım inşallah dönemeç çıkmaz derken hayvan bizi 70 m kadar kovaladı ve bıraktı; buz gibi idik..

Kaçabilmiştik ama arkada eşimin bağrışı kesilmişti.. 3 km sonra durmaya karar verdik..

Işılay sinirli idi.. Ama n'apalım?

SOnra bir baktık ki zirvede dağda eriyen kar suları şelale olmuş çağlıyor.. Eşimin sinirli hali bu mazarayı görmemize engel olmuştu...

Azcık mola burada termosumuzdaki sıcak çayı yudumluyoruz.. Yaklaşık 1600 m deyiz...
Yola devam...


Eğlendik gibiydik.. Manzaralar harika idi ama tuhaf şekilde gerilmiştik...

Allahım gene keçiler..


Şükürler olsun İBRADI...

Dağdan Platoya inmişitk...

Tehlike geçince acıktığımız Manavgatta aldığımız balıklar aklımıza geldi..

Eşimi rahatlatmak için türlü tevir komiklikler yapıyordum... Hatta bir ara adrenalin iyidir insanı gençleştirir dedim..

Bu arada arka tekeride resimliyorum bakın nasıl kullanmışım arka lastiğimi diye

Sonra Manavgata iniş ve dümdüz turizm yolundan Antalya....
Artık başka seyahatlerde buluşmak umudu ile...