Bozulan egzantrik gergisiydi. Servisin dediğine göre 30.000 km'de değişmesi gerekiyormuş ve Ahmet'in motoru 30.000'in üzerindeydi. Yapılması için de, sadece geri değiştirmek için hiç bir şeyi açmak gerekmiyor. Ama gergi değiştirince zincirlerinde değişmesi gerekiyor. Onun için de alt yan (nikelajlı olan) kapaklar ve silindirlerin en üstündeki külbütör kapakları açılıyor.
Ama motorun açılması bu işlemler olmuyor. Motorun açılmasından kastedilen motor ömrünün bitip duruma göre piston+sekman ya da silindir, piston, sekman hatta krank değişimi oluyor. Yani motorun açılması aslında motor yenilenmesi manasında kullanılıyor. Bunun kötü olup olmaması duruma göre değişir. Mesela (gv için) 20-30 bin km'de motor açılmışsa kesinlikle kötüdür. Çünkü o km'lerde motor açılması için ya motoru olağanüstü kötü kullanılmıştır (az yağ ile, sürekli son devirlerde) ya da o motor aslında 30.000'de değildir km geri sarılmıştır. Ama 80-100.000 km'de bir motor alacak olsam motoru açılmış hatta yakın zamanda yapılmış bir motor tercih ederim. Sonuçta sırf motor açılmamış diye aldıktan kısa süre sonra masraf çıkaracak bir motor almak istemem. Tabi bir de motorun açılıp, tamirci-usta adı altında kasaplar tarafından yapılması durumu var ki o ayrı bir konu. Yani şöyle düşün; bir araba alcaksın, çoğu ilanda görürsün boyasız değişeni yok falan yazarlar. Çoğu kişi de boyasız yani orjinal boyalı aracı tercih eder. Orjinal boyası olması güzel bir şey ama boya parlak, temiz, çiziksizse. Rengi solmuş, çizik içinde bir arabanın boyasının orjinal olması avantaj değil dezavantajdır. Sonradan boyanmış da olsa çiziksiz parlayan boya daha iyidir sonuçta.