Gayet güzel özetlemişsiniz. :bounce:
Emrah yeni motosikletinle eski motosikletini bir kıyaslama yapsan diyorum. Kazanımların ve deneyimlerin artmıştır sonuçta. :bounce:
Uploaded with
ImageShack.us
Uploaded with
ImageShack.us
merhabalar Serden abim.Tatilden yeni geldim bende yaklaşık 1500 km civarı bir güzargahtan iznimi bitirdim.Shadow750 ve GV650 kıyaslamaları bir zamanlar baya hararetliydi bu sitede.İkisini birden trafikte ve şehirler arasında kıyaslaması bana nasip oldu:queen:
Arasındaki farklara değinmeden önce bazı noktaların kişisel zevk meselesi ve kendi düşüncem olduğunu baştan belirtmek isterim.Ben motora başlamadan önceki zamanlarda da hep klasik cruiser çizgisi dikkatimi daha çok şekerdi.Bu sebepten GV650 kullandığım dönemlerde uzun çamurluklu bol aksesuarlı bir chopper gördün mü arkasından bakakalırdım
İki motor arasındaki farka ilk olarak şehir içi kullanım yönünden ele almak gerekirse.Shadow750 aksesuarsız kuru halde 248 kg ağırlığı ve cüssesi bakımından pek kıvrak değil,ufacık bir yol eğiminde dahi açı kazanıp ayağınıza baskı yapması içten bile değil.Bilhassa düşük hızlarda U dönüşleri GV650 ye nisbeten daha büyük açıda ve kol gücü isteyen bir kullanım gerektiriyor.Buna rağmen uzun süre trafikte kaldığınızda sürekli dur kalklarda GV650 daha çok hararete mağruz kalıp daha çok ısınır ve fan açardı.Shadow cüssesine göre o kadar hararete maruz kalmıyor bunda düşük deviri sevmesinden kaynaklandığını düşünüyorum.Devirli race karakterli makineler trafikte hep ısınma ve sürekli fan açma sorunu yaşar zaten.Sonuç olarak bir scoter kadar olmasada GV650 trafikte daha kıvrak fakat ısınması daha fazla idi.
Şehirdışına gelince iş gene biraz motordan ne istediğinize geliyor.Ben GV650 sport olmasına karşın şehirler arası yollarda ortalama 110-120 km/h hızlarda kullanırdım.İlk motorum GV250 ile o aralıkta seyehat ederdim.Benim için cc yükseltme biraz görünüş olarak büyümesi birazda sollama gibi riskli durumlara tehlikelerden kolay sıyrılmak.Bu konuda GV650 çok başarılıydı.Tehlikeli durumda bir vites aşağıya çekerek yüksek devirde şahlanır sıyrılırdı.Shadow 750 bir vites aşağı çekerek sıyrılmaya çalışmayı düşünenler yanılırlar.Çünkü makine atikliğini düşük devirlerde gösteriyor ve devir yükselince ivemelenmesi çok zayıflıyor.Baştada belirtiğim gibi ortalama 110 km/h gibi bir sürati sevdiğim için Shadow daha düşük devirde bu hızı bana veriyor.Sollama durumunda sıyrılması bu hızlarda daha iyi ama hiç bir zamanda Shadowla 150 km/h hızla giderken gaz açıp sıyrılmayı beklemesin o işi en iyi yapan cruiser GV650dir.Hazır süratten açılmışken maksimum sürat olarak Shadowda 165 km/h gördüm.Fakat aerodinamik yapısı hiç uygun değil bu sürate büyük ön cam ,büyük heybeler ,püsküller,sis farları vs. sizi tutan o kadar çok aksesuar var ki =)
Benim şehirdışı kullanım tarzıma shadow daha yakın.Çünkü istediğim ortalama hızları düşük devirde alıyorum.Bu da shadowun motor ömrünün GV650den daha uzun olduğunu gösterir.Örnek verecek olursak GV650 bir fare Shadowda bir fil diyebilirsiniz.Fare seri hızlıdır kalp atışıda fillere oranlara 2 katıdır.Shadow yavaş ve hantal ama bir hendeği ufakcık bir adımla atlar ve geçer.Fare ise daha çok çaba harcayarak geçer.Bu sebepten filin ömrü fareden fazla olur.Ben kendimce espiritüel bir hava katarak bu şekilde anlatırım hep.Ayrıca Shadow'un koltuk ve süspansiyon rahatlığı çok açık ara daha iyi.Sürücüde olduğu gibi artçı konforunda başarılı.
Frenleme konusunda Shadow tek disk ve kampana ile GV650nin bir hayli gerisinde.Gerçi shadow ön çift disk,arkada tek disk olsa dahi ağırlığından dolayı gene GV650 den daha uzun bir duruş mesafesine sahip olacaktı.
Aktarma konusunda şaftın hiç problemi yok.Belli bir kilometreyi devirmiş GV650lilerde nerde ne zaman kayışın problem çıkartacağı belli değil.Bu da bir huzursuzluk kaynağı tabiki.
Yedek parça ve işçilik kalitesine gelince Honda bir hayli önde.En azında hyosungsoure, richard amcalara muhtaç kalmadan,St kanunicilerin ağız kokusunu çekmeden iyi bir müşteri hizmetleri anlayışıyla çalışıyorlar.Talep ettiğiniz parçayı çok rahat bulup size telefonla geri dönüyorlar.Kullandığınız markanın sahipsiz olmadığını size değer verildiğini anlıyorsunuz.GV650 deki nikelaj kapakların civataları aşırı sıkılmada çatladığı kırıldığına bizzat şahit oluyordum.Hondanın fabrika mühendis ve satış sonrası yedek parçaya verdiği önem tartışılmaz herhalde.Hiç bir Honda mühenidisi aynı modelde 4-5 kronik sorunu bilerek veya bilmeyerek piyasa sürme cesareti göstermez.Ben düşünemiyorum deposu vibrasyondan çatlayacak bir shadow,2 liralık gidon civatası hatasıyla yapılan küçük ama büyük problem yaratacak düşüncesizlikler.Aslında GV250 den çok memnundum ama GV650 kronikleri beni baya yordu.Tamam 2. el aldım ama benden önceki sahibi kötü kullanılsa dahi mekanik problem olur(aşırı devirli,yağına suyuna bakılmamış vs.) Kötü kullanıpta deposu delinen, statör,konjektör ,kapağı kırılan,3 yaşındaki motorun manifold hortumu çatlayan,marşa basarken marş dişlisinin takılması, Türkiyede bulanamadığımız parçalarda cabası.Frenlemesi ne kadar iyi olursa olsun kısa gidon civatasıyla gidon bağlantıdan çıkma seviyesine kadar geliyorsa,napayım öyle frenlemeyi demeden edemiyor insan.
Sonuca gelince performans ,frenleme ,işçilik,yedek parça ağı konusunda söylediklerim hemen hemen herkesin bildiği şeyler.Fark konusunda son olarak şöyle bir fikir sunmak isterim.GV650 daha piyasaya yeni çıktı ama 10.yaşını geçmiş 80.000-90.000 km yol yaptırılmış iki marka motoru yanyana koyduğumuzu hayal ettiğimizde GV650nin geçmişinin daha vukuatlı olacağı aşikardır.Saygılarımla...