Arkadaşlar Selam,
Dün hava kararırken 1300 km yol yapmış olarak Ankara'ya geri döndüm. Önce Ankara-Adapazarı-Bursa-Balıkesir yaptıktan sonra Balıkesirde 2 gün kalıp Balıkesir-Bursa-Eskişehir-Ankara fay hattını tamamladım. Fay hattı diyorum çünkü kaya kaya geldim diyebilirim :queen: Hava hep sınırdaydı. Ya yağdı ya esti. Yanıma almış olduğum dünyanın en çirkin görünümlü yağmurluğu olmasa herhalde Haziran ayında zatürre olarak geri dönmüş olurdum. Özellikle Eskişehir çıkışında birden yoğunlaşan yağmur ve bir türlü gelmek bilmek benzin istasyonu ne yazlık eldiven bıraktı ne de ayakkabı :queen: Ortasında kanal oluşmuş yollar, yandan geçerken yıkayan arabalarla geçirdiğim 20 km yolculuğun en zor kısmı oldu. Özellikle arabanın birisi resmen bir kova suyu kaskıma aldı çarptı. Hemen silecek kolunu aradım, yoktu :cherry: Çektim 5 parmağı :queen: Aslında sol kol bi ara resmen silecek gibi çalıştı diyebilirim. Neyse bi süre sonra kendime çeşitli yöntemler geliştirdim. Cama yaklaşıp hafif başı öne eğmek visorün hava perdesinde kalmasını sağlıyor. Nerdeyse tek damla su düşmüyor :cat: Ama böyle uzun süre gitmek mümkün değil, hem aynaları kontrol etmek hem de beli kendine getirmek için düzelmek gerekiyor. Orjinal Lastiğin su kanalları motor dik konumdayken 1 cm civarındaki su tabakasını ortalama 80 civarı hızda rahatlıkla tahliye ediyor.
Neyse bir süre sonra yağmur durdu. Tam keyfim yerine gelirken yol çalışmalarına denk geldim. Bi ara stabilize yolda hızımı 20 ye kadar düşürdüm. Ankara'ya iyice yaklaşırken bu seferde bozkırın rüzgarı çıktı. Orta boy fidanları iyice yana yatıran rüzgar, yoldaki tabelaları oyuncak gibi sallıyordu. Hatta inip tabelayı videoya çektim. Akşam paylaşırım hem fotoğrafları hem de videoyu. Tek yönlü yollarda her geçen kamyonda eğildim. Bir anda hem kamyonun rüzgarı hem de arkasından gelen doğal rüzgar iki sert darbeyle ciddi ciddi sallıyordu motoru. Neyse ki alet ağır, benim çanta filan da vardı. Dikkatli dikkatli geldim.
Ankara'ya 120 km kala bir mola yerinde 6 motorluk bir Harley ekibine rastladım. Antalya'dan Ankara'ya gidiyorlarmış. Bayağı "cool" tiplerdi. Hatta adamın birisi Mercedes jiple Harley'ini çekiyordu. Birisi bu V-rod'a benziyor dedi. Hız kaç dediler. 230 yapanlar var dedim. O kadar yapıyor mu dediler. Ben 210 gördüm, ama daha giderdi dedim. Tek başıma canım sıkılmıştı, problem olmazsa beraber dönelim dedim. Tamam dediler. Marşa bastık. Ortalama hızları 150 civarıydı, 10 dakika sonra benim alet şu vakum mevzusu yüzünden boğuldu. Dörtlüleri yakıp sağa çektim. Arkamdan gelen 2 eleman hiç durmadan devam etti. Depo kapağını açıp biraz bekledim. Cikleyi açıp marşa bastım. Çalıştı tekrar yola koyuldum. Tam 120 yi geçerken alet yine boğuldu. LAnet olsun dedim, yine sağ çektim. Depo kapağını açtım. Biraz bekledim, çalışmadı. Sonra baktım cikleyi açık unutmuşum

r: Tekrar çalıştırıp yola çıktım. Riske girmeyip 130 geçmeden Ankara'ya vardım.
Daha önce de Bolu'dan dönerken alet yüksek hızda yine böyle birşey yapmıştı. Yolda tanıştığım 10 racing ve 2 araç hepsi anında durup durumumu sormuştu. Demek ki Harley sahibi olmak ayrıcaklı olmayı gerektiyor :farao: