Merhaba arkadaşlar.
Uzun süredir (belki 5 yıl belki daha fazla) forumu okuyucu olarak takip ediyorum, çok güzel bilgiler ve tecrübeler paylaşıldığı için. Hiç yazar olmayı düşünmemiştim, bugüne nasipmiş. İlk mesajımın da çok beğendiğim bir motosiklet olan CBR250 başlığı içerisinde olmasını istedim.
Benim bir motosikletim yok, öğrenci olduğum ve maaş kazanmadığım için motosikletleri sadece sosyal medya / internet üzerinden gözleyebiliyorum. Ailem ile motosiklet konusunda hiç anlaşamadığım için, kendi motosikletimi almamın yolu üniversiteyi bitirip iş sahibi olmam. Dolayısı ile motosikletim yok.
Bu CBR250'nin ilk çıktığı zamanları hatırlıyorum. CBR125'in de kasası yenilenmişti ve o zamanlar 250cc altına ÖTV indirimi de yoktu. 8900 TL'lik fiyatıyla bomba gibi gelmişti CBR250. (CBR125'in de o zamanlar fiyatı 5900 TL idi yanlış hatırlamıyorsam) Çok net hatırlıyorum hatta, o zamanlar CBR250 YZF 125R gibi bir motosikleti anlamsızlaştırmıştı (Onun fiyatı da 8950 TL idi. Lütfen yanlışsam düzeltin.) Hatta Barkın Bey CBR125 i incelediğinde fiyatının yamaha'ya göre oldukça uygun olmasından dem vurmuş ve motosikleti çok övmüştü. Haklıydı da. CBR125 ve CBR250 nin fiyatları diğer tüm motosikletleri anlamsız bırakıyordu.
Honda bu motorlardan yüzbinlerce satıyor. Türkiye'de de öyle oldu, binlerce motor sattı. Honda gibi büyük ve kurumsal bir firma, fabrikalarında kullandığı üretim felsefeleriyle üretim maliyeti aşağı çekiyor. Yani daha kaliteli malı çok daha ucuza üretebilme kapasitesine sahip. Bu duruma katkı sağlayan bir diğer etken de Honda'nın ürettiği motosikletleri tüm dünyaya çok sayıda satabilmesidir. Böylece büyük miktarlarda üretim yaptığı için birim motosiklet üretim maliyeti de oldukça aşağı çekilmiş oluyor. Aynı karı bir SYM, bir Hyosung veya Daelim'in yapması çok zor, çünkü bu firmalar nispeten daha az motosiklet satıyor, daha az üretmek durumunda kaldıklarından birim maliyetleri de Honda'ya nazaran daha fazla. Öte yandan Honda'nın pazarlama ağı da, servis ağı da oldukça geniş. Reklam kanallarını ellerinde bulunduruyorlar. Aradaki mühendislik ve birikim farkına girmiyorum.
Sadede geliyorum, bunun gibi birçok etkenden dolayı Honda, atıyorum bir SYM'den daha kaliteli üretebilip, daha ucuza satabiliyor(Honda iyi SYM kötü kesinlikle demiyorum, lütfen söylediğim yanlış anlaşılmasın. Tek demeye çalıştığım şey, Honda gibi üretim ve pazarlamayı tüm dünyaya yaymış sayılı holdinglerin üreteceği her şeyi düşük maliyetli yapabilmesidir). Böyle oldukça insanlar daha çok Honda tercih ediyor, Honda tercih edildikçe daha çok üretiyor, daha çok ürettikçe birim maliyet daha da azalıyor.
Barkın'ın YZF-R125 e salladığı zamanlarda fiyatlar:
CBR125: 5900TL
YZF-R125: 8950TL
CBR250: 8900TL
Zaman içinde ekonomik krizler, vergiler, tl'nin değersizleşmesi, bilimum politik ve ekonomik etkenlerden dolayı günümüzde aynı motosikletlerin liste fiyatları:
CBR125: 8200TL
YZF-R125: 9450TL
CBR250: 12250TL
Şunu kendimize soralım: ekonomik kriz, kur dalgalanmaları vs. sadece Honda'yı mı vuruyor? Bir YZF nin fiyat artışı yıllar içinde makul seviyelerde iken (500 TL) bir CBR125'in (2300 TL) astronomik bir biçimde fiyatının artmasının mantığı nedir?
Şudur: Honda, satış yaptığı ülkelerdeki piyasaya bakarak kendini konumlandırıyor. SYM'nin 11000, Hyosung'un 12000TL ye satılabildiği bir ülkede, Honda motorunu 10000TL'ye satmak istemiyor. Honda, aslında üretim maliyeti bu iki markadan da daha ucuz olmasına rağmen, motorunu bu iki markadan daha pahalıya satıyor. Tahmin edebildiğiniz gibi, akılalmaz bir biçimde de kar ediyor.
İşte CBR250 sahiplerinin anlayamadığı (anlamak istemediği), motosiklet alacak olanların da sinirlendiği nokta bu. Honda, bu motoru daha ucuza (çok daha ucuza) satsa bile kar edebilecekken, sırf çok satıldığı, çok tercih edildiği ve Türkiye piyasasında servis konusunda rakipsiz olduğu için bir tekel gibi davranıyor ve motora sürekli zam yapıp cebini dolduruyor. CBR250 almış olanlar motorumu ikinci elde daha yüksek fiyata satacağım diye seviniyor olabilir, ama yarın öbürgün başka bir Honda tercih edecek olsanız, bu tekel mantığı tüm diğer motosikletler üzerinde de kendini gösterdiği için üretim maliyetlerinin kat kat üzerinde fiyatlara motosiklet alacak duruma geleceklerini idrak edemiyorlar. CBR250 satarken edeceğiniz taş çatlasa 1000 TL'lik kar, sizin cebinizden başka bir Honda alırken fazla fazla çıkacak.
Türkiye'de bir Yamaha, SYM, Kawasaki, Hyosung, Suzuki ve daha bir çok diğer motosiklet markası, Honda gibi servis ve satış ağı kurmadığı sürece de Honda bu magandalığı yapmaya devam edecek. Para kolay kazanılmıyor, insanlar yarın başlarına bir iş geldiğinde karşılarında muhatap bulmak istiyor, dolayısıyla her ne kadar eli gitmese de, Honda'nın bu motoru çok daha ucuza mal ettiğini bilse de, parasını verip Honda tercih ediyor.
İşin acı tarafı Honda bunun farkında. Ve yarın öbürgün CBR250'yi 13000 TL yapsa dahi yine sınıfında en çok satılacak motor olacağını biliyor. Ve emin olun, onun fiyatını daha da artıracak (bu motosiklet piyasasındaki Tek Adam'lığı devam ettiği sürece) ve zarar gören, cebi boşalan yine Türk insanı olacak.
Okuduğunuz için teşekkür eder, iyi sürüşler dilerim. Tekeriniz hep düz bassın.