Sonunda oldu...Artık benim de bir cbf150 m var!
2015 in ocak ayında 2007 jin lun 150 çapırla başlayan motor serüvenim 2012 honda cbf 150 ile devam ediyor.
Aslında herşey -ufak bir skutır alsam iyi olur ... diye başlamıştı. Ehliyet almak için vitesli motor gerektiğini öğrendiğimde yeğenimden jin lun çapırını alarak kullanmaya ve öğrenmeye başladım. MT sayfalarından öğrendiğim bilgiler yadsınamayacak kadar yoğun ve bilgilendirici idi...SYM joyride ya da kymco grand dink sayfalarını ezberledim... Fakat zaman içerisinde çapırla seyir yapmam ve ehliyetimi almamdan sonra vitesli motor düşünmem de Kartal Rahmanlar da artık arkadaş olduğumuz Eren Motor dan Arif ustanın da yönlendirmesi ile oldu... Yaklaşık üç ay önce değişik motorları inceledim YBR TVS Bajaj vs çok motor vardı ve bana en uygun motorun cbf 150 olduğuna karar verdim.Üç aydan beri de gerek fiyatı,gerek temizliği,gerekse modeli ile bana en uygun cbf150 yi bulmak için sahibinden.com da ve başka yerlerde uğraşıp duruyordum.Parametrelerim basitti; sıfır gibi temiz olacak,motorun sesi uçak gibi sorunsuz olacak,rengi illâki siyah olacak,koruma demirleri eksiksiz ve lastikleri yeni olacak,biraz da yüksek modelli olacak...Nerelere gitmedim ki...Fakat kader en sonunda evimin iki sokak altında bir cbf150 yi karşıma çıkardı...ve bugün aldım...
2012 model 33000 km de hondamı ikinci sahibinden aldım.Ben eski tekneciyim dostlar... Tekne alırken siz tekneyi tekne de sizi seçer biraz... Sizi seçen tekneyi anlar ve -işte bu! dersiniz...Ben motorda da böyle olmasını istemiştim ve öyle de oldu... Bugüne kadar baktığım motorlarda kullanmaya değecek olanları hep kullandım ama garip bir şekilde bu motora satın alana kadar binmek istemedim. Öğle vakti 12 30 da motoru gördüm, 13 30 da motoru noterde aldım.Aldıktan sonra biriki saat daha ona binmedim.Biraz seyrettim.Sağını solunu kurcaladım. (Kimilerine saçma gelebilir ama ) Onunla aramda bir bağ kurdum.Canımı üstüne koyacağım bu makinenin de beni taşıyacağına kâni olduktan sonra üstüne binip gezmeye başladım... İlk o sihirli birkaç kilometreden sonra biryerde durup,yeğenimi arayıp bana aylarca emanet ettiği sevgili jin lun çapırını artık alabileceğini söyledim.

Sonra sahil yoluna inip uzadımmmmmm....
İlk izlenimlerim; ( Bu izlenimler,beş aydır kullandığım çapır a göredir) Ben beş aydır motor kullanmıyormuşum demek, kırmızı gülüm çapıra haksızlık olacak ama öyle yani... Titreşim hiç yok,zaten daha önce kullandığım cbflerde de yoktu...Motor sesi duymak için biraz fazla bastım...ehh, çapırda ses duymadan gitmemeye alışmışım herhalde...Ağzımda sigara ile motor kullanmaya alışıktım ama cbf te daha üçüncü viteste izmarit ağzımdan uçacak gibi hissettim.(Tamam biliyorum ağızda sigara ile motor kullanmak çok tehlikeli) Ben genelde yavaş kullanırım en son bu hafta başındaki Bursa İznik gezimde bile 70 km yi pek geçmedim ama bu kız çok fazla hızlı gidiyor gibi geldi bana...Sahilde idealtepe düzlüğünde 100 km hızı bulduğumda daha beşinci vitese geçmediğimi farkettim.Beni en hasta eden olay ise motorun o uzay aracı gibi ciyuuuuuvvvv eden sesi...çok gaza geliyor insan ama fazla basmasam iyi olacak galiba... Çapırda motor devri saati yoktu. İlk kullanımlarımda motor sesi duymaya alışık olduğum için fazla bastığımı farkettim. Hep 7000-8000 devirlerde gittiğimi sonradan devir saatine bakınca anladım. Jin lunda üç ihlas bir fatiha okuyarak çıktığım 100 km hıza cbf te farkına varmadan çıkıyorum. Tabii bir de başka durumlar var... Cbf in aynaları fecii kötü...Nasıl ayarlayacağımı bilemedim.Gidon ayarını değiştirdim -cıkk! olmadı,aynaları dibine kadar zorladım ı-ıhhh! Yine olmadı... Panoramik değil düz cam olduğu için olsa gerek istediğim gibi bir görüş alamadım. Bir de düşük hızlarda ya da bir setin üzerinden geçerken illaki 1.vitese geçmek gerekiyor... 2. vitesin bağışlayıcılığı toparlayıcılığı yok... Bunu diğer cbf lerde de hissetmiştim... Hatta 1.viteste bile debriyaj kontrolü şart! Bir seferinde setin üstünde motor stop etti... Alışacağım artık bu kızın hallerine.
Bu arada Jin lun u akşam saatlerinde teslim ettim yeğenime... Çapır kullanmak ayrı bir zevk! Özellikle sıcakların başladığı bu aylarda motor ceketi üzerimde olsa bile önü açık ve ceketin etekleri arkanda dalgalanırken kromları pırıl pırıl yanan bir motorda gaza basmak insanda hoş duygular uyandırıyor...Yeğenime buradan teşekkür ediyorum.
Neyse,artık sadece cbf150 var...Bakıyorum da 1834 sayfa yazı yazılmış bugüne kadar...Herhalde bu bir rekor olmalı...
Bu yazdıklarımla -yeni bir motor aldım... başlıklı bir yazı ile yeni bir konu açmak da mümkündü ama bence bu yazı en çok cbf kullanıcıları sayfasına yakışır diye düşünüyorum.
Herkese tekrar merhaba...