:wiinkk:
2009 7.ayda 1000 bakımı yapılmış...
2009 10.ayda 4000 bakımı yapılmış (3811. kmde..)
değişeni çatlayanı patlayanı gözükmüyor...
bende bu debriyaj kullanımı hakkında birşeyler yazmak istiyorum...yahu arkadaşlar debriyaj size düşman gibi düşünün...ondan nefret edin...
artık işi paranoyaya vuralım...saçma olacak ama her debriyaja bastığınızda debriyaj levyesinin size küfür ettiğini düşünün...
mesela sen debriyaj levyesini her sıktığında o levye sana HAY SENİN GİBİ KULLANICININ...
r:BURDA NİYE HAYBEYE BENİ SIKIYOSUN demesini düşünün...:queen:
cıs...kaka debriyaj...:cherry:sadece durmaya yakın stop öncesi ve vite sgeçişleri haric eliniz levyede gezinmeyin...çok basit...
lanet debrijaj levyesinden ne kadar uzak durursanız debriyaj balatalrınızın ömrü o kadar uzar...3 kuruışluk debriyaj balatası demeyin...motor frenide yapın demiyorum...ama gazdan elinizi çektiğinizde zaten motorda yığılma olur...vites düşerek durunda demiyorum ...hız düşünce zaten vitesi istediğiniz kadar küçültebilirsiniz beyler...5 den 2 ye...5 den 3 e ...vs...
Bir örnek vereyim...Bir arkadaşım var...3 tane motoru oldu...YBR 125...fazer...ve benim baskımla cbf 150 aldırdık...sırf motordan soğumasın diye...fazeri evlendiği için sattı...borc harc nedenlerinden...geçen birşeyi farkettim...eli debriyajdan düşmüyor...
yahu neden böyle yapıyosun dedim...1 yıl fazer kullanmış adam...ben böyle alıştım diyor...FRENE bastığında aynı anda eli debriyajda oluyor...frene ne zaman bassa debriyajada basıyor...yahu debriyaja basarsan motor serbest kalır ve bu seferde debrija balatalarıyla birlikte fren balatalarıda aşınır...yüksek hızda durma veya yavaşlama esnasında debriyaja basınca(alışkanlıktan dolayı) motor boşalır ve durma işi için daha fazla frenlere asılmak zorunda kalırsın...yahu motor kompresyonu kullansana...sen fazer kullanmış yüksek hızlara çıkmış adamsın...
bana diyor ki yok bu iş böyle oluyor...sen 150 cisin sen anlamazsın...
yahu bu işin cc ile alakası yok ki kullanım mekanik ve fizik kurallarıyla alakalı bir durum...sen motoru neden boşa alıyorsunki dedim yüksek hızda... ne anlamı var...alışkanlığı onun doğrusu olmuş...sorun burada...ALPER AY abi bu hususta bişeyler yazsın lütfen...sonucta büyük cc ye geçiş yaptı...
ve ben şuna inanıyorum ki BÜYÜK CC makina kullanım hızlanması ve frenajı daha kolay...ne dersiniz...haklımıyım sizce...ben V Stromun veya başka bir yüksek cc nin düşük hızlardaki manevra durumu haric çok daha rahat ve keyifli olduğuna inanıyorum...
bizim yaptığımız hamallık...250 cc de hamallık bence...tamamen bütçe ve ihtiyac larla alakalı bu seçimimiz...bir nevi mecburiyet...
küçük bir açıklama daha...Kış geldi kontağınız ister istemez su alacaktır...veya soğuktan işlevselliği azalacaktır...kontak anahtarlarınızın giriş çıkışları zorlanacaktır...kontağı elinize almadan veya diresksiyon kilidinde motorunuz olduğu yerde kalmadan kullandığınız motor yağını şırıngayla veya çay kaşığıyla bir kaç damlasını kontağınızın için eboşaltın...
servisdeki ustam ayçiçek yağının bile bu işte kullanılabileceğini söyledi...yağ olsunda ne olursa olsun dedi...garanti kapsamında olanlar stres yapmasın..
servis 100 küsür liralık (kontak-sele altı anahtar kısmı ve benzin depo kapağı üçlüsünü mecburen garantiden değiştiriyor...değiştirmek zorunda...
ama en azından uzun yola bi yere gidersiniz orda motorunuz asla kontaktan çalışmaz...ha 2 ile vurdurursunuz sorun kalmaz belki ama...direksiyon kilidinmde kalırsa makinanız olduğu yerde o zaman işte .ıçtığının resmidir...:queen:
benim başıma geldi...makinam direksiyon kilidinde kaldı...resmen patladım işe geciktim bi ton başım ağrıdı...garantiden değiştirdiğim dönemler....
Ulan Barış daha gezemeden satıyon...

r:
servis kayıtlarını servisten öğreniyorm Alper Abi...:queen:
oluyor...benim şasi no damgası kenarları paslandı...3.yılda normaldir...birde yıkanmadığında (1 hafta kadar) vites ayaklığında oksitlenmeler görüyorum...
---------- Mesaj ekleme zamanı: 14:05 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 13:39 ----------
biraderim mesajına yeni cevap yazıyorum kusura bakma...aman keeway falan uzak dur onlardan...neden diye sorma bile...cbf alırsan yardımcı olurum...ama servisim artık ayrıcalıklı sıfır fiyatı vermiyor...servis patronum aynı ama satış konusunda toptan satış yaptığı için perakende satışları çok önemsememeye başladı...
bu ara kampanya var...1400 peşin...kalan 3000 lirası taksitle...ama kaç taksit aramam lazım...bütçen nedir...en iyi fiyatı bu ara ANES veriyor...:cat:
Merhaba Metehan,
evet haklısın debriyaj konusunda yanlış bilinen çok şey var. Debriyajı sadece gerektiğinde kullanmalıyoz, yani vites değişimlerinde ve durmak üzere olduğumuz anlarda, bunun dışında her frene basıldığında debriyaja basmak gereksiz aşınma anlamına geliyor.
İkinci bir konu da debriyaja bastığımızda bedava ve aşıntısız olan motor kompresyonundan da yoksun kalmamız, ki bu durumda gereksiz olarak fren kuvveti ile durmaya çalışmak durumunda kalıyoruz, bu da otomatik olarak daha fazla fren disk-balata aşınması anlamına geliyor.
Üçüncü bir konu da, aracı boşa aldığınızda (özellikle yüksek hızlarda) araç hakimiyetini de tehlikeye atmış olursunuz. Kompresyon, aracın stabilitesi için son derece önemlidir, ve aracı yolda tutar.
Bu bahsettiğim durum TÜM motorlarda geçerli olduğu gibi manuel şanzımanlı tün araçlarda (Otobüs-Kamyon-Otomobil vs.) geçerlidir.
Burada mesele araç tipi, motor hacmi değil, basit ve net taşıt dinamiği kurallarıdır.:cat:
Bunu anlatırken bilgiçlik tasladığımı lütfen düşünmeyin, bu benim işim.
Sanırım 15 yıllık makina mühendisi olarak yurtiçi-dışında kazandığım Otomotiv deneyimleri bu konuda bana söz hakkı veriyordur. :wiinkk:
Yani başka bir deyişle, yurtdışındaki pistlerde onca araç-lastik testleri yapmış ve çooook balata yakmış biri olarak eliniz gereksiz yere debriyaja gitmesin diyorum.
Metehandro, CBF konusunda yorum yapmışsın ama bazı noktalarda senle hemfikir değilim.
Işık sisteminin yetersizliğini kalite ye bağlamışsın, oysa bu bir maliyet sorusu. Şimdi şöyle düşün, Subaru'da zenon standart ama Mercedes'te opsiyon, bu durumda Subaru daha mı kaliteli oluyor?
İkinci bir tespitim de şudur;
Bırakın TVS'yi, bence Suzuki bile Honda'dan işçilik olarak geride kalıyor.
Honda işçilik kalitesi çok yüksek gerçekten.
Metehandro Köftestarım, git bi Kawasaki, Suzuki kullan, o beğenmediğin CBF 150'in işçilik kalitesine bi daha laf etmezsin.
YBR ile karşılaştırıyorsun, ona sözüm yok, o da tabiiki kaliteli ve yıllara meydak okuyan bir makina... ama küçük be kardeşim...

r:

r:

r:
Rahatlık olarak inanılmaz olan CBF i almadan önce YBR ve CBF ile 1 saate yakın deneme sürüşü yapmıştım.
YBR bana oyuncak moped gibi gelmişti (kimse alınmasın, bu cüssemle ilgili olabilir 95KG), ardından CBF'e bindiğimde bana dev gibi ve çok daha oturaklı gelmişti.
Bence TVS yi zaten konuya dahil etmeyelim, onu da CBF'i aldıktan sonra kısa kullanma fırsatım oldu, iyi de gidiyor ama titreşim feci gerçekten.
Sonuçta 4000 liraya ömürlük bir makina alınıyor, bence fiyat makul, zaten bu fiyatı düşündüğümde, büyük makinalara bu paraları neden veriyoruz onu da sorgulamaya başlıyorum.
Tamam, benim DL650 de ABS var, güç var, rahatlık var ama bu denli bir fiyat farkını haklı gösterecek birşey yok bana göre.
CBF 4000 iken DL nasıl 21000 olabiliyor? Bence çook saçma gerçekten.
Üretim tekniği olarak bakarsak, bir DL den çok daha fazla kar edildiğini görmek için mühendis olmaya da gerek yok...
Neyse, aldık artık, yapacak bişi yok ama haklısın, CBF'i satmayacaktım...:salut:
Yedek parçalara zam gelmiş diyorsun, bunu senden duydum hakkaten kötü olmuş valla.
Kardeşim, motor olayı bütçe ile bağlantılı demişsin, doğrudur ama inan ki bazı konularda CBF in verdiği tadı büyük motorlar vermiyor.
Yine de tabiiki büyük motor almanı canı gönülden isterim. Yılların sürücüsü olarak bu senin hakkın...
Mesela sana şööyle bir CBF600 yada CBF1000 yakışır valla.
Sayısalı her hafta oynarım, çıkarsa alacam sana, tüm forum üyeleri şahidim olsun. :wiinkk::wiinkk::wiinkk: