Merhaba arkadaşlar.
6 aylık bir motosiklet ve cb 125e kullanıcısıyım. Bu site gibi yerler, gerçekten benim çok işime yaradı. Aylardır okuyorum ve aklı başında birçok yazarın tavsiyesinin, deneyiminin işe yaradığını bizzat tecrübe ettim.
İzninizle, ben de kendi izlenimlerimi aktarayım;
Öncelikle ilk baştan başlamak istiyorum. Sizce yeni başlayanlar için hangi motor iyidir?
Çevremde bir tane çin motoru kullanan arkadaşım harici tavsiye alabileceğim kimsem yoktu. O da 1 yıldır motor kullanıyordu ve onun çevresi işi dolayısıyla kuryeci kaynıyordu. Dolayısıyla, ilk motor tavsiyesi YBR oldu. Çok araştırdım ybr'yi. Herkes ballandıra ballandıra anlattı. Özellikle ekşi sözlük'te bir çok kişiden de dinledim.
Buna ek olarak cbr 125 de kullandım o ara. Ancak hiç hoşuma gitmedi. Henüz motosikletlerle ilgili en ufak bir fikrim olmayan bir dönemdi ancak bir şeye emin oldum. O da, sport tarzı motorlar bana göre değil! Zerre keyif alamadım. Daha dik ve rahat pozisyon alabileceğim bir motorda ise inanılmaz mutlu olduğumu farkettim.
Öncelikle, bence tabi, hangi motordan önce hangi tarz motor ilk sorunuz olmalı. O zaman zaten seçenekler daralıyor. Bunu anlamak için de maalesef ki üstüne binmeden anlayamıyorsunuz.
Sağlam ve en az sorunsuz bir ilk motosikletim olmasını istediğim için, bajajları direk eledim. Çünkü açıkçası o dönem forumlarda bile o kadar bilgi yoktu. Daha çok kronik sorunlara odaklanmıştı herkes ki şu an çoğu çözülmüş gibi duruyor, ayrıca bajaj alanlar niyeyse motorumdan aşırı memnunum ama satıyorum dedikleri için zerre güven vermedi.
Bütçe sorunum olmadığı için seçeneklerim daha genişti. En sonunda gidip ybr 125 esd almaya karar verdim ve gittik İZMOTO'ya...
Kendileri yamaha yetkili bayi ama sonradan işten çıktığını öğrendiğim bir satıcıya buradan selamlarımı iletiyorum. Kendisi sayesinde ybr almadım. O kadar lakayıt, artist artist konuştu ki sinirimden gidip cb 125e aldım. Yarım saat içinde oldu bunlar...
Yani YILKI'mı aldığımda motorla ilgili hiçbir fikrim yoktu. Hırs yapıp aldım. Belki güleceksiniz ancak ben motorda vites göstergesi olduğunu, motoru teslim almaya gittiğimde öğrendim. Hatta dedim ki ulan mavi ışıklıymış bunun ekranı
Honda Yükseliş gerçekten çok ilgilendi benimle, oradaki arkadaş ismini verip ifşa etmeyelim, belki anlattı bunları ama dikkat etmedim demek ki... yani kısaca cb almamın tek nedeni, İzmoto'nun sorumsuz tavırları ve Yükseliş'in tam tersi aşırı ilgili ve içten davranmasıydı...
Yazı biraz uzun oldu sanırım, umarım bir yanlış yapmamışımdır veya sizi sıkmam... Lakin bir motosiklet heveslisine bile yardımcı olabilirsem mutlu olurum. Çünkü ben 31 yaşındayım ve bugüne kadar niye hiç cesaret edip almamışım diye kendime kızıyorum... neyse eyyorlamaya devam edelim.
15 günde bir sürmeye başladım motoru, hem havalardan dolayi hem de motor içime sinmediği için açıkçası. İlk 2 ay gerçekten pişman oldum aldığıma yani. Sonra bir gün, tüm günüm üstünde geçti ve hava mükemmele yakındı. O gün aşık oldum yılkı düzbasar'a. Elimden gelse kimlik bile çıkarırım.
Motorun analizini yapabilecek kıvama geldim sanırım.
Öncelikle yakıtı mükemmel. 40 lira benzin ile 400 km yaptım. Belki daha fazladır. Rodaj zamanı şunu anladım ki acemi adamdan rodajcı olmaz. Arada bağırttıra bağırtıra sürdüğüm de oldu elbet.
Titreşim konusu... ben anlamıyorum niye titreşimi bu kadar dert ediyorsunuz? Benim gibi belinden ameliyatlı olsanız evet. Ya da 500 cc motor alıyor olsanız ona da tamam. En nihayetinde 125 cc, tek silindir, 5. Vitesi hız için değil de ekonomi olsun diye konulmuş bir şehir içi motoru bu. Uzun yolda biraz sıkıntı elbet. Ancak dediğim gibi, bununla cross bile yaparsınız ancak amacı ŞEHİR İÇİ... yani kıyaslama sadece bu baz alınarak yapılmalı. Şehir içinde titreşim normal. Fakat uzun yolda çok hissedersiniz hatta sele de ağrı yapar, 100-110 km arası tıntın kıpraşa kıpraşa gidersiniz. Şehir içi için mükemmel bir alet!
Arıza yapmadı şu ana kadar. 3.500 km'ye geldim. Yakında 4 bin bakıma sokucaz oğlanı. Tek kazam oldu, o da kendime aşırı güvendiğim ve makas attığım bir anda. Yatırmadım motoru ancak yüreğim, yersiz özgüvenim ile birlikte boşaltım sistemime doğru yol aldı. Sol tarafı kaldırıma vura vura ancak durdum. Koruma demiri olmasa ayağım kesin kırılırdı. Dolayısıyla çok işe yaradı.
Sele dediğim gibi normal aslında ama uzun yola gelmiyor. Artçı için daha kötü. Kimle uzun yola gittiysem paytak paytak yürüdü. Sık sık mola vermek gerekiyor. Depo (benzin) kilidi bende sorunlu çıktı. Açılıyor ama kapanması sıkıntı. Beyaz renk olduğu için deli gibi diz izleri oluyor, temizlemek yetmiyor. Sanırım depo kılıfı alıcaz.
Tekerlekler... çok kötü. Kuru hava, serin asfalt eğer motor da ısındıysa tamam çok sorun yok ama yeter ki fren yapmak zorunda kalmayın. Tekerlerini de değiştirmek şart bence. Sıcak asfaltta, ıslak asfaltta, parke yolda, arnavut kaldırımda ve toprakta geçerken kötü.
Vites göstergesi olması çok iyi ancak tavsiyem biraz kavramayı òğrenince bakmayın oraya. Çok dikkat dağıtıyor. Başlangıçta çok işime yaradı. Jigle çok işe yarıyor. Biraz serin hava olduğunda hele bir de en az 2 gündür çalıştırmadıysanız bolca stop ediyor.
Aklıma gelenler bunlar, o kadar uzun yazdım ki tavsiyelerimin bir kısmını unuttum.

)
Kısacası fiyat performans olarak harika bir ilk araç. Oturuş pozisyonu vs insana güven veriyor, yukarıda bahsettigim gibi bazen o güven başka yerlerden çıkabilir, dikkat etmek lazım. Şimdi ben yavaştan cc yükseltip, güzel bir eğitim almak istiyorum. İnazuma, crf 250l, bmw adaylarım. Fakat motorumdan ayrılma fikri o kadar koyuyor ki...
Yine bir sorunuz olursa mutlaka cevaplarım, bir kaç fotoğraf da atmayı düşünüyorum, iyi sürüşler...