Sen almamışsın daha, soruyor öğrenmek istiyorsun. Dün senin gibi (tek farkı o satın almış) bir arkadaşa hayırlı olsun yazısı yazmıştım, onu yollayayım belki kendine göre bir şeyler çıkarırsın, almadıysan alma derim ben ama keyif senin. Aşağıda da çeşitli sebepleri var, kolay gelsin… Bu da o konun linki göz at özellikle elite'nin potunu dikkatlice oku derim ben;
http://www.motosiklet.net/forum/fotograflar/40548-buda-benim-oyuncagim.html
Sahtekisi; başlangıç seçimin "genel geçer kural" olarak yanlış bunu zaten çoğu arkadaş belirtmiş bu yüzden bu konuyu geçerek öncelikle hayırlı olsun güle güle kullan diyerek başlayacağım lafıma...
Yazdıklarından yola çıkarak soruyorum;
Kendin de belli oranda dengesizlikten bahsetmişsin fakat merak işte. Madem hızı sevmeyen bir mizacın var o zaman neden r6 aldın ki? R6, Race Replicadır, yani hız için üretilmiş bir makinadır amacı yüksek sürhattir, hızlı ivmelenmedir. Şahsen ben ivmelenme olayına bayılan bir insanım bu yüzden kesinlikle race alırım fakat sen neden aldın? Sadece tipi mi etkiledi?... Ertekin falan mı gaza getirdi, olmuşken iyisi mi olsun dedin? Yukarıda yazdıklarınla aldığın makina çok çelişkili o yüzden soruyorum.
Eğer öyleyse zaman içinde yanlış bir karar verdiğini zaten anlayacaksın ve sahip olduğun makine seni rahatsız etmeye başlayacak... Bir de şu var, o makinanın üstüne evliya koy yine de basar ve sen de yapacaksın sadece kendine biraz güven gelmesi yeterli olacak. Gerek meraktan gerek gaza gelmeden ama olacak işte o zaman tecrübenin ne olduğunu daha iyi anlayacaksın. Önemli olan bu gaza gelmelerde, başına birşey gelmemesi, yani ters birşey olmaması, o anki çaresizçe frene asılışının=tecrübesizliğin olduğunu anlayacaksın... Tecrübeli insanlar da kaza yapar, düşer, yaralanır, ölür fakat çaresizce değil, bu çok önemli...
Bu yaz satacağım konusu ciddi ise umarım 1000'liğe geçmeyi düşünmüyorsundur... Ya da niye aldın niye satıyorsun. Murat'a (Aye) hiç güvenme, o da bir yerde bir hata yaptığını biliyorda itiraf edemiyor
Öncelikle ben de motora kesinlikle bu koşullarda başladım, yani senin gibi; "Bir gün babamla telde konuşurken, arabanın bütçemi sarstığını ve dizel "0" bir araba almak istediğimi bana maddi olarak destek olup olamayacağını sordum. O da hiç borca girmeden, yakıt ve bakım tutum anlamında daha ekonomik olan motosikleti önerdi" aklıma da yattı.
Sonra ben de aynı senin gibi 600 racelere gönlümü kaptırdım (yanlız bir farkla benim hızla aram senin kadar kötü değil) ve tam alayım mı almayayım mı derken bu site ile tanıştım ve gittim 125'lik bir makina aldım. Şimdi 600'lük alacağım diye çırpınıyorum fakat maddi imkanım kısıtlandı, işi bıraktım yarım kalan okuluma döndüm vs... Peki 125'lik aldığıma pişman mıyım? Asla. Hele son geçirdiğim kazadan sonra (yani çaresizce frene asılırken). iyiki 125'liğim var dedim ve yolun çok başında olduğumu halen 600'lük için yetersiz olduğumu anladım, tecrübe haneme bir "+" daha ekledim.
Ne kadar tam gönülllü olarak başlamadıysam da motora, motosikletin verdiği o değişik hisle onu çok sevdim. Sen de bu etaplardan geçecek ve motorun hem ne kadar keyifli hem de ne kadar tehlikeli olduğunu zamanla anlayacaksın. Satma işine gelince alışıp ayrılınca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın...
O yüzden, eğer hız merakın (gerek ivmelenme, gerek güç tutkusu, gerek ego tatmini, hızı nasıl tanımladığına bağlı) yoksa ki; bu çok önemli bence , maddi imkanın varsa şu motoru sat ve gücü 29 bg.'nü geçmeyen bir motosiklet al, kaza yap, düş, kalk, tecrübe edin. Motosikletin ne olduğunu senin başına ne gibi çoraplar örebileceğini iyice anla.
Eğer motosiklet tutkun devam ediyorsa (ki bence edecek) git yine yüksek beygir gücüne sahip fakat başında sonun da "R" ibaresi olmayan, fakat sana daha iyi hizmet edecek bir motor al yani senin karakterinle, mizacınla ilintili bir motor, amacı sadece hız olmayan, şu an sahip olduğun gibi her cm2'si hız için yapılmamış olan.
Emin ol bu dediklerimi uygularsan hem motorunla daha barışık olacaksın hem de bindiğin makinadan birşey anlayacaksın ve gezilerin daha keyifli olacak... Bunların hepsini bir arkadaş tavsiyesi olarak gör ister uygula ister uygulama.
He satmazsan ölürsün, başına iş açarsın demeyeceğim, orası biraz takdir-i ilahi, biraz fizik, biraz matematik kesinliği yok, hesap kitap işi. Sadece alacağın keyif düşecek ve motora temelden girmemenin verdiği eksikliğini herzaman yaşayacaksın.
"Yok ben satamam kardeşim" diyorsan. O zaman hemen koruma ekipmanlarını tamamla (Kask, korumalı mont, korumalı eldiven, korumalı pantolon, korumalı bot veya çizme) İnancın varsa mutlaka her kontak açışta besmele ve belki maneviyatını güçlendirecek bir dua edebilirsin. Mutlaka eğitim al, sonra bir de direksiyon amortisörü alabilirsin... Kendine dikkat et, her ne karar verirsen ver senin adına hayırlı olur umarım....