- Katılım
- 3 Kas 2016
- Mesajlar
- 5,548
- Konu Yazar
- #1
daha önce yazmıştım, stock lastikleri canı çıkana kadar kullanacağım diye. ve fakat kısmet olmadı. bugün arka lastiğe nal kadar bir çivi girmiş, üstelik terbiyesiz çivi ortadan girip yanaktan çıkmış. moraller sıfır.
lastikçi tamire yanaşmadı. yanak yama tutmaz dedi. nasıl olduysa bir anda arka lastiği sökülmüş halde gördüm. ne ara söktün be terbiyesiz diyemedim tabii. abi değişecek bu dedi.
abi değişecek bu..
kafamda yankılanıyor. press makinasının vakum sesiyle irkiliyorum. makina yanaklara bastıkca sanki içimde bir şey eziliyor. o ara hayatın anlamını da sorguluyorum fırsattan istifade. canım sıkkın iken sanayiye gider, hayatın anlamını sorgularım, böyle de garip bir huyum var. çekiç sesleri, dipgaz ayar çekilen motor sesi, aralardan gelen belli belirsiz insan konuşmaları.. sanayinin hayatı sorgulatan tarafları var. neyse.
swallow diye garip bir marka. bak bunu takcem sana diyor. çin malı mı bu diyorum, hoş çin malı olmayan bir şey kaldi mi allahinizi severseniz sevgili dostlarım. benim ki de kuru laf lakırdısı işte. usta anlas yok mu diyorum. usta sitemkar bir tavırla git diğer yerlere sor, bende yok diye serzenişte bulunuyor. ustaların böyle garip huyları var. kendisi dışında bir seçenek sorduğunuz zaman darılır gibi konuşur ve gönül koyarlar.
neyse, lanet olsun tak o zaman dedik ve taktırdık. oysa benim kapağı açılmamış hayallerim vardı. lastiğimi kendim seçip taktıracaktım. hülyalarım vardı bu konuda. hepsi uçup gitti ve yok oldu. şimdi swallow marka Endonezya malı lastikler ile başbaşa kaldım. bilmem, belki tanıdıkça severim kendisini. kısmet..
lastikçi tamire yanaşmadı. yanak yama tutmaz dedi. nasıl olduysa bir anda arka lastiği sökülmüş halde gördüm. ne ara söktün be terbiyesiz diyemedim tabii. abi değişecek bu dedi.
abi değişecek bu..
kafamda yankılanıyor. press makinasının vakum sesiyle irkiliyorum. makina yanaklara bastıkca sanki içimde bir şey eziliyor. o ara hayatın anlamını da sorguluyorum fırsattan istifade. canım sıkkın iken sanayiye gider, hayatın anlamını sorgularım, böyle de garip bir huyum var. çekiç sesleri, dipgaz ayar çekilen motor sesi, aralardan gelen belli belirsiz insan konuşmaları.. sanayinin hayatı sorgulatan tarafları var. neyse.
swallow diye garip bir marka. bak bunu takcem sana diyor. çin malı mı bu diyorum, hoş çin malı olmayan bir şey kaldi mi allahinizi severseniz sevgili dostlarım. benim ki de kuru laf lakırdısı işte. usta anlas yok mu diyorum. usta sitemkar bir tavırla git diğer yerlere sor, bende yok diye serzenişte bulunuyor. ustaların böyle garip huyları var. kendisi dışında bir seçenek sorduğunuz zaman darılır gibi konuşur ve gönül koyarlar.
neyse, lanet olsun tak o zaman dedik ve taktırdık. oysa benim kapağı açılmamış hayallerim vardı. lastiğimi kendim seçip taktıracaktım. hülyalarım vardı bu konuda. hepsi uçup gitti ve yok oldu. şimdi swallow marka Endonezya malı lastikler ile başbaşa kaldım. bilmem, belki tanıdıkça severim kendisini. kısmet..
Son düzenleme: