Hayata Bağlanmak

Katılım
17 Nis 2006
Mesajlar
1,348
Doktorun son sözünden sonra fırladı oturduğu yerden…. Annesiyle gözgöze bile gelmeye gücü yoktu… Alışık değildi zaten başkasının onu ağlarken görmesine… gözyaşlarına söz geçiremediğini hissetti o an, kaptığı gibi arabanın anahtarını, merdivenleri bir çırpıda inip kendini direksiyona attı…

Uzun yıllardır kullanmamıştı ya ? sevmiyordu zaten arabayı.. gene de yüreği “bas git” diyordu, çevirdi kontağı…. Bastıkça bastı… Radyo da Yavuz Bingöl….

Bir rüzgar gibi gelip geçtin hayatımdan
Dinmedi içimde o acı hatıran
Ağladım boşluğuna dizlerim bağlanmış
Sensiz herşey boş, herşey yalanmış​


Biliyordu, onun için bir yalnızlık senfonisiydi yaşam… Ama gene de kabullenmek zor geliyordu çoğu zaman… Düşünceler karıştıkça aklında , gaza yükleniyordu.. Ölüme sürmek istiyordu, olmuyordu… Bir yakasında ölümün soğuk eli, diğer yakasında kızının sıcak eli; bir yanda zaman içinde yitip giden Gülcesi, bir yanda ölümün pençesinde annesi…. Gecenin karanlığı çökmüştü yüreğine… Sevdasını düşünmesi bile yasaktı bugünlerde sanki… Ama aklına güzel şeyler getirmek istiyordu…

Zaten bir uyurken kızının saçlarını öpüp koklamak iyi geliyordu ona, bir de Gülce’sini yani sevdasını dillendirmek yüreğinde… Hayatında her şeyin farklı olmasını ne çok isterdi…!

Gecenin sessizliğini bozarak girdi Fener köyünün dar sokaklarına; arabanın sesine birkaç evin ışığı yandı sonra gene söndü… Arabayı sahile çekip, indi… Çok soğuktu gece ve adı gibi deli esiyordu rüzgar… Soğuğun etkisiyle kendine gelir gibi oldu. Ne zaman gelmişti buraya kadar, onca kilometreyi ne vakit aşmıştı… Hala inanamıyordu olanlara..

Gözlerini kapatıp “ANNEE” diye inledi… Yandı kül oldu oracıkta… Ne zor bir şeydi ÇARESİZLİK…

Ne yana saldırsa, neyi kırıp dökseydi; yoksa bu şehrimi ateşe verseydi… Ne , ne , nee ; ne rahatlatırdı onu… Cevap HİÇBİRŞEYDİ… Hiç kimse yalnızlığını paylaşamazdı ve hiçbirşey dertlerine çare, yarasına merhem olamaz gibi geliyordu.

O da farkındaydı bütün çıplaklığıyla gerçeği… Kabullenemiyordu işte… Ya sevdiklerini hayat koparıyordu ondan; ya o sevdikleri için kopuyordu hayattan…… “yoruldum” dedi “yoruldum”

Bir kayanın üzerine ilişti usulca. Ne zorluklar atlatmıştı hayatta; her düşüşünün sonunda şahlanarak, yeniden ve daha güçlü kalmıştı ayağa… peki ya şimdi; ne değişmişti de doğrulup devam edecek gücü bulamıyordu kendinde. Ne bir umut ne bir gülüş kalmıştı hayata dair…

Bunları düşünürken zaman akıp gitmişti… Gün yavaşça ışımaya başladı, martılar çığlık çığlığa balıkçı motorlarını uğurluyorlardı iskeleden… Nihayet kalktı, köye doğru yürüdü… En son Fenere geldiğinde gittiği Kahveye girip gene aynı masaya oturup çay söyledi… Bir o günü geçirdi aklından, bir bugünü… “ Neden?” diye düşündü “Neden hep kaybeden benim”… Sahilde gecenin soğugunda üşümüştü de ama şimdi yitip gidenler yüreğini buz tutturmuştu.. Yitik ve bitikti işte…

Son bir yudum kalmıştı çay bardağında, onu da içip iyice yaslandı arkasına… Uykusuz geçen gecelerin mi, son günlerde yaşananların mı etkisi , çok yorgun hissetti kendini… Nefes almaya bile gücü kalmamış gibiydi… Birkaç dakika ölece oturdu; sonra kararlı bir şekilde doğruldu, bozukluk çıkarıp attı masanın üstüne… Doğru cevabı bulmuşcasına hızlı ve emin adımlarla ilerledi…

İstanbul’un en sevdiği yerinde FENER’de ; hava soğuk, poyraz sert… Kafasını kaldırıp sanki son bir umut, güneşi görmek istedi ama güneşin bile gücü kalmamıştı; yağmurun ve bulutların ardındaydı , ısıtmıyordu içini… Kollarını iki yana açıp; bıraktı kendini Karadenizin azgın ve engin sularına… Her yan hızla iyice karanlığa gömülüyordu..

Birden irkildi… Yorgunluktan uyuyakalmıştı oturduğu sandalyede.. Gördüğü rüya için bile kızdı kendine… Olurmuydu böyle pes edilebilirmiydi? Hem inancına ters düşemezdi, Yaradanın verdiği canı gene o alırdı.. Onun ne haddineydi… Kendini bilmez, haddini bilmez diye kendine içerledi…..

Arabaya döndü; yolda bir kucak dolusu papatya buldu annesine… “Hadi, ANNEM kal” dedi… “Yeniden başlıyoruz”

……………………………………………………………..

Hayatın en zor ve çaresiz anlarında bile kendi iç dünyana bakacaksın.. orada başka bir sen illa ki var ; hayata yeniden bir yerlerinden bağlanacaksın… Ve güneşin bir sonraki doğuşunda yeniden yaşama heyecanı duyacaksın.. Umudu da severim ben, her doğan güneş yeni bir umuttur onu da bilirim.

Ocak 2009

Delipoyraz
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Şub 2008
Mesajlar
14,836
dostum sen böyle hayatın gerçeklerini yazdıkça dağa çok güçleneceğine eminim :rendeer:
yeniden başlıyoruz:rendeer:
dağa güçlü dağa inançlı :rendeer:
yüreğine saglık :rendeer:
 
Katılım
8 Mar 2008
Mesajlar
2,536
sen yazdın; ben hüzünlendim...
sen yazdın; ben maalesef ağladım...
sen yazdın; ben yine o gerçeklerle yüz yüze geldim...
sen yazdın; niçin ağladığım aklıma geldi...
sen yazdın; allah'a şükrettim...
sen yazdın; seni bir daha fark ettim...
sen yazdın; aslında her zaman TEK olduğumuzu yine kabullendim...
sen yazdın; duygularımın ne kadar yoğun olduğunu daha da çok fark ettim...
sen yazdın; sebeblerimiz farklı olsada,hissetiklerimizin aynı olduğunu gördüm...

sen yazıyorsun... ve ben hep okuyorum...

HAYAT'TA SENİ YAZIYOR...
 
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
2,907
Değil'miki en zalim anında
Hayatın,
Tutunmak eteklerinden,
Yada
İnadına durmak karşısında
Pervasızca...
Ben buradayım daha dercesine haykırmak,
Belkide
Yüreğinin en güzel yerindeki,
Güzelliğin
Okşamak saçlarını uyurken bile olsa
Serinleten içini...
Sanki çayın deminde,
Yada sahilde,
Yüzünü şamarlayan rüzğarın neminde,
Bir martının çığlığında,
Durmak hayata karşı ayakta
Pervasızca...
::::::::::::::::::::::::::::::::::::
ya arkadaş bundan başka diyecek birşey bulamadım delisin sen deli
 
Katılım
17 Nis 2006
Mesajlar
1,348
dostum sen böyle hayatın gerçeklerini yazdıkça dağa çok güçleneceğine eminim :rendeer:
yeniden başlıyoruz:rendeer:
dağa güçlü dağa inançlı :rendeer:
yüreğine saglık :rendeer:

hep yeniden, yeniden..... bir söz varya; yenilmiş olabilirim ama o an ordaydım... yenilsekte en azından kaçanlardan olmadık....



Sevgili Ayberk ve aparat :) benim yazmamı bekliyormuşsunuz gibi geldi, ardım sıra sizde döktürmüşsünüz.. Şaka bi yana ikinize de teşekkür ederim...

sen yazdın; aslında her zaman TEK olduğumuzu yine kabullendim...
sen yazdın; sebeblerimiz farklı olsada,hissetiklerimizin aynı olduğunu gördüm...

HAYAT'TA SENİ YAZIYOR...

:rendeer::rendeer::rendeer: bazen bir kaç satırdır zaten insanları gönüllerde birleştiren...

İnadına durmak karşısında
Pervasızca...
Ben buradayım daha dercesine haykırmak,

:cat::cat::cat: hikayenin özeti gibi....
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Mar 2008
Mesajlar
2,536
::pala::

::thanks:::xs22::::friends:::alkiis:::flower::thumleft::rendeer::salut::salut::salut:

yazmadan ifade etmek istedim; anca bu kadar oldu...

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::


İstanbul'da sonbahar

Mevsim rüzgarları ne zaman eserse
O zaman hatırlarım çocukluk rüyalarım
Şeytan uçurtmalarım
Öper beni annem yanaklarımdan
Güzel bir rüyada sanki sevdiklerim
Hayattalarken hala

Akşama doğru azalırsa yağmur
Kız Kulesi ve adalar
Ah burda olsan çok güzel hala
İstanbul’da sonbahar

Her zaman kolay değil
Sevmeden sevişmek tanımak bir vücudu
Yavaşça öğrenmek alışmak ve kaybetmek
İstanbul bugün yorgun üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış ağlamış yine
Rimelleri akıyor


teoman'ın bir parçası...

kıbrıs'ta yaşarken çok sık bu parçayı dinlerdim... alır götürürdü beni bir yerlere...

paylaşmak istedim... yine gittim bir yerlere...
 
Son düzenleme:
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
2,907
hep yeniden, yeniden..... bir söz varya; yenilmiş olabilirim ama o an ordaydım... yenilsekte en azından kaçanlardan olmadık....



Sevgili Ayberk ve aparat :) benim yazmamı bekliyormuşsunuz gibi geldi, ardım sıra sizde döktürmüşsünüz.. Şaka bi yana ikinize de teşekkür ederim...



:rendeer::rendeer::rendeer: bazen bir kaç satırdır zaten insanları gönüllerde birleştiren...



:cat::cat::cat: hikayenin özeti gibi....

paylaşımın için biz teşekkür ederiz :rendeer:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst