- Katılım
- 26 Mar 2012
- Mesajlar
- 1,207
- Konu Yazar
- #1
geçtiğimiz yaz ramazan bayramı tatilinde doğuya gideğim diye hiçbir arkadaşımın bana eşlik etmek istememesinden dolayı
tek başına yola çıktığım doğu yolculuğumu sizlerle paylaşmak istedim
anca fırsat bulabildim. resimleri yavaş yavaş açıklama yaparak yükleyeceğim.
yola çıkmadan planladığım rota kabataslak böyle olacaktı, lakin daha uzun bi yolculuk oldu eve döndüğümde. planladığımdan çok gezmişim

evimin önü fazeri yükledik yola hazırız.

saçı sakalı kestim akşamdan. depoyu fulledim eşyaları yükledim. sabah 05:30 ayaklandım. insan böyle günlerde çok çabuk keyifle uyanabiliyor. hatta gecesinde uykuya dalamıyor

klasik istanbul size kalsın ebn gidiyorum pozu

ilk molamı boluda verdim. sanırım biraz belim ağrıdı. bu nedenle fazerin zincirini yağlayıp beklemeye aldım. bende uzanarak çimlerde dinlenmek istedim.




yolda dominar 400 sahibi biri ile karşılaştık. nevşehire kadar birlikte sürelim dedik.


sonra arkadaşla yollarımız ayrıldı. hava kararmadan nevşehire varıp güneşin batışını seyretmek istiyorum
yoldan güzel birkaç kare

ilk durağım nevşehir olacak varmak üzereyim. ve yorgunum.



ve sonunda nevşehire vardım. çok şükür. epey yorulmuşum. ilk günü 700 küsür km ile sonlandırıyorum.




küçük şirin bir cafe. hemen girişte sizi karşılıyor. önce bir çay içip biraz soluklanayım sonrada güneşin batışını izleyebileceğim yüksek biryere çıkmalıyım

tatlı bir yorgunluk ifadesi var yüzümde ,

yüksek bir yer buldum diye sevinirken. kalenin tamda kapanma saatine denk gelmişim. maalesef kaleye çıkamayacağım.





karanlık çöktü üzerimize. önce karnımı doyurup, sonrasın da çadır kuracak biryer bulmam lazım.

derken bir kebap salonu görüyorum. kimsecikler yok ama durdum.

sonra buranın sahibi mustafa abi ile tanıştım. yemekler enfes. sohpet muhabbet şahane.

mustafa abime çadırımı kurabileceğim biryer önerebilirmisin bana diye soruyorum. oda seni biz misafir edelim. boşver çadırı ne gerek var diyor
anadolu insanı farkı, bende abicim saol ama ben çadır kurmak istiyorum dedim kendisine. oda tekrar ederek istersen dükkanın içinde koltuk var buradada kalabilirsin diyor. ve benim çadır kurma ısrarlarıma dayanamayıp gel bakayım sana çadır için yer göstereyim diyip beni dükkanının çatısına çıkarıyor
sonrasında bana dükkanın anahtarınıda verip istersen çık dolaş döndüğünde gelir girersin dükkana. hatta karnın acıkırsa çekinme dolaptan istediğini al, duş almak istersende arkada banyomuz var diyor
körün istediği bir göz allah verdi gözlük
canım mustafa abi.

gece çadırımı kurdugum çatı katı
çatı katında inzivaya çekildim

güzelce uyuyup sabah erkenden güneşin doğuşuna şahitlik etmek istiyorum.

güneşin doğuşu ve ufak dokunuşlar
elininiz yanabilir aman dikkat. benden söylemesi


gece çadırımı krduğuum yer. mustafa abinin dükkanının çatısı ve güzel çadırım

çadırım ve ben
öyle güzel uyudumki anlatamam. sabah birde alt katta mustafa abinin bana bahsettiği yerde duş aldım. miss 

mustafa abim ile ramazan bayramının ilk günü hem bayramlaşıyoruz hemde kahvaltı yapıyoruz.

bir insanın kalbinin güzelliği bu kadar yansır yüzüne.

fazeri yükledim birazdan buradan üzülerekte olsa ayrılmak zorundayım. mustafa abim ile telefon numaralarımızı aldık. istanbula geldiğinde mutlaka misafir edeceğim kendisini. sözünü aldım başka yerde kalmayacak

ve artık yolcudur abbas. bağlasan durmaz. nevşehirden ayrılık vakti geldi çattı.

nevşehirin asfalt kalitesi çok iyi

havadayken pek bi havalardaydın. nolduuu
havan sönmüş bakıyorum.

ben yoldayken mustafa abi mesaj atmış. benden sabah kahvaltı için para almayacağını tahmin ettiğim için. masaya tabağın altına birşeyler bıraktım. sanırım biraz rencide oldu. böyle olmasını istemezdim. paradan ziyade insan kazanmanın en güzel örneğidir mustafa abim...



istikamet kayseri. şakir abimi ziyarete gidiyorum. benim için çok değerli bir insandır kendisi.

kayseriye şakir abimin bağ evine varıyorum. güzel insan şakir abim.

şakir abimin babası. ben hayatımda böyle misafirperver insanlar görmedim duymadım...

şakir abimin oğlu, mert kardeşimle erciyese tırmanıyoruz. oksijen o kadar bol ki motorun çalışma stili değişti, rolanti seviyesini yükseltmem gerekti. benidmde ara ara başım dönüyordu. ama zamanla bünyem alıştı sanırım.




erciyese tırmandık lakin teleferik bayram dolayısı ile bugun çalışmayacakmış mış mış;;

şakir abim ve ailesini ziyaret ettim. kendilerini görmek bayramlaşmak beni onure etti. ve artık buradan ayrılık vakti geldi. malatyaya süreceğim akşama orada olmam lazım.

şakir abimin aslanları..

yolluklar hazırlanmış
hernekadar tok oldugumu söylesemde yolda yersin al al diye ısrar ettiler. tabi o zaman karnım toktu. ama yolda öyle bir acıktımki ilk molada yedim sarmaları


istikamet malatya eski bir iş arkadaşımı ziyaret edeceğim. ve muhtemelen beni bırakmayacak onda kalacağım

malatyaya yaklaştım. hava kararmadan mehmet abime uğrayacağım.

ve sonunda malatya'ya vardım...

sofra hazırlandı mehmet abimle hem yemek hem sohpet. uzun zamandır görüşememiştik. konuşacak ne çok varmış meğer.

ve sabah oldu. buradan ayrılıp adıyamana nemruta çıkacağım.

Mehmet abimle eskiden iş arkadaşıydık. sonra kendisi memleketine yani malatyaya yerleşti. şimdi ayrılık vaktı, kendisine ve ailesine beni ağırladıkları için teşekkür ediyorum:



fazeri genel bir kontrol için istanbuldan hüseyin abimin beni yönlendirdiği ŞAH motor hüseyin abiye gidiyorum.

hüseyin abim

saolsun motorumun radyatör sıvısını değiştirdi. genel kontrollerini yaptı. daha sıcak şehirlere doğru ilerleyeceğim. bu nedenle radyatör sıvısı ona göre değiştirildi. bu arada saolsun benden hiçbir ücret almadı yaptıkları için. bir dost bir abi daha kazandım. kendisine hayırlı işler diliyorum ve teşekkür ediyorum.

istikamet adıyaman. nemrut dağı

adıyaman yol üzeri güzel manzaralar.




hava aşırı sıcak oldugundan sık mola veriyorum. ve su içiyorum sürekli


ismini hatırlayamadığım bir akarsu.

acelem olmasa suya girmek isterdim. lakin güneşin batışını nemrutta görmek istiyorum

manzanın güzelliği ve koyunlar...



istikamet nemrut



karadut köyünce osman amcam var. kendisi çok yakın bir arkadaşımın babası olur. es geçmek istemedim. bayramını kutlayıp nemruta doğru çıkacağım tekrar


osman amcanın ikram ettiği buz gibi köy ayranı.
canım osman amcam

osman amcam saolsun yemeğe kalıp 1 gecede benim misafir olmamı istedi. lakin zaman kısıtlı
kendisini kırmadan kalamayacağıma ikna edip yola koyuldum tekrar. nemruta son km'ler....
nemruta vardım bu noktadan sonra araçları bırakıp özel minibüslere 2 lira ödeyerek yukarı çıkılıyor.

seyir terası


minibüsçü arkadaş neşeli araba full çekiyor çünkü her seferinde

minibüsle belli bir noktaya kadar çıkıp, sonrasında epey yüksek çok basamaklı merdiven yolculuğu ile başbaşa kalıyorsunuz
sanırım 2000 basamak vardır. saymadım salladım




yorulmaya başladım

biraz dinlenelim

eşeklerle yukarı çıkılabiliyor. ben hayvana eziyet etmek istemedğim için yürüdüm. lütfen sizde yürüyün giderseniz.

ve zirvedeyim



güneş batacak ama daha var. güneşin batışını beklemeden inmeye karar verdim. anlık değişiyor duygularım. izlemek istemedim. size saçma gelebilir belki ama
nemruta kadar çıkıp güneşin batışını izlemeden inen ilk kişi ben olabilirim 

inişe geçiyoruz
daha kolay olacak en azından.

inerken tanıştığım afrikalı ali kardeşim

nemruttan inerken yolda rasladıgım küçük arkadaş. kendisini yolun ortasından alıp kenara bıraktım.

köylerin içinden geçerek ilerliyorum. adıyaman menzile gideceğim ve bu geceyi misafirhanede geçireceğim insallah.




hayırdır kardeş ne işin var burada

menzilde 1 gece kaldım. burada nedense hiç fotograf çekmedim. yorgundum. acıkmıştım. birşeyler yedim ve uyudum. ahmet turan perker isimli abimizle biryerlerde karşılaştık hatta
nc 750 x ile selamlaştık ama o durmadıgı için pek konuşamadık sanırım. okuyorsan al selamımı ahmet abiiiiii 
menzilden sabah gün doğarken ayrıldım. hava ve manzara çok güzel.




gece beni arayan menderes kardeşimin beni sabah kahvaltıya davet etmesi üzerine gergere evine gidiyorum kahvaltı sofrası hazırlanmış... saolsun kardeşim
istanbuldan eski bir arkadaşımdır kendisi. son birkaç yıldır adıyamana köyüne yerleşti. ve bence hayatını yaşıyor nedenmi ? buyrun resimler.

yavru buzağı gel bi seveyim seni



tanıştırayım eşeko


menderes kardeşimin bahçesinde yok yok. herşeyini burada yetiştiriyorlar. hayvanlarıda var.








menderes kardeşim bana bahçeden yolluk hazırlıyor.



menderes kardeşime teşekkür ediyorum ve yola koyuluyorum... buradan siirte memleketime gideceğim. yolum uzun enerim bol, hava aşırı sıcak ama olsun
ilk bölüm sonu devamı gelecek
yola çıkmadan planladığım rota kabataslak böyle olacaktı, lakin daha uzun bi yolculuk oldu eve döndüğümde. planladığımdan çok gezmişim

evimin önü fazeri yükledik yola hazırız.

saçı sakalı kestim akşamdan. depoyu fulledim eşyaları yükledim. sabah 05:30 ayaklandım. insan böyle günlerde çok çabuk keyifle uyanabiliyor. hatta gecesinde uykuya dalamıyor

klasik istanbul size kalsın ebn gidiyorum pozu

ilk molamı boluda verdim. sanırım biraz belim ağrıdı. bu nedenle fazerin zincirini yağlayıp beklemeye aldım. bende uzanarak çimlerde dinlenmek istedim.




yolda dominar 400 sahibi biri ile karşılaştık. nevşehire kadar birlikte sürelim dedik.


sonra arkadaşla yollarımız ayrıldı. hava kararmadan nevşehire varıp güneşin batışını seyretmek istiyorum
yoldan güzel birkaç kare

ilk durağım nevşehir olacak varmak üzereyim. ve yorgunum.



ve sonunda nevşehire vardım. çok şükür. epey yorulmuşum. ilk günü 700 küsür km ile sonlandırıyorum.




küçük şirin bir cafe. hemen girişte sizi karşılıyor. önce bir çay içip biraz soluklanayım sonrada güneşin batışını izleyebileceğim yüksek biryere çıkmalıyım

tatlı bir yorgunluk ifadesi var yüzümde ,

yüksek bir yer buldum diye sevinirken. kalenin tamda kapanma saatine denk gelmişim. maalesef kaleye çıkamayacağım.





karanlık çöktü üzerimize. önce karnımı doyurup, sonrasın da çadır kuracak biryer bulmam lazım.

derken bir kebap salonu görüyorum. kimsecikler yok ama durdum.

sonra buranın sahibi mustafa abi ile tanıştım. yemekler enfes. sohpet muhabbet şahane.

mustafa abime çadırımı kurabileceğim biryer önerebilirmisin bana diye soruyorum. oda seni biz misafir edelim. boşver çadırı ne gerek var diyor

gece çadırımı kurdugum çatı katı

güzelce uyuyup sabah erkenden güneşin doğuşuna şahitlik etmek istiyorum.

güneşin doğuşu ve ufak dokunuşlar


gece çadırımı krduğuum yer. mustafa abinin dükkanının çatısı ve güzel çadırım

çadırım ve ben

mustafa abim ile ramazan bayramının ilk günü hem bayramlaşıyoruz hemde kahvaltı yapıyoruz.

bir insanın kalbinin güzelliği bu kadar yansır yüzüne.

fazeri yükledim birazdan buradan üzülerekte olsa ayrılmak zorundayım. mustafa abim ile telefon numaralarımızı aldık. istanbula geldiğinde mutlaka misafir edeceğim kendisini. sözünü aldım başka yerde kalmayacak

ve artık yolcudur abbas. bağlasan durmaz. nevşehirden ayrılık vakti geldi çattı.

nevşehirin asfalt kalitesi çok iyi

havadayken pek bi havalardaydın. nolduuu

ben yoldayken mustafa abi mesaj atmış. benden sabah kahvaltı için para almayacağını tahmin ettiğim için. masaya tabağın altına birşeyler bıraktım. sanırım biraz rencide oldu. böyle olmasını istemezdim. paradan ziyade insan kazanmanın en güzel örneğidir mustafa abim...



istikamet kayseri. şakir abimi ziyarete gidiyorum. benim için çok değerli bir insandır kendisi.

kayseriye şakir abimin bağ evine varıyorum. güzel insan şakir abim.

şakir abimin babası. ben hayatımda böyle misafirperver insanlar görmedim duymadım...

şakir abimin oğlu, mert kardeşimle erciyese tırmanıyoruz. oksijen o kadar bol ki motorun çalışma stili değişti, rolanti seviyesini yükseltmem gerekti. benidmde ara ara başım dönüyordu. ama zamanla bünyem alıştı sanırım.




erciyese tırmandık lakin teleferik bayram dolayısı ile bugun çalışmayacakmış mış mış;;

şakir abim ve ailesini ziyaret ettim. kendilerini görmek bayramlaşmak beni onure etti. ve artık buradan ayrılık vakti geldi. malatyaya süreceğim akşama orada olmam lazım.

şakir abimin aslanları..

yolluklar hazırlanmış


istikamet malatya eski bir iş arkadaşımı ziyaret edeceğim. ve muhtemelen beni bırakmayacak onda kalacağım

malatyaya yaklaştım. hava kararmadan mehmet abime uğrayacağım.

ve sonunda malatya'ya vardım...

sofra hazırlandı mehmet abimle hem yemek hem sohpet. uzun zamandır görüşememiştik. konuşacak ne çok varmış meğer.

ve sabah oldu. buradan ayrılıp adıyamana nemruta çıkacağım.

Mehmet abimle eskiden iş arkadaşıydık. sonra kendisi memleketine yani malatyaya yerleşti. şimdi ayrılık vaktı, kendisine ve ailesine beni ağırladıkları için teşekkür ediyorum:



fazeri genel bir kontrol için istanbuldan hüseyin abimin beni yönlendirdiği ŞAH motor hüseyin abiye gidiyorum.

hüseyin abim

saolsun motorumun radyatör sıvısını değiştirdi. genel kontrollerini yaptı. daha sıcak şehirlere doğru ilerleyeceğim. bu nedenle radyatör sıvısı ona göre değiştirildi. bu arada saolsun benden hiçbir ücret almadı yaptıkları için. bir dost bir abi daha kazandım. kendisine hayırlı işler diliyorum ve teşekkür ediyorum.

istikamet adıyaman. nemrut dağı

adıyaman yol üzeri güzel manzaralar.




hava aşırı sıcak oldugundan sık mola veriyorum. ve su içiyorum sürekli


ismini hatırlayamadığım bir akarsu.

acelem olmasa suya girmek isterdim. lakin güneşin batışını nemrutta görmek istiyorum

manzanın güzelliği ve koyunlar...



istikamet nemrut



karadut köyünce osman amcam var. kendisi çok yakın bir arkadaşımın babası olur. es geçmek istemedim. bayramını kutlayıp nemruta doğru çıkacağım tekrar


osman amcanın ikram ettiği buz gibi köy ayranı.

osman amcam saolsun yemeğe kalıp 1 gecede benim misafir olmamı istedi. lakin zaman kısıtlı
nemruta vardım bu noktadan sonra araçları bırakıp özel minibüslere 2 lira ödeyerek yukarı çıkılıyor.

seyir terası


minibüsçü arkadaş neşeli araba full çekiyor çünkü her seferinde

minibüsle belli bir noktaya kadar çıkıp, sonrasında epey yüksek çok basamaklı merdiven yolculuğu ile başbaşa kalıyorsunuz
sanırım 2000 basamak vardır. saymadım salladım




yorulmaya başladım

biraz dinlenelim

eşeklerle yukarı çıkılabiliyor. ben hayvana eziyet etmek istemedğim için yürüdüm. lütfen sizde yürüyün giderseniz.

ve zirvedeyim



güneş batacak ama daha var. güneşin batışını beklemeden inmeye karar verdim. anlık değişiyor duygularım. izlemek istemedim. size saçma gelebilir belki ama

inişe geçiyoruz

inerken tanıştığım afrikalı ali kardeşim

nemruttan inerken yolda rasladıgım küçük arkadaş. kendisini yolun ortasından alıp kenara bıraktım.

köylerin içinden geçerek ilerliyorum. adıyaman menzile gideceğim ve bu geceyi misafirhanede geçireceğim insallah.




hayırdır kardeş ne işin var burada

menzilde 1 gece kaldım. burada nedense hiç fotograf çekmedim. yorgundum. acıkmıştım. birşeyler yedim ve uyudum. ahmet turan perker isimli abimizle biryerlerde karşılaştık hatta
menzilden sabah gün doğarken ayrıldım. hava ve manzara çok güzel.




gece beni arayan menderes kardeşimin beni sabah kahvaltıya davet etmesi üzerine gergere evine gidiyorum kahvaltı sofrası hazırlanmış... saolsun kardeşim

yavru buzağı gel bi seveyim seni



tanıştırayım eşeko


menderes kardeşimin bahçesinde yok yok. herşeyini burada yetiştiriyorlar. hayvanlarıda var.








menderes kardeşim bana bahçeden yolluk hazırlıyor.



menderes kardeşime teşekkür ediyorum ve yola koyuluyorum... buradan siirte memleketime gideceğim. yolum uzun enerim bol, hava aşırı sıcak ama olsun
ilk bölüm sonu devamı gelecek























































































































































































