- Katılım
- 14 Mar 2013
- Mesajlar
- 387
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar merhaba :cat:
Geçen hafta içerisinde yapmış olduğum bir geziyi sizinle paylaşmak istedim. Daha fazla fotoğraf ve bilgi için http://sinancinar1.blogspot.com.tr/ adresine bakabilirsiniz.
Bu sefer ki yolculuğum çok öncesinden planlanmış ancak bugüne kadar yapılamamış bir yolculuk. İstikametim Hitit topraklarına. İlk durak Alacahöyük olacak. Sonrasında ise Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa ve Hititlerin tapınma merkezi olan Yazılıkaya.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Ankara-Alacahöyük arası yaklaşık olarak 230 km. Ankara-Samsun yolu üzerinden Sungurlu ilçesini geçtikten yaklaşık 10-15 km sonra Alacahöyük yol ayrımı bulunmakta. Yollar son derece güzel. Bozkırın güzelliklerini izleyerek yolculuğa devam ederken kulağımda da bozkırın tezenesinin tınıları vardı. 230 km'lik yolculuğun ardından ilk durağımız Alacahöyük. Eski Tunç Çağı ve Hitit çağında çok önemli bir kült ve sanat merkezidir Alacahöyük.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Höyük, bilim alemine ilk kez 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından tanıtılmış olup, bu yıllardan itibaren höyük Orta Anadolu'yu ziyaret eden bilginlerin uğrak yeri olmuştur. Daha sonra 1906 yılından beri Boğazköy'de çalışan H. Winckler, Makridi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Halil Ethem Bey'in teklifi üzerine Höyük'te araştırma yapmaya karar vermişlerdir. Höyük'te gerçek anlamda ilk sistemli kazılar, Cumhuriyet Döneminde Atatürk tarafından başlatılmıştır. 1935 yılında Türk Tarih Kurumu adına Hamit Zübeyr Koşay, Remzi Oğuz Arık ve Mahmut Akok gerçekleştirdiği ilk kazı çalışmaları 1983 yılına kadar sürdürülmüştür. Bu tarihten itibaren ara verilen kazılara 1997 yılında Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu tarafından tekrar başlanmıştır. Yapılan araştırma ve kazılar sonucunda Alacahöyük'ün Kalkolitik Çağdan günümüze kadar kesintisiz olarak iskâna sahne olan höyükte 4 kültür katı tespit edilmiştir. Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit ve Frig dönemlerini kapsayan bu katlar kendi aralarında 15 ayrı mimari tabakaya ayrılmaktadır.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Alacahöyükte yer alan ve 1941 yılında açılan müzede Kalkolitik Çağdan Frig dönemine kadar eserler sergilenmekte.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
İkinci durağımız olan Hattuşa'ya giderken köy yollarını kullandım. Benim en sevdiğim yollar köy yolları. Baharda tezek kokusuyla karışık çiçek kokularıyla temiz havası ve medeniyetten uzaklığıyla köy yolları benim favorim.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Ve eski bir köy okulu... Günümüzde köyde okula gidecek çocuk olmadığı için sağlık ocağı olarak kullanılıyormuş.
[/url][/IMG]
Ve ikinci durağımız Hattuşa. Alacahöyük Hattuşa arası yaklaşık olarak 35 km. Hattuşa kesinlikle görülmesi gereken tarihi bir zenginlik. 1986 yılında UNESCO Dünya Mirasları listesine dahil edilmiştir.
[/url][/IMG]
400 yıldan uzun bir süre hüküm sürecek olan bir uygarlığın başkentiliğni yapan Hattuşa'da, günümüzde görülebilen ve büyük çoğunluğu Büyük Kral IV. Tudhaliya dönemine ait olan kalıntılar arasında tapınaklar, kraliyet konutları ve surlar bulunmaktadır.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Hattuşa Antik Kentini gezerken otlayan pekçok inekle karşılaşmanız işten bile değil
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Yerkapıya çıktığınızda bütün yorgunluğumuzu alan çok güzel bir manzara karşıladı bizi. Keops Piramidinden daha büyük bir oturma alanına sahip olan Yerkapı, mistik atmosferi ve güzel manzarası ile kesinlikle görülmesi gereken bir yer.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Son durağımız ise Yazılıkaya. Yazılıkaya Hattuşa'ya 3 km uzaklıkta. Hattuşanın en büyük ve en etkileyici kutsal mekanı, şehrin dışında yer alan, yüksek kayalar arasına saklanmış. Yazılıkaya Açık Hava Tapınağıdır. Tapınakta 90dan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Yazılıkayadan sonra dönüş yoluna düşüyoruz. Çorum'a kadar gelip leblebi almamak olmaz. Leblebimizi de alıp 480 km yol kat edip dönüyoruz kürkçü dükkanına. Dönüş yolunda Baktat dinlenme tesisinde yediğim karışık pide son derece güzeldi. Bu istikamete gider ve karnınız acıkırsa tavsiye edebileceğim bir yer. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Hepinizin yolu ve bahtı açık olsun arkadaşlar :cat:
Geçen hafta içerisinde yapmış olduğum bir geziyi sizinle paylaşmak istedim. Daha fazla fotoğraf ve bilgi için http://sinancinar1.blogspot.com.tr/ adresine bakabilirsiniz.
Bu sefer ki yolculuğum çok öncesinden planlanmış ancak bugüne kadar yapılamamış bir yolculuk. İstikametim Hitit topraklarına. İlk durak Alacahöyük olacak. Sonrasında ise Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa ve Hititlerin tapınma merkezi olan Yazılıkaya.
Ankara-Alacahöyük arası yaklaşık olarak 230 km. Ankara-Samsun yolu üzerinden Sungurlu ilçesini geçtikten yaklaşık 10-15 km sonra Alacahöyük yol ayrımı bulunmakta. Yollar son derece güzel. Bozkırın güzelliklerini izleyerek yolculuğa devam ederken kulağımda da bozkırın tezenesinin tınıları vardı. 230 km'lik yolculuğun ardından ilk durağımız Alacahöyük. Eski Tunç Çağı ve Hitit çağında çok önemli bir kült ve sanat merkezidir Alacahöyük.
Höyük, bilim alemine ilk kez 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından tanıtılmış olup, bu yıllardan itibaren höyük Orta Anadolu'yu ziyaret eden bilginlerin uğrak yeri olmuştur. Daha sonra 1906 yılından beri Boğazköy'de çalışan H. Winckler, Makridi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Halil Ethem Bey'in teklifi üzerine Höyük'te araştırma yapmaya karar vermişlerdir. Höyük'te gerçek anlamda ilk sistemli kazılar, Cumhuriyet Döneminde Atatürk tarafından başlatılmıştır. 1935 yılında Türk Tarih Kurumu adına Hamit Zübeyr Koşay, Remzi Oğuz Arık ve Mahmut Akok gerçekleştirdiği ilk kazı çalışmaları 1983 yılına kadar sürdürülmüştür. Bu tarihten itibaren ara verilen kazılara 1997 yılında Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu tarafından tekrar başlanmıştır. Yapılan araştırma ve kazılar sonucunda Alacahöyük'ün Kalkolitik Çağdan günümüze kadar kesintisiz olarak iskâna sahne olan höyükte 4 kültür katı tespit edilmiştir. Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit ve Frig dönemlerini kapsayan bu katlar kendi aralarında 15 ayrı mimari tabakaya ayrılmaktadır.
Alacahöyükte yer alan ve 1941 yılında açılan müzede Kalkolitik Çağdan Frig dönemine kadar eserler sergilenmekte.
İkinci durağımız olan Hattuşa'ya giderken köy yollarını kullandım. Benim en sevdiğim yollar köy yolları. Baharda tezek kokusuyla karışık çiçek kokularıyla temiz havası ve medeniyetten uzaklığıyla köy yolları benim favorim.
Ve eski bir köy okulu... Günümüzde köyde okula gidecek çocuk olmadığı için sağlık ocağı olarak kullanılıyormuş.
Ve ikinci durağımız Hattuşa. Alacahöyük Hattuşa arası yaklaşık olarak 35 km. Hattuşa kesinlikle görülmesi gereken tarihi bir zenginlik. 1986 yılında UNESCO Dünya Mirasları listesine dahil edilmiştir.
400 yıldan uzun bir süre hüküm sürecek olan bir uygarlığın başkentiliğni yapan Hattuşa'da, günümüzde görülebilen ve büyük çoğunluğu Büyük Kral IV. Tudhaliya dönemine ait olan kalıntılar arasında tapınaklar, kraliyet konutları ve surlar bulunmaktadır.
Hattuşa Antik Kentini gezerken otlayan pekçok inekle karşılaşmanız işten bile değil
Yerkapıya çıktığınızda bütün yorgunluğumuzu alan çok güzel bir manzara karşıladı bizi. Keops Piramidinden daha büyük bir oturma alanına sahip olan Yerkapı, mistik atmosferi ve güzel manzarası ile kesinlikle görülmesi gereken bir yer.
Son durağımız ise Yazılıkaya. Yazılıkaya Hattuşa'ya 3 km uzaklıkta. Hattuşanın en büyük ve en etkileyici kutsal mekanı, şehrin dışında yer alan, yüksek kayalar arasına saklanmış. Yazılıkaya Açık Hava Tapınağıdır. Tapınakta 90dan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir.
Yazılıkayadan sonra dönüş yoluna düşüyoruz. Çorum'a kadar gelip leblebi almamak olmaz. Leblebimizi de alıp 480 km yol kat edip dönüyoruz kürkçü dükkanına. Dönüş yolunda Baktat dinlenme tesisinde yediğim karışık pide son derece güzeldi. Bu istikamete gider ve karnınız acıkırsa tavsiye edebileceğim bir yer. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Hepinizin yolu ve bahtı açık olsun arkadaşlar :cat: