çerkes ağabey
172 cm 73 kiloyum city sport un 5-6 çeşidi var bana hangisi uyar acaba siz anladığım kadarıyla bu işte uzmanlaşmışsınız

teşekkürler :cat:
Motorsiklet ve bisiklet alımında yapılan en büyük hata , tavsiye üzerine veya varsayımlara dayanarak satın almaktır. tecrübe olarak bir referansınız yoksa , sırf bir yerlerden başlamak adına gözünüzü kapartır alırsınız.
Motorsiklet olsun bisiklet olsun , Aynı markanın aynı modelini kullananların bile kullanım tarzuı farklıdır.kullandıkça kişisel sürüş karakteriştiği ortaya çıkar. ve keşkeler başlar. Nerde ve nasıl süeceğinizi bilmiyorum ama flayer man veya 20 kiloya yakın herhangi ı bir bisikletin sizi düz yolda bile aşırı yoracağını ve bundan dolayı bir süre geçtikten sonra bisikletinizi bir kenara atacağınızı veya 2. el satmaya kalkacağınız çok iyi biliyorum.
Bu yüzden size ortalama ve her kullanıcısını sürüş tarzıyla memnun eden city sport önerdim.( Salcanonun teknik servisi berbattır. kendi çözümüzü kendiniz üreteceksiniz ) Bununla başlarsanız zamanla size asıl hitap edecek olan donanımın neler olabileceğini anlamaya başlıyorsunuz.
Bisiklet motorsiklet gibi değildir. her zaman bakım ister ancak bunu yapmayacağınız veya ihmal edeceğiniz için zamanla hareketli parçalarda sorunlar oluşur. Bakım yapacağınız gibi süreklide ayar yapmanız gerekir. Bu parçaları değiştirerek sürüş performansını bizzat hissederek tecrübe edeceksiniz.
Her sürücünün vücut yapısı farklı olduğu için fabrikasyon kendine %100 uygun bisikleti bulması imkansıza yakındır.
Oturduğunuz selenin malzemesinden , yerden yüksekliğine , selenin gidona olan uzuaklığının kol boyunuza oranı gibi oldukça karışık hesaplar gerektirir. fakat bizler genelde deneme yanılma yöntemini seçeriz. Gerekirse keser kıslatır veya atar yeni bir parça alırız.
Bu yüzden tecrübe kazanacağınız bisikletin buna gelmesi ve bunu yaparken bütçenizide fazla zorlamamasıda çok önemli.Kırıldı döküldü çalındı olayında "canım sağolsun" diyecek kadarda pahalı olmamalı. Dolasıyla Salcano city sport size sadece ve sadece ucuz olduğu ve akıcı bir sürüşü olduğu için tarafımca tavsiye edilmiştir ve nihayi kullanacağınız . ömür tillah sizi idare edebilecek bir bisiklet değildir.Tecrübe edindikten sonra asıl olarak ne tarz ve hangi donanımla kullanmanız gerektiğine sadece siz karar verebilirsiniz.
herhangi bir modeli özellikle önermiyorum , Bulabildiğiniz en ucuz city sportu alın ve kullanmaya başlayın.Nasıl olsa ne alırsanız alın illaki ,kırılıp dökülecek. döküleni toplaya toplaya devam edeceksiniz.
Hocam özele girmezse sorayım ? Şimdi kaç kilosun ?
Şu an 90 kiloyum. ( karbon kadro için halen ağırım ) 3 yıl içinde 4 kez bisiklet değiştirdim. city bike ile başlayıp , sonradan Mtb ve sonrası ise klasik yarış bisikleti , en son kullandığım ise karbon kadrolu yarış bisikleti. Bu aralarda defalarca donanım denemelerim oldu.
Allahtan başlangıç ve orta seviye bisiklet parçaları ucuz. Maddi oılarak fazla yük olmuyor. Ancak işin içine karbon ve alaşım girince cüzdanın euro tarafı ciidi miktarda oldukça hafifliyor. Ayrıca üretici firmalar tarafından bisiklet kadro (iskelet ) açıları ve kullanılacak materyal cinsi tespiti gibi Arge çalışmaları için ayrılan paralar oldukça dehşet bütçeler. Bu yüzden üst düzey donanımlar çok pahalı. Bu parayı üst düzey donanıma verebilmeniz için alt düzey donanımı bizzat kullanmanız , üst düzey donanımın size kattığı + Değeri anlabilmeniz için çok önemli.Bunun sonunda bu parayı verip vermemek kararını verebilmeniz için alt ve orta düzey donanım tecrübesi nerdeyse şart. Yoksa olan paranıza olur.
Ama bu da aynı motorsiklet gibi bir hastalık. Bir başlayınca eğer severseniz duramıyorsunuz. Tahminimce yaptığınız hata, tek başınıza ve herhangi bir program yapmayarak binmeniz olmalı. Gerçi grup olayıda aynen motorda olduğu gibi kalabalıklaştıkca cıvıyan insanlar çoğalıyor.
Kondüsyon için Tempolu sürmek lazım. Bunun içinde manzaraya değil önünüze ve hız göstergenize bakmanız lazım. ( varsa Nabız veya kadans saatine de ) daimi olarak belirlediğiniz minimum rakamların üstünde seyretmeniz gerekir. Ve her sporda olduğu gibi bir başlayınca yağmuru, çamuru bahane etmeden devamlı çalışmanız lazım. Zamanla tempoyu arttırmanız ve vücut üst limitini bulmanız lazım. Ki üstüne çıkıp kendinizi hırpalamayın.Donanımda olduğu gibi antremanda kişiye özeldir. herkezin bir alt ve üst limiti vardır. Bunu anladıktan sonra bu limitler içinde kalarak yapılan her çalışma veya gezi size keyifli gelecektir.
Bizlerin yaptığı en genel hata çok kısa sürede çok hızlı sonuçlar görmeyi ummaktır. Body builng yapan bir kişi 3 ayda herkül gibi olmak ister. Bu olmayınca ya bırakır ya da ilaçlara başvurur. Bisiklette böyle öncelikle çok hızlı ilerleme kaydedilirken , sonraları bu ilerlele yavaşlar ve en sonunda bir doyum noktasında son bulur. Bunu anladıktan sonra bu noktadan geriye düşmemek için çalışmaya devam etmek gerekir. İşte bu sürece ulaşmakta kişiden kişiye değişir. Bu yüzden bu aralığı uzun süreli düşünmek lazım. öyle 1 yılda olmayı düşünmek hayalcilik olur.
Kendinizi geliştirdikçe donanımınızında size yetmeyen kısımlarını değiştirmeniz gerekir.Ama ilginçtir. Bisiklet camiiası motorculardan bile havalıdır. Parası olanın en pahalı donanımı alıp sırf bununla ön plana çıkmaya çalıştığı ilginç bir topluluktur.
Size tavsiyem İlker bey bisiklete yendiden başlayın ancak bu sefer kendi yaştınız ( bu çok önemli ) ve sizinle aynı amacı paylaşan 2-3 kişilik bir grup oluşturun. Fazlası zarar. Birbirinize destek ola ola hareket edin. Ve en önemlisi herkeze uygun ortak bir program yapıp , buna şidettle uyun. Yoksa hüsran kaçınılmaz olur.