- Katılım
- 25 Tem 2007
- Mesajlar
- 54
- Konu Yazar
- #1
Herkese merhaba,
Sonunda ben de motorumu (BMW F650 GS) aldım ve işte buradayım. Sevgili kardeşimin (shadow-man) bu işe katkısı elbetteki çok fazla. Kendisine motorumu köprüden geçirdiği için bi daha teşekkür.
Dün ilk defa yaklaşık 65km. motorumu kullandım. Önce 45dk. kadar bizim kapalı otoparkta deneme sürüşleri yaptım. Baktım direklerin arasından falan gayet rahat dönebiliyorum, kim tutar seni şeklinde fırladım sokağa, tabiki dikkatlice, sapıtmadan.
Önce Acıbadem ara sokaklarında minik bir alıştırma turundan sonra Fenerbahçe yaptım. Daha sonra 2 defa Maltepe'ye sahilden gidip Bağdattan döndüm, inanılmaz keyifliydi, ilk tecrübelerimi sizinle sırasıyla paylaşmak istiyorum. Bu arada ara sokaklarda alıştırma yapmak, düz yolda gitmekten çok daha fazla geliştiriyor insanı. Aynı anda vites, gaz, fren, debriyaj ve viraj hakimiyetleri çalışıyorsunuz, yokuş inip çıkıyorsunuz. Bir de sakin mahallelerde turlarsanız karşınıza fazla araba falan da çıkmıyor, harika. Benim gibi acemilere (buralarda varsa eğer) kesinlikle tavsiye edilir.
1. İlk dersimi aldım, trafik kıro (böyle yazılıyor herhalde) ve maganda dolu. Genel yaklaşım şu: "Motor bu, nasılsa hemen durur veya aradan geçiverir, ben önüne şöyle bir atlayayım."
2. Kesinlikle şehir içinde (özellikle keskin) viraj dönerken fazla kapalı almamak lazımmış çünkü hemen yanınızda bir araba bitiveriyor ve size dönmek için yolun 1/5'i kalıyor. Iyyykkk, strese bak ! ! !
3. Yine aynı şekilde yolun neresinden gidilmesi gerektiğine iyi karar vermem gerekiyormuş. Sağdan sağdan yavaşça gideyim dedim, amanin ne büyük hata. Çünkü arkadaki araç yine hemencik yanınızda bitiyor ve sizi sağ şeritte park etmiş araçlarla sıkıştıra sıkıştıra ilerliyor. Bi daha yemezler, beklesin abicim herkes arkada, acemi var
4. Dün hava anormal rüzgarlıydı, sahil yolunda ağaçlar uçacak gibiydi. Ağır motorun faydasını o rüzgarda daha iyi anlıyorsun. Bir ara scooterla bu işe başlayayım diye düşünen biri olarak, o rüzgarda asla bir scooter üzerinde olmak istemezdim (Maxi scootorları kastetmiyorum tabi, onlar bazı motorlardan bile ağır, ~250kg.) . Köprü üzerinden geçen scootorların neden çok yavaş geçtiğini ve adamların neden scooterla sevişir şekilde ilerlerdiklerini daha iyi anlıyorum şimdi.
5. Motor genelde acayip ısınan bir aletmiş, resmen ütünün üzerinde dolaştığımı hissettim. Bi de full koruma, piştim walla, kendi terimde serbest yüzdüm. Sabah tartıldım, tam 1 kilo vermişim. Süper rejim cihazı aynı zamanda bu zımbırtılar.
Maceraların ve acemi günlüğümün devamı gelecek, pek yakında...
Herkese sevgiler.
Sonunda ben de motorumu (BMW F650 GS) aldım ve işte buradayım. Sevgili kardeşimin (shadow-man) bu işe katkısı elbetteki çok fazla. Kendisine motorumu köprüden geçirdiği için bi daha teşekkür.
Dün ilk defa yaklaşık 65km. motorumu kullandım. Önce 45dk. kadar bizim kapalı otoparkta deneme sürüşleri yaptım. Baktım direklerin arasından falan gayet rahat dönebiliyorum, kim tutar seni şeklinde fırladım sokağa, tabiki dikkatlice, sapıtmadan.
Önce Acıbadem ara sokaklarında minik bir alıştırma turundan sonra Fenerbahçe yaptım. Daha sonra 2 defa Maltepe'ye sahilden gidip Bağdattan döndüm, inanılmaz keyifliydi, ilk tecrübelerimi sizinle sırasıyla paylaşmak istiyorum. Bu arada ara sokaklarda alıştırma yapmak, düz yolda gitmekten çok daha fazla geliştiriyor insanı. Aynı anda vites, gaz, fren, debriyaj ve viraj hakimiyetleri çalışıyorsunuz, yokuş inip çıkıyorsunuz. Bir de sakin mahallelerde turlarsanız karşınıza fazla araba falan da çıkmıyor, harika. Benim gibi acemilere (buralarda varsa eğer) kesinlikle tavsiye edilir.
1. İlk dersimi aldım, trafik kıro (böyle yazılıyor herhalde) ve maganda dolu. Genel yaklaşım şu: "Motor bu, nasılsa hemen durur veya aradan geçiverir, ben önüne şöyle bir atlayayım."
2. Kesinlikle şehir içinde (özellikle keskin) viraj dönerken fazla kapalı almamak lazımmış çünkü hemen yanınızda bir araba bitiveriyor ve size dönmek için yolun 1/5'i kalıyor. Iyyykkk, strese bak ! ! !
3. Yine aynı şekilde yolun neresinden gidilmesi gerektiğine iyi karar vermem gerekiyormuş. Sağdan sağdan yavaşça gideyim dedim, amanin ne büyük hata. Çünkü arkadaki araç yine hemencik yanınızda bitiyor ve sizi sağ şeritte park etmiş araçlarla sıkıştıra sıkıştıra ilerliyor. Bi daha yemezler, beklesin abicim herkes arkada, acemi var
4. Dün hava anormal rüzgarlıydı, sahil yolunda ağaçlar uçacak gibiydi. Ağır motorun faydasını o rüzgarda daha iyi anlıyorsun. Bir ara scooterla bu işe başlayayım diye düşünen biri olarak, o rüzgarda asla bir scooter üzerinde olmak istemezdim (Maxi scootorları kastetmiyorum tabi, onlar bazı motorlardan bile ağır, ~250kg.) . Köprü üzerinden geçen scootorların neden çok yavaş geçtiğini ve adamların neden scooterla sevişir şekilde ilerlerdiklerini daha iyi anlıyorum şimdi.
5. Motor genelde acayip ısınan bir aletmiş, resmen ütünün üzerinde dolaştığımı hissettim. Bi de full koruma, piştim walla, kendi terimde serbest yüzdüm. Sabah tartıldım, tam 1 kilo vermişim. Süper rejim cihazı aynı zamanda bu zımbırtılar.
Maceraların ve acemi günlüğümün devamı gelecek, pek yakında...
Herkese sevgiler.