Deprem değilde, yine binaların insanları öldürdüğünü tekrar tüm Türkiye olarak hiç bir ders almadan izlemiş olduk.
Yıkılan binalar, belli ki eski ve kurallara uygun şekilde yapılmamış.
Deprem aslında İzmir'de dahi olmamasına rağmen, şuan tam olarak kaç bina yıkıldığı bilinmiyor. Sonrası ise oturulmayacak derecede zarar görmüş binaları tespit etmek olacaktır.
Bu tarz konuları takip edenler, son aylarda sürekli orada depremler meydana geldiğini zaten biliyordur. Genelde 1.5 3.8 arası depremler oluşuyordu ama bu sefer ne yazık ki 6.8 olarak ölçüldü. Tabi hâlâ deprem cahili olduğumuz için televizyon 6.6 olarak vermekte. Fransızlar ise 7.0 olarak ölçümlemiş.
Şuan Sisam Adası da pek iyi durumda değil, depremi en yakın olarak hisseden yerleşim yeri orası esasen.
Yıkılan binaların hâlâ, üzerine çıkabiliyoruz. Hâlâ, maske takmıyor mesafe ye dikkat etmiyoruz. Israrla, kalabalık yapıyor, trafik oluşuyoruz. Yani yine kendi topuğumuza kendimiz sıkıyoruz.
Beni felaket tellalı olarak düşünmeyin ama önce ki konulardan da depreme karşı olan ilgimi biliyorsunuzdur. Marmara Denizinde de son iki aydır sürekli 1.5 3.5 arası depremler oluyor. Artık Tekirdağ açıkları mı olur, yoksa Yalova mı emin değilim ama deprem yüz yılında olmamız, söz konusu fayın şuan aktif şekilde uyarı vermesi, tarihsel bilgiler falan. Bence İstanbul da yaşayanlar da ufak, ufak önlemlerini alsın.
Depremin, doğal felaketlerin şakası olmuyor.