Anladığım kadarıyla "adam" herkese ait olan yola/sokağa park ediyor, sizin kapı yolun ortasına açılıyor.
Resmi trafik levhalarıyla yasaklanmadığı sürece, isteyen istediği yere park edebilir. "Park etmeyin" yazınızı görüp de park etmiyorlarsa, onların lütfudur, nezaketidir.
Ya belediyeye bildirip, işgaliye parasını verip, dubayı kilidi koyacaksınız ya da sokağın ortasına uzamayan bir çözüm bulacaksınız.
Dediğiniz yanlış eğer hocalarım yanılmıyorsa. Mimarlık son sınıf öğrencisiyim ve daha dün anlatılan konut dersinde bu konudan da bahsedildi. Mevcut imarda apartmanlarda her 3 daireye bir araç düşecek şekilde arsa içinde çözüm bulunması zorunlu tutulmuş. Fakat ola ki çözemediğiniz durumlarda dediğiniz gibi bir bedel var, evet. Ama bu bedel sokağı kiraladığınız ya da kullanım hakkını kiraladığınız gibi bir anlama gelmiyor. Bu bedel belediyenin bu mevkideki evlere otopark sağlaması için ayrılan bir bütçeyi besliyor. Ama böyle bir bütçe olmadığı için para kasaya gidiyor ve çarçur oluyor diğer işler ile. Ve hatta bu bedel hesaplanırken bir aracın kapladığı alan üzerinden araç sayısı ile çarpılıp çıkarılıyor.
Yeni gelecek olan imar düzenlemesinde ise daire başına bir araçlık otopark zorunlu hale gelmiş durumda. Bu bedel ise yanlış bilmiyorsam kaldırılıyor ve zorunluluk pratikte de sağlanıyor ama emin değilim tam olarak bu son kısımdan.