- Katılım
- 21 Haz 2013
- Mesajlar
- 77
- Konu Yazar
- #1
Merhaba Arkadaşlarım, Dostlarım, Züpermotocular, Gırosçular ve bilimum modifiye sevenler !
Bu bir süpermoto 'big bore' ve aynı zamanda 'görsel' değişim projesidir. İsmini 'FreedoMoto' koydum.
Motor : Mondial Extreme Süpermoto 2011 model.
Amaç : 250cc'den 300cc ye silindir piston kiti ve bu kite uygun silindir kafası ile bir performans artışı.
Kapsam : Uzun vadeli kullanılacak bir motosiklet olarak düşünüldüğü, ömrünün uzun olması istendiği için baştan aşağı, keyfi parça değişimlerini içerir. Aynı zamanda hem fonksiyonel hem de görsel bir takım modifikasyonlar ve değişimler mevcuttur.
Aslına bakarsanız motorun baştan aşağı yenilenmesi de diyebiliriz.
Not : Kullanılan parçaların listesini vermem istenirse, seve seve yazarım
ama baya uzun 
Başlıyoruz !!!
İlk başta motoru tanıyalım.
Mondial Extreme Süpermoto isimli bu arkadaş, esasen yurtdışında 'Shineray 250 Supermotard' ismiyle tanılır.
Tabi ki çinde üretilmiş bir motor. Ancak tarihi eskilere, çoook eskilere dayanıyor
Honda'nın 1989 - 93 yılları arasında ürettiği NX 250 modelinin, motor bloğu üretim tezgahını bu Çinli arkadaşlarımız satın alıyor.
Motorun terminolojideki motor bloğu kodu ' AX-1 ' zaten motorun bloğunda da bu yazıyor.
Su soğutmalı (çift radyatör), 4 valfli, 13 e bir kompresyon değerine sahip, 6 plakalı ıslak debriyaj sistemi ve 6 vitesli şanzumanıyla,
tamamen Honda'nın AX-1 motor bloğunun birebir kopyası.
İddia edilen gücü 24 PS ki gerçek olduğunu düşünüyorum.
Motorun ön süspansiyonları/forkları zamanında Showa ile uzun süre çalışmış FaceTech firmasına ait.
Hem kompresyon hem rebound ayarı mevcut ki bu az rastlanan birşeydir.
Arkada yine aynı firmanın klasik tip, Monoshock gazlı süspansiyonu mevcut, onunda rebound ayarı mevcut.
110 / 80 / 17 ve 140 / 70 / 17 lastik ebatlarına sahip, telli jantları mevcut.
Amma ciddi yazıyorum be peehhh..
Gelelim ilk zamanlara ;
Herşey, Ankarada'ki bir arkadaşımdan motoru almamla başladı. Motor, normal kondisyonunda çalışır vaziyetteydi. Gayet memnunduk fakat bir kaç fonksiyonel sıkıntısı yok değildi.
Örneğin debriyajın kavramaya geçmekte zorlanması, ön frenin performansının çok düşük olması, radyatör hortumu kapak girişinden su sızdırması gibi. Aynı zamanda, kışın uzun süre soğukta beklemesinden sonraki ilk marşta çok fazla zorlandığı için marş motoru da yanmıştı. Bir de sağ radyatörde küçük bir çatlak mevcuttu, arkadaşım bu çatlağı sanayi de doldurtmuş fakat benim aklım hep ordaydı.
Onun haricinde motorun çalışması ve performansıyla ilgili bir sıkıntımız yoktu.
Motoru memleketim İzmir'e, aile evimizin bahçesine getirdim .
Beni uzun ve zorlu bir çalışmanın beklediğini biliyordum, aslında hiç ellemesem mi diye kendime sorduğum olmadı değil..
Ama her seferinde, ellerim sıfırdan birşey yaratmanın, hayalimdeki motoru tek başıma bütün zorluklarına katlanarak yapabilecek olma düşüncesi, beni bütün bu süreçte motive etti.
Yanlız büyük bir sıkıntım vardı.. Yalnızdım... Bana takıldığım noktalarda ve tecrübe isteyen yerlerde yardım eden, elini uzatan 30 yıllık Mehmet Ustam dışında kimsem yoktu. Allah ondan razı olsun, pırlanta gibi bir insan.
Neyse artık girizgahı bırakıp, amatörce çektiğim fotoğraflarla süreci anlatmanın vakti geldi sanırım.
Baştan söylüyorum, tek başıma olduğum için ne yazık ki yeterince fotoğraf çekemedim.
Açıkçası uğraştığım şeylerin arasında fotoğraf çekmek aklımın ucundan bile geçmedi.
Başlangıç için bir fikir vermesi adına ilk fotoğrafı koyuyorum..
Devam edecek...
Bu bir süpermoto 'big bore' ve aynı zamanda 'görsel' değişim projesidir. İsmini 'FreedoMoto' koydum.
Motor : Mondial Extreme Süpermoto 2011 model.
Amaç : 250cc'den 300cc ye silindir piston kiti ve bu kite uygun silindir kafası ile bir performans artışı.
Kapsam : Uzun vadeli kullanılacak bir motosiklet olarak düşünüldüğü, ömrünün uzun olması istendiği için baştan aşağı, keyfi parça değişimlerini içerir. Aynı zamanda hem fonksiyonel hem de görsel bir takım modifikasyonlar ve değişimler mevcuttur.
Aslına bakarsanız motorun baştan aşağı yenilenmesi de diyebiliriz.
Not : Kullanılan parçaların listesini vermem istenirse, seve seve yazarım
Başlıyoruz !!!
İlk başta motoru tanıyalım.
Mondial Extreme Süpermoto isimli bu arkadaş, esasen yurtdışında 'Shineray 250 Supermotard' ismiyle tanılır.
Tabi ki çinde üretilmiş bir motor. Ancak tarihi eskilere, çoook eskilere dayanıyor
Honda'nın 1989 - 93 yılları arasında ürettiği NX 250 modelinin, motor bloğu üretim tezgahını bu Çinli arkadaşlarımız satın alıyor.
Motorun terminolojideki motor bloğu kodu ' AX-1 ' zaten motorun bloğunda da bu yazıyor.
Su soğutmalı (çift radyatör), 4 valfli, 13 e bir kompresyon değerine sahip, 6 plakalı ıslak debriyaj sistemi ve 6 vitesli şanzumanıyla,
tamamen Honda'nın AX-1 motor bloğunun birebir kopyası.
İddia edilen gücü 24 PS ki gerçek olduğunu düşünüyorum.
Motorun ön süspansiyonları/forkları zamanında Showa ile uzun süre çalışmış FaceTech firmasına ait.
Hem kompresyon hem rebound ayarı mevcut ki bu az rastlanan birşeydir.
Arkada yine aynı firmanın klasik tip, Monoshock gazlı süspansiyonu mevcut, onunda rebound ayarı mevcut.
110 / 80 / 17 ve 140 / 70 / 17 lastik ebatlarına sahip, telli jantları mevcut.
Amma ciddi yazıyorum be peehhh..
Gelelim ilk zamanlara ;
Herşey, Ankarada'ki bir arkadaşımdan motoru almamla başladı. Motor, normal kondisyonunda çalışır vaziyetteydi. Gayet memnunduk fakat bir kaç fonksiyonel sıkıntısı yok değildi.
Örneğin debriyajın kavramaya geçmekte zorlanması, ön frenin performansının çok düşük olması, radyatör hortumu kapak girişinden su sızdırması gibi. Aynı zamanda, kışın uzun süre soğukta beklemesinden sonraki ilk marşta çok fazla zorlandığı için marş motoru da yanmıştı. Bir de sağ radyatörde küçük bir çatlak mevcuttu, arkadaşım bu çatlağı sanayi de doldurtmuş fakat benim aklım hep ordaydı.
Onun haricinde motorun çalışması ve performansıyla ilgili bir sıkıntımız yoktu.
Motoru memleketim İzmir'e, aile evimizin bahçesine getirdim .
Beni uzun ve zorlu bir çalışmanın beklediğini biliyordum, aslında hiç ellemesem mi diye kendime sorduğum olmadı değil..
Ama her seferinde, ellerim sıfırdan birşey yaratmanın, hayalimdeki motoru tek başıma bütün zorluklarına katlanarak yapabilecek olma düşüncesi, beni bütün bu süreçte motive etti.
Yanlız büyük bir sıkıntım vardı.. Yalnızdım... Bana takıldığım noktalarda ve tecrübe isteyen yerlerde yardım eden, elini uzatan 30 yıllık Mehmet Ustam dışında kimsem yoktu. Allah ondan razı olsun, pırlanta gibi bir insan.
Neyse artık girizgahı bırakıp, amatörce çektiğim fotoğraflarla süreci anlatmanın vakti geldi sanırım.
Baştan söylüyorum, tek başıma olduğum için ne yazık ki yeterince fotoğraf çekemedim.
Açıkçası uğraştığım şeylerin arasında fotoğraf çekmek aklımın ucundan bile geçmedi.
Başlangıç için bir fikir vermesi adına ilk fotoğrafı koyuyorum..
Devam edecek...