Fotoğraflarla Sürüş İncelikleri

Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
Alpaslan bey verdiğiniz bilgiler için bir kez daha teşekkür ederim.

Konuyu Başından beri ince eleyip sık dokuyarak,iç güdü haline gelmiş sürüş tecrübemle kıyasladığımda anlatımızda ki ortak noktaları yakaladım.

Anlatımınızın ÜZERİNE BASARAK söylüyorum normal yol koşullarında uygulanabilecek ideal uygulamalar olduğunu söyleyebilirim.Yoksa pistte ki riskler çok daha az,en azından trafik tek yön ve asfalt kalitesi mükemmel...


Teşekkürler Orhan Bey,

Ne garip bir ikilem ki verdiğim resimler aslında tüm dünyada otorite kabul edilmiş dergilerden alınma fotoğraflar. Herneyse dostum ben gençlere güveniyorum. Onlar bizim gençlerimiz. Anlık kırılmalarda olsa bizdendirler.

Saygılarımla.
Alpaslan.
 
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,903
Aslında buna kırgınlık denemez,keşke bütün başlıklarımız bu denli konu içi,yapıcı,seviyeli ve kaliteli tartışmalar olsa konuyu irdeleyen tüm katılımcı arkadaşlara teşekkürler.
 
Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
Düşünün dönüyorsunuz yatmış vaziyette dirseğiniz açık ve yukarıda; şimdi kontra tekrar gerekirse böylemi kolunuz daha rahat olur yoksa dirsek içeride kolun bilek ten dirseğe olan kısmı elciğin tam arkasında olursa mı ileri hareketi daha rahat olur? Öne abanma olmaz. Kol yine kırık olacak ama kartal kanadı gibi dışarıda olmayacaktır. Çünkü içeri alınan dirsektir, kırık tarzda bu şekliyle elide hafif viraja çevirir ki bu beden dilinin de motorda kullanımıdır.. Pratikte deneyiniz. Ama 80 km nin altındaki süratlerde. Resimlere çok takılmayınız. Esasen B2 de sanki sürücü dirseğini kitlemiş ve üzerine abanmış gibi duruyor. Bu resmi(B2) kale almayın derim.

Altta size başka resimler de yolluyorum. İç taraftaki dirseğe bakınız. Burada merkezi konum terk edilerek sarkma durumuna geçilmiş, bunun da gerektiği yerler var mesela ani kaygan bir yüzeye girildiğinde motorla birlikte yatmak aynı dönüş çapı için daha büyük yatış açısı gerektirdiği için tehlike yaratabilir. Ancak burada ki gibi racing tarzı değilde mesela chopper tarzı bir motor olursa zaten kollar gidona asılı vaziyette ve yukarıda olacaktır. Konu genel bir ip ucu sunumu olarak tarafımca yazılıp bazı uygun gördüğüm resimlerle takviye edildiği için tasvir burada tam yerine oturmamış belli. D2, F1 ve F3 ede bakınız.

Pro-Biker.jpg

146_0006_RSS3zoomTriumph_955iLeft_S.jpg

146_0008_RSS_03zoomSuzuki_GSX_R1000.jpg

Ayrıca burada dizlerle tank iyice sıkılarak tutulacak ve üst bedeninizi karın ve sırt kaslarınızla taşıyacaksınız. Kollarınızla gidona abanma olmayacaktır. Yani bu durumda ellerinizi sadece piyano çalan bir piyanistin ki gibi sadece kumandaların üzerinde gezdireceksiniz. Elcikleri bırakmadan tabi.

Bir ilave bilgi daha vereyim , dönüştesiniz motorun dönüş hattını kapatmak(daraltmak) istiyorsunuz arka freni gazı kapatmadan kullanın. Şöyleki arka freni hassas bir tarzda uyguladığınız da hız kesilmesi olmaması için bunu dengeleyecek oranda gaz beslemesi gereklidir. Şayet tersini yapmak istiyorsunuz yani dönüş hattınızı açmak isterseniz basitçe dış ayak pedalına ağırlık aktarın ve hassas bir tarzda ön freni okşayın. Motor dikilerek açlılacaktır. Bunlar son derece ustalık isteyen ileri sürüş teknikleri olup gelişi güzel trafikte denenmemesi gerekir.

Sevgilerimle,
Alfa
 
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,903
Eskiden kunduracı kalfaları kalıba gerdikleri sayaları çiviyle tuttururken hem birbirleriyle atışırlar hemde ağızlarından çektikleri çiviyi sayayı gevşetmeden danalyanın arkasıyla,parmağına vurmadan kalıba tutturup başınıda eğerdi.Buna zanaatkarlık denirdi.Amiyane tabiriyle şöförlük gibi.Bir de hafta sonu sürücüleri vardır hani.:wiinkk:
Kısacası motor sürücülüğü biraz zanaatkarlık gerektiriyor.:cat:
 
Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
Eskiden kunduracı kalfaları kalıba gerdikleri sayaları çiviyle tuttururken hem birbirleriyle atışırlar hemde ağızlarından çektikleri çiviyi sayayı gevşetmeden danalyanın arkasıyla,parmağına vurmadan kalıba tutturup başınıda eğerdi.Buna zanaatkarlık denirdi.Amiyane tabiriyle şöförlük gibi.Bir de hafta sonu sürücüleri vardır hani.:wiinkk:
Kısacası motor sürücülüğü biraz zanaatkarlık gerektiriyor.:cat:

Tatlı su sürücülerini demek istiyorun.
Biraz değil bence epey bir zanaatkarlık gereklidir. Bilirsiniz bizler le motora başlayanların bir türlü düşmeden duramayanları, kedinin uzanamadığı ciğere mundar demesi gibi, hemen motorculuğu ve motora binenleri kötülemeğe başlardı. Bazı küçük kasabalardan geçerken o zamanlar şeytan diye bizi taşlayanlar, traktörünü üzerimize sürenler olurdu. Genede biz motorcu kaldık çünkü öyle doğduk.:cat:
 
Katılım
16 Kas 2007
Mesajlar
72
4-Virajın içinde panik başlamışsa motoru dikleştirip fren yapıp durumak eminetli bir yöntemdir. Dilersen virajı alamayacak gibi hissettiysen bunun yapabilirsin. B]

Eyvah eyvah, virajda fren yapıp durmak mı ?
Aman allahım, Cocacola ve Cumbaba'nın bunları tavsiye edeceğini sanmıyorum, ikisini de tanıyorum ve ikiside gayet iyi kullanıcılardır.

Bence anlatılanları yanlış anlama gibi bi durum var. Topic'in bu hale gelmesi ise çok büyük talihsizlik hele hele bir moderator arkadaşın kulaktan duyma bilgiler ile daha eğitime gitmeden hatalar var dönünce anlatırım demesi gerçekten tuhaf olmuş.

Viraj çıkışını görene kadar sağa virajda en soldan sola virajda en sağdan gidersen birinde karşı şerite geçersin diğerinde tarlaya girersin.

Viraja kadar en solda ya da en sağda gitmek doğru ama artık dönüş başladığı anda iç tarafa yönlenmeniz gerekir, viraj çıkışını gördüğün anda en emniyetli bölgedesindir artık zaten.

Virajda duracak kadar fren yapmak yanlış, eğer viraja yanlış hızda girilmiş ise durmak yerine yapılacak en akıllı şey (bence) verebildiğin kadar kontra verip motoru dönmeye zorlamaktır ve emin olun dönecektir.
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
Eyvah eyvah, virajda fren yapıp durmak mı ?
Aman allahım, Cocacola ve Cumbaba'nın bunları tavsiye edeceğini sanmıyorum, ikisini de tanıyorum ve ikiside gayet iyi kullanıcılardır.

Bence anlatılanları yanlış anlama gibi bi durum var. Topic'in bu hale gelmesi ise çok büyük talihsizlik hele hele bir moderator arkadaşın kulaktan duyma bilgiler ile daha eğitime gitmeden hatalar var dönünce anlatırım demesi gerçekten tuhaf olmuş.

Gittiğim eğitim motosiklet eğitimi değil, şirket içi eğitim. Motorla alakası yok :)

Ayrıca bahsettiğiniz noktaları kendilerine ileteceğim. :cat: Hatta madem tanıyorsunuz, siz de sorabilirsiniz. Noktasına virgülüne dokunulmadan yazılmıştır.
 
Katılım
18 Kas 2007
Mesajlar
239
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ben dün bir sürücü kursuna A2 ehliyeti almak için kaydolmuş, 2 yıldır bu konuda internetteki tüm yayınları, bir kısım dergileri takip eden, 2008/mart ayında bir motor alarak motosiklet hayatına giriş yapmakta olan birisiyim

burada tartışılanlarla ilgili olarak benim bir iki sorum olacak herkese.....
- viraja girerken en dıştan içe doğru dönmek mi mantıklı yoksa bir miktar kaçma payı bırakıp stabilize kısma düşmeyecek şekilde gitmek mi güvenli?
- viraj içinde dönemeyeceğimi anlayınca motoru dikleştirip durabilir miyim? bu çok zor birşey gibi geldi bana,

@ Metinkoca
"Viraj çıkışını görene kadar sağa virajda en soldan sola virajda en sağdan gidersen birinde karşı şerite geçersin diğerinde tarlaya girersin."

bu cümle mantıklı gibi geldi.

Sorularıma verilecek cevaplardan edineceğim bilgiler sonucu yapacağım uygulamaların sonuçlarını göz önüne alarak yanıtlarsanız sevinirim...



-


mesela bu resimde daha dıştan, sarı çizgiye yakın girilse, karşıdan gelen araba (araba sürücüleri genelde eğimli virajlarda içten kesmeyi severler) tehlike yaratmaz mı? ya da o araç görülünce dıştan içe kaçılabilir mi?

tamamen tarafsız ve öğrenmek için sorulan sorulardır.
 
Son düzenleme:
Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
Merhaba Eupherates,

Şimdi esas olan viraja kuru havada yavaş gir hızlı çık ıslak zeminlerde ise yavaş gir hızlımsı çıktır. Açısal olarak dönüşe geç başla geç apeksle ve çıkışta maksimum hızla çıktır. Ancak bunlar teoride ideal olan esasta performans düşünülerek tespit edilmiş gerçeklerdir.

Trafikte ise bulunduğunuz şartlara göre , çevrenizin farkında olarak kendiniz için en güvenli olanı uygulayınız. Kumandalar elinizdedir. Şöyle düşünün; Almanyada yada İtalyada kullandığınız gibi Türkiyede yada mesela Hindistanda motor kullanmak doğru olur muydu?
 
Katılım
18 Kas 2007
Mesajlar
239
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Merhaba Eupherates,

Şimdi esas olan viraja kuru havada yavaş gir hızlı çık ıslak zeminlerde ise yavaş gir hızlımsı çıktır. Açısal olarak dönüşe geç başla geç apeksle ve çıkışta maksimum hızla çıktır. Ancak bunlar teoride ideal olan esasta performans düşünülerek tespit edilmiş gerçeklerdir.

Trafikte ise bulunduğunuz şartlara göre , çevrenizin farkında olarak kendiniz için en güvenli olanı uygulayınız. Kumandalar elinizdedir. Şöyle düşünün; Almanyada yada İtalyada kullandığınız gibi Türkiyede yada mesela Hindistanda motor kullanmak doğru olur muydu?

teşekkürler...
ancak benim performansla alakam yok pek, ben genelde yavaş girp yavaş çıkmayı planlıyorum:) bu nedenle güvenli sürüş çizgisi Türkiye şartlarında nasıl olmalıdır? Trafikte virajı alamayacağımızı anlayınca dikleşip durulabilir mi? bunlara ilişkin olarak cevabı biraz daha açar mısınız?
 
Katılım
6 Nis 2006
Mesajlar
96
alfawings. emeğine saygı diyorum.. sizin yazılarınız sayesinde bir çok kez hayatta kalmayı başardım..

abicim sabrınada hayranım bu arada. bu sitede yorum yapmamnın sebeplerinden biride bu tip konular ve butür. polemikleri admin arkadaslar başlatıyorsa fazla söze gerek yok. sizin yazılarınızı yaklaşık 7 siteden takip ediyorum ve her gördüğüm yerde tekrar tekrar okuyup , ortam müsait olunca deniyorum ve şimdiye kadar hiç yanılmadıgınızı tecrübe ettimki sizin gibi bu kobuya hakim bi ustadan OKUYARAK eğitim almak çok memnun edici bir durum.. blogspottaki sayfanızda sürekli elimin altında..

tekrar saygılar

Mert TOKGÖZ
 
Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
teşekkürler...
ancak benim performansla alakam yok pek, ben genelde yavaş girp yavaş çıkmayı planlıyorum:) bu nedenle güvenli sürüş çizgisi Türkiye şartlarında nasıl olmalıdır? Trafikte virajı alamayacağımızı anlayınca dikleşip durulabilir mi? bunlara ilişkin olarak cevabı biraz daha açar mısınız?

...............................................

Türkiyede yollar genellikle bozuk ve çoğunluklada dönemeçler ters eğimlidir. Bu da aslında yavaş gitmek gerektiğini işaret eder. Şayet bir viraja yatış açınızın elverdiği en üst süratler içinde girmek gibi bir gayeniz yoksa yavaş gidiniz. Yavaş sürüşlerde(şehiriçi30-50km-şehirdışı70-90km) istediğiniz ve güvenli gördüğünüz hattı seçiniz. Birde benim güvenli sürüş grafikleri diye bir çalışmam ona bakınız. Bu sitede yoksa benim blogumda var. Bence ülkemizde esas olan virajlarda arkadan gelen trafiğin birinci derecede kollanmasıdır. Türkiye de malesef ilkokoul mezunu olmaktan ileri bir zihinsel evrime ulaşamamış birçok vatandaşımız araba ve hatta ticari manada araç kullanmaktadır. Bu kişilerden bir kısmı da motorlara obsede olmuş gibi bakışlarını üzerimize kitleyerek neredeyse üzerimize çıkacak seviyede arkamızdan, sağımızdan solumuzdan yaklaşırlar. Artık siz düşünün.

Nacizane benim uyguladığım usul trafikten %10 daha hızlı sürüşle kaçış sürüşü yapmak, araçlardan veya araç kümelerinden uzak durmak, onlarla paralel sürüşlere girmemek ve aynadan arkamı 6-7 saniyede bir kontrol etmektir. Birde gelişi güzel ıslak zeminlere rastlanan şehir içi yollarımızda çok dikkatli sürmektir.

Dönemeç hatları olarak bir arkadaşımız yukarıda ideal olan dönüş grafik çizimlerini sunmuş ancak bunları uygulamak için yol ve trafik durumunun da ideal olması gereklidir. Bu sebeple Türkiye de gözünüzü dört değil kardeşim ondört açacaksınız. Başka söyleyecek söz bulamıyorum.

Yardımcı olabildiğimi umarım.

alfawings. emeğine saygı diyorum.. sizin yazılarınız sayesinde bir çok kez hayatta kalmayı başardım..

abicim sabrınada hayranım bu arada. bu sitede yorum yapmamnın sebeplerinden biride bu tip konular ve butür. polemikleri admin arkadaslar başlatıyorsa fazla söze gerek yok. sizin yazılarınızı yaklaşık 7 siteden takip ediyorum ve her gördüğüm yerde tekrar tekrar okuyup , ortam müsait olunca deniyorum ve şimdiye kadar hiç yanılmadıgınızı tecrübe ettimki sizin gibi bu kobuya hakim bi ustadan OKUYARAK eğitim almak çok memnun edici bir durum.. blogspottaki sayfanızda sürekli elimin altında..

tekrar saygılar

Mert TOKGÖZ

Teşekkür ederim Mert. Sana ve yazılarımı okuyarak teşekkür cevablarını yollayan ve yollamayan tüm sürücülere ve sürücü adaylarına çok teşekkür ederim.

Virajda şayet yürüyüş süratinde değilseniz dikleşip durmak kaza demektir. Dikleşmek hattın aniden açılmasıdır. Bu durum bir arkadaşımızca yine yukarıda izah edilmiştir. Yavaşlayabilirsiniz ama durmak belli bir süre alır. Frenler elektrik düğmesi değilki dokonunca anında sönsündürsün. Bunu bu şekliyle söylemek, virajda fren ve duruş, bilinçsizce cana kasttir.
 
Son düzenleme:
Katılım
18 Kas 2007
Mesajlar
239
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
...............................................

Türkiyede yollar genellikle bozuk ve çoğunluklada dönemeçler ters eğimlidir. Bu da aslında yavaş gitmek gerektiğini işaret eder. Şayet bir viraja yatış açınızın elverdiği en üst süratler içinde girmek gibi bir gayeniz yoksa yavaş gidiniz. Yavaş sürüşlerde(şehiriçi30-50km-şehirdışı70-90km) istediğiniz ve güvenli gördüğünüz hattı seçiniz. Birde benim güvenli sürüş grafikleri diye bir çalışmam ona bakınız. Bu sitede yoksa benim blogumda var. Bence ülkemizde esas olan virajlarda arkadan gelen trafiğin birinci derecede kollanmasıdır. Türkiye de malesef ilkokoul mezunu olmaktan ileri bir zihinsel evrime ulaşamamış birçok vatandaşımız araba ve hatta ticari manada araç kullanmaktadır. Bu kişilerden bir kısmı da motorlara obsede olmuş gibi bakışlarını üzerimize kitleyerek neredeyse üzerimize çıkacak seviyede arkamızdan, sağımızdan solumuzdan yaklaşırlar. Artık siz düşünün.

Nacizane benim uyguladığım usul trafikten %10 daha hızlı sürüşle kaçış sürüşü yapmak, araçlardan veya araç kümelerinden uzak durmak, onlarla paralel sürüşlere girmemek ve aynadan arkamı 6-7 saniyede bir kontrol etmektir. Birde gelişi güzel ıslak zeminlere rastlanan şehir içi yollarımızda çok dikkatli sürmektir.

Dönemeç hatları olarak bir arkadaşımız yukarıda ideal olan dönüş grafik çizimlerini sunmuş ancak bunları uygulamak için yol ve trafik durumunun da ideal olması gereklidir. Bu sebeple Türkiye de gözünüzü dört değil kardeşim ondört açacaksınız. Başka söyleyecek söz bulamıyorum.

Yardımcı olabildiğimi umarım.

teşekkür ederim, vakit ayırdığınız ve verdiğiniz bilgiler için...:cat:::thanks:
 
Katılım
16 Kas 2007
Mesajlar
72
aslında bu tip konuları resimler üzerinde tartışarak yazarak bi sonuca varmak zor geçen gün OMM ara teori dersi vardı bi topic açmıştım pek ilgi görmedi, bu tip teori derslerinde bu tip konuları konuşmak çok faydalı. Moderator arkadaşlar ile irtibata geçip www.motosiklet.net üyelerine özel bi ders ayarlamaya çalışacağım çok iyi bir hocadan.
 
Katılım
7 Haz 2005
Mesajlar
593
...............................................

Türkiyede yollar genellikle bozuk ve çoğunluklada dönemeçler ters eğimlidir. Bu da aslında yavaş gitmek gerektiğini işaret eder. Şayet bir viraja yatış açınızın elverdiği en üst süratler içinde girmek gibi bir gayeniz yoksa yavaş gidiniz. Yavaş sürüşlerde(şehiriçi30-50km-şehirdışı70-90km) istediğiniz ve güvenli gördüğünüz hattı seçiniz. Birde benim güvenli sürüş grafikleri diye bir çalışmam ona bakınız. Bu sitede yoksa benim blogumda var. Bence ülkemizde esas olan virajlarda arkadan gelen trafiğin birinci derecede kollanmasıdır. Türkiye de malesef ilkokoul mezunu olmaktan ileri bir zihinsel evrime ulaşamamış birçok vatandaşımız araba ve hatta ticari manada araç kullanmaktadır. Bu kişilerden bir kısmı da motorlara obsede olmuş gibi bakışlarını üzerimize kitleyerek neredeyse üzerimize çıkacak seviyede arkamızdan, sağımızdan solumuzdan yaklaşırlar. Artık siz düşünün.

Nacizane benim uyguladığım usul trafikten %10 daha hızlı sürüşle kaçış sürüşü yapmak, araçlardan veya araç kümelerinden uzak durmak, onlarla paralel sürüşlere girmemek ve aynadan arkamı 6-7 saniyede bir kontrol etmektir. Birde gelişi güzel ıslak zeminlere rastlanan şehir içi yollarımızda çok dikkatli sürmektir.

Dönemeç hatları olarak bir arkadaşımız yukarıda ideal olan dönüş grafik çizimlerini sunmuş ancak bunları uygulamak için yol ve trafik durumunun da ideal olması gereklidir. Bu sebeple Türkiye de gözünüzü dört değil kardeşim ondört açacaksınız. Başka söyleyecek söz bulamıyorum.

Yardımcı olabildiğimi umarım.



Teşekkür ederim Mert. Sana ve yazılarımı okuyarak teşekkür cevablarını yollayan ve yollamayan tüm sürücülere ve sürücü adaylarına çok teşekkür ederim.

Virajda şayet yürüyüş süratinde değilseniz dikleşip durmak kaza demektir. Dikleşmek hattın aniden açılmasıdır. Bu durum bir arkadaşımızca yine yukarıda izah edilmiştir. Yavaşlayabilirsiniz ama durmak belli bir süre alır. Frenler elektrik düğmesi değilki dokonunca anında sönsündürsün. Bunu bu şekliyle söylemek, virajda fren ve duruş, bilinçsizce cana kasttir.

Sayın alfawings size baştan sona katılıyorum, Yalnız katılmadığım bir husus var.ilkokul mezunları , sürücülerden bahsediyor, ve bunlardan gelen tehlikelerden sözediyorsunuz. ben 67 yaşımdayım ve ilkoul mezunuyum ailem fakir olduğu için okuyamadım . Benim gibi binlerce insan var imkanları el vermeyince hayata atılan .Burada ilkokul diyeceğiniz yerde ,sürücü eğitimi veren ve buradan kazanç sağlamak için ellerinden gelen kolaylığı (aslında kötülüğü) yapan ehliyet sınavlarını da tamamen bilinçsiz m.e.b bakalığından gelmiş birileri (Yani bu hususta eğitilmemiş) tarafından yapılması aslında bence en büyük yanlışlardan biridir. bir okul bahçesine 3 adet kuka koyup bunların arasından slalom yaparak, geçip okul bahçesinde de bir tur atarak ve hatta kaskı dahi olmadan ehliyet alanlara , lise değil 10 ünüversite bitirsede sürücü demek hatalı olur. ehliyet demek biş işin ehli ustası demektir benim anladığım kadarıyla. İzmirde adını vermeyeceğim bir sürücü kursunun camında bir yazı var yolum düşerse resmini çekip buraya koyarım. EHLİYETİ OLANLARA ŞEHİR İÇİ DERS VERİLİR yazıyor. varın siz düşünün ilkokul yada fakülte mezunu nu

ama vemiş olduğunuz diğer çok çok değerli bilgiler gençlerimizin işine yarıyacağını umarak yazılarınızın devamını bekliyorum. ayrıca geçmiş olsun dilekleriminde kabulunu rica ederim.
 
Katılım
21 May 2007
Mesajlar
101
"Nacizane benim uyguladığım usul trafikten %10 daha hızlı sürüşle kaçış sürüşü yapmak"

Bu açıklamaya kesinlikle katılıyorum,
bu yöntemi tecrübesizken samsun'da hastane ararken ben de kendim otomobilimde kullandığımı farketmiştim, yoksa şerit falan da değiştiremezsiniz.
saygılar...
 
Katılım
11 Mar 2005
Mesajlar
242
Sayın alfawings size baştan sona katılıyorum, Yalnız katılmadığım bir husus var.ilkokul mezunları , sürücülerden bahsediyor, ve bunlardan gelen tehlikelerden sözediyorsunuz. ben 67 yaşımdayım ve ilkoul mezunuyum ailem fakir olduğu için okuyamadım . Benim gibi binlerce insan var imkanları el vermeyince hayata atılan .Burada ilkokul diyeceğiniz yerde ,sürücü eğitimi veren ve buradan kazanç sağlamak için ellerinden gelen kolaylığı (aslında kötülüğü) yapan ehliyet sınavlarını da tamamen bilinçsiz m.e.b bakalığından gelmiş birileri (Yani bu hususta eğitilmemiş) tarafından yapılması aslında bence en büyük yanlışlardan biridir. bir okul bahçesine 3 adet kuka koyup bunların arasından slalom yaparak, geçip okul bahçesinde de bir tur atarak ve hatta kaskı dahi olmadan ehliyet alanlara , lise değil 10 ünüversite bitirsede sürücü demek hatalı olur. ehliyet demek biş işin ehli ustası demektir benim anladığım kadarıyla. İzmirde adını vermeyeceğim bir sürücü kursunun camında bir yazı var yolum düşerse resmini çekip buraya koyarım. EHLİYETİ OLANLARA ŞEHİR İÇİ DERS VERİLİR yazıyor. varın siz düşünün ilkokul yada fakülte mezunu nu

ama vemiş olduğunuz diğer çok çok değerli bilgiler gençlerimizin işine yarıyacağını umarak yazılarınızın devamını bekliyorum. ayrıca geçmiş olsun dilekleriminde kabulunu rica ederim.


Saygıdeğer Beyefendi,

Sizi istemeden kırdığım için özür dilerim. Haklısınız kendi açınızdan ama ben daha çok evrimsel açıdan ilkokul diplomasını almaya zihin kapasitesi ancak yeten insanları kast ettim yoksa imkansızlıktan okuyamayan, ziyan edilmiş insanlarımızı değil elbette. Hele ki sizin zamanlarınızda imkanların çok daha kıt olduğunu düşünürsek.

Rahatsızlığım malesef yaşam stresinin erken getirdiği damar sertliğine bağlı yüksek tansiyon. İlaç tedavisi ömür boyu sürecek. Ne diyelim hayat sadece motor sürmektende ibaret değil malumunuz.

Bu siteye zaten okuyucu ilgisi neticesi bugüne kadar girdim yazdım ve halada cevaplara bakıp karşılıksız bırakmamak için bir müddet daha gireceğim. Şu an geldiğimiz noktada yazıp yolladığım bir başlığı değiştirme yada silme gibi bir imkanın yok. Sistemi kapatmışlar, öyleki bir değişiklik bile yapmama izin vermiyor.

Bu sitedeki bazı yönetici kişilerin değişmesi şart. Böyle üst seviye yöneticiliğinde ehil olmaktan uzak kişilerle devam hoş olmamalı herhalde. Ama site sahipleri kendileri bilir. Güya bir hafta düşünüpte görmediği kurs kalmayan tanıdığının cevaplarını hemen en başa koyan malum arkadaşımız, yaptığı ciddi yanlışlık ortaya çıktığı halde yazısını indirmemesi hem fauldür hemde artık söylemeyeyim.

Bu yüzden böyle bir sitede yazmam artık söz konusu bile olamaz, şimdiye kadar yazdıklarımı da isterlerse silsinler ve kendi bildikleri yolda gitsinler. Bu sebeple lütfen kusuruma bakmayınız, bir büyüğümüzün ricasını kırmak istemezdim ama takdir edersiniz ki stres kaldıracak sıhhi bir durumum da yok.

Saygılarımı sunarım.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst