Filistin Fatiha Bekliyor

Katılım
17 Tem 2006
Mesajlar
34
Filistin’im

Şurada çok yakınımızda, Orta Doğuda,
Filistin’im ağlıyor sel gibi gözyaşıyla,
Minik ellerindeki lastik sapanlarıyla,
Erkekçe savaşıyorlar, tanklar ve toplarla.

Lanetli çapulcular Kudüs’ümü çiğniyor,
Salyalarını döküp mikrobunu saçıyor,
Bütün dünya ki susmuş, olanları görmüyor!
İslam alemi ölmüş! Bir fatiha bekliyor.

Film gibi izliyoruz, çaresizlik içinde,
Ne duygu kalmış ne acıma hissi bizlerde,
Konuşur olduk koltukta boş kelimelerle,
Ne üzüntü ne bir yaş var boş bakan gözlerde.

Nasıl bir nesil olduk, elleri bağlı gibi,
Aslıma dönmem için tokatlasınlar beni,
Öyle ağlasam ki göz yaşım olsun sel gibi,
Bir çırpıda boğsam şu şerefsiz İsrail’i.

Ben burda ağlıyorum, orada Filistin’im,
Başka bir şey gelmiyor elimden ne edeyim,
Gece gündüz Rabbime açık durur ellerim,
Ya Rabbi! Akan kanı dursun Filistinlimin.

Bir manga asker ile asayişi sağlardın,
Bir kuzuyu kurt kapsa hesabını sorardın.
Milliyet gözetmeden adaleti sağlardın.
Filistin’im yanıyor, Ey Osmanlı! Nerdesin.

18.07.2006 Keçiören - Ankara
Hüseyin Bacanak
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ağu 2005
Mesajlar
531
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Ben böyle bakıp durmayacaktım dili bağlı,
İslamı uyandırmak için haykırcaktım.
Maraton koşmaya hazırdım ama,
Daha ilk metrede susadım,acıktım...
 
Katılım
23 Haz 2005
Mesajlar
1,237
ölen herkese Allah rahmet eylesin.
merakım; filistin yanıyor ey Osmanlı nerdesin.
en kotu zamanlarımızda avrupalıyla bırlsesıp toprk pesınde kosanlar sımdı mı islami one surmeye basladılar şimdi mi musluman oldular.dine saygı gosterelım araya hemen koymayalım islamı ayıptır gunahtır.
turk mılletı zaten muslumanların yanındadır.onceden de oyleydı sımdı oyle.
Allah rahmet eylesın tum fılıstınde-lubnan da ölenlere. Allah bu savası bıtırsın.
Amin
 
Katılım
12 Ocak 2006
Mesajlar
600
ölen herkese Allah rahmet eylesin.
merakım; filistin yanıyor ey Osmanlı nerdesin.
en kotu zamanlarımızda avrupalıyla bırlsesıp toprk pesınde kosanlar sımdı mı islami one surmeye basladılar şimdi mi musluman oldular.dine saygı gosterelım araya hemen koymayalım islamı ayıptır gunahtır.
turk mılletı zaten muslumanların yanındadır.onceden de oyleydı sımdı oyle.
Allah rahmet eylesın tum fılıstınde-lubnan da ölenlere. Allah bu savası bıtırsın.
Amin

Kısa ve özet bu !!!
 
Katılım
17 Nis 2006
Mesajlar
1,348
Tüm Müslüman şehitlerimizin Ruhuna...

Bismillahirrahmanirrahim
El hamdü lillahi rabbil alemin
Er rahmanir rahıym
Maliki yevmid din
İyyake na'büdü ve iyyake nesteıyn
İhdinas sıratal müstekıym
Sıratallezine en'amte aleyhim ğayril mağdubi aleyhim ve lad dallin

AMİN
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
14 Tem 2006
Mesajlar
505
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
allah yardımcıları olsun müslüman din kardeşlerimizin
ortadogu sorunu çok kısa zamanda TÜRKİYENİN büyük sorunu olacak
arkadaşlar neler yapabiliriz onlar için fikri olan varmı
yardımdan tutunda gıyabi cenaze namazına kadar herşey yapabiliriz aslında
dünya DELİKANLI olsaydı YUVARLAK olmazdı
amerikada ordan bakmazdı puşh gibi
 
Katılım
30 Nis 2006
Mesajlar
546
trenox a katılmamak elde değil. müslümanlığın ortaya çıktığı ve her yıl milyonlarca insanın üzerinden çuvalla para kaldıran Arabistan'a gitmeli aslında bu ayıplamaların kızmaların yarısı. Halen Iran ve Lubnan'a suç atıyorlar.

hayatta acımam Arapalara ama filistinlilere diyecek bir şey bulamıyorum. Cidden talihsiz ve bahtsız bu insanlar. Arap dünyasının petrol ve ağa babaları hiç sevmez bu zavallı ırktaşlarını ama insanlıktır yahu, ayıptır..
 
Katılım
17 Tem 2006
Mesajlar
34
Bu şiire cevap veren vermeyen, okuyan okumayan tüm Arkadaşlardan ALLAH RAZI OLSUN, Filistin ve Lübnan halkına bir şeyler yapamıyorsak, orada vatanı için Şehit olanlar ve Son günlerde Türkiyede Şehit olan Güvenlik Güçlerimiz için 3 İhlas 1 Fatiha okuyabiliriz. Şimdiden dualarınız kabul olsun. AMİNNNNN
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
546
Bu işler böyle 4 tane dörtlük şiir yazarak olmaz zaten. Konu bizi aşar herkes kendi gördüğü kısımdan yorum yapacak burada bu konuları konusmayada pek gerek yok bence ölenlere Allah rahmet eylesin. üzülüyoruz ama yapacak bişeyimiz yok. Ülkemiz içinde o kadar mağdur insan varken filistine üzülmek derinden üzülmek bana yanlış geliyor. Filistin değil ben Amerika'da ikiz kuleler yıkıldıgında da üzülmüştüm insan hayatından bahsediyoruz. Bu filistin olmaz Afrika olur sonucta insan hayatına o cocuklara üzülüyoruz. Türk milleti olarak zaten yufka yürekliyiz. Cahillikten baska birşey değil savaş dediğimiz. Hele ki Osmanlı'yı hiç katmayalım konunun içine.

saygılarımla
 
Katılım
5 Nis 2006
Mesajlar
96
boyle bir baslik acan arkadastan allah razi olsun.
dunyaya dalip gitmisiz.yanibasimizda din kardeslerimiz oluyor.
olenler musluman bile olmasa herseyden once insan.biz ise hicbirsey yapamiyoruz.barii bolbol dua edelim.
 
Katılım
17 Tem 2006
Mesajlar
34
Teşekkür ederim arkadaşlar ilgi ve alakanıza, Hepinizden ALLAH RAZI OLSUN
 
Katılım
15 Ara 2004
Mesajlar
638
Allah herşeye kadir! İlahi tecelli elbet yerini bulacak. Yaşantımızda herşey vesilerle değil mi? Allah cümlemize imanlı ölüm nasip eylesin. Bizim silahımız dua değil mi? Dualarımız kardeşlerimizle.

Allah ölenlere rahmet, kalanlara ecir sabır versin.
 
Katılım
31 Ocak 2006
Mesajlar
20
Zalim İsrail ve onun başdestekçisi katil ABD BOP(Büyük Ortadoğu Projesi) için,önce İran ve Suriye'ye sonra da Türkiye'ye saldırmak için zemin hazırlıyor...Kaçırılan askerler bahane.Hedef İran,Suriye ve TÜRKİYE...
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
551
Şunlara cevap almam mümkünmü acaba:

1: Yemenden trablusgarp a kadar olan bölgede kaç şehidimiz var ?

2: 3. cü ordu yok edilirken. kimler bayram yapıyordu ?

3: Bebek katili yıllarca hangi ülkede yaşadı ?

4: Sol terör örgütlerinin yıllaca hangi vadideki kamplarda yetişiti ?

5: Geçmişte ve hala bölücü örgüt nerelerde yuvalanmış.?

6: En çok mayın hangi ülkelerle aramızdaki sınırda mevcut?

7: ve bu ülkeleri tahmin ettiyseniz. Bunların din kardeşimiz olması içinizi sızlattımı.?

8: Ve acaba google a "doğu türkistan" yazssak neler çıkar karşımıza.?

9: Bu ülkelerden K.K.T.C. yi kaç ülke tanıdı?

10:Daha dün beyoğlunda leventte patlayan bombalarda kaç Türk öldü. ve bu bombaları patlatanlar hangi millete mensup?
 
Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
tamer abi ordaki suçsuz günahsız bebeler çocuklar ?
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
12 Kas 2005
Mesajlar
472
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Filistin'de ölen her insan içimi sızlatır. Tabii ki sadece Filistin'de ölenler de değil. Yalnız geberenler içimi sızlatmaz pek. Sevinç de duymam ya.

Allah yan ve yardımcıları olsun. Sürekli dua edebilmeyi bizlere nasip etsin.
 
Katılım
17 Tem 2006
Mesajlar
34
Akalteke; ilgin için tşk ederim. Allah razı olsun, sorularının cevaplarını özelinize yazdım.
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
551
musti81' Alıntı:
tamer abi ordaki suçsuz günahsız bebeler çocuklar ?

Amerika, israil, ingiltere. Bunlar dünyanın başına gelen en büyük felakettir. Çünki bu ülkeler Ya ticari ya sapık yada sömürgeçi zihniyet taşırlar.

Benim yukarıdaki yazımdam o bölgede bebeklerin ölmesine üzülmediğim kannati çıkmamalıdır.

Bunlar bu yukarıdaki eylemleri gerçekleştirirken. kendi bebeklerini çocuklarını Düşünmemişlerdir Ve kendi ihanetlerinin bedelini Ödemektedirler. Biz tabiiki üzülüyoruz Üzüleceğizde. Fakat. bu ortadoğu coğrafyasının Kat be kat fazlası Çin istilasında bulunan uygur Bölgesinde "Doğu Türkistantan'da" yaşanmaktadır. Bunu vurgulamak istedim.

Kendi bebeğinin akıbetini satan üç otuz paraya şimdi bunun ne yazıkki acı sonuçlarını almaktadır.

keser dönmüş sap dönmüş gün gelmiş hesap dönmüştür.

Ve o bölgede Türk milletine kefen biçenlerin ölümü korkunç olmaktadır.

Bebekler ölürken orda Katiller kadar Katlettirenlerde lanetlenmelidir. İngiliz Yardımıyla arap eskiyalarının Öldürdükleri Türk subaylarının "Kanını içmeleri" Dahamı az vahşetti.
 
Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
yok bende ters bişi demedim ama olan hep suçsuz insanlara oluyor :pr:
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
546
Arkadaslar sanırım yanlış anlaşıldı ben suçsuz günahsız ölen Müslüman yada olmayan her dinden kişilerin bu tür sebeplerden dolayı ölmelerine üzülüyorum demek istedim. Özelime mesaj geliyor yanlış ifade ettim yada yanlış anlaşıldı.








MÂNÂSI


Hamd (övmek, övülmek); O, âlemlerin Rabbi, O Rahmân, Rahîm, O, âhiret gününün mâliki Allâh'ın (hakkı) dır. O'na mahsustur. İlâhi! Yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz, sade Sen'den yardım dileriz. Bizi doğru yola hidâyet eyle. Kendilerine bol bol nîmet verdiğin bahtiyarların yoluna, ki onlar ne azıp sapmış, ne de gazabına uğramışlardır. (Duâmızı kabul eyle Allâh'ım!)


Tefsir - Bu sûre yedi âyettir. Kur'ân bununla başlar. Buna "Fâtiha, El-Hamdü'li'llâh" sûresi denir. Beş vakit namazın her rek'atında bu sûreyi okumak vâciptir. Bu bakımdan her namaz kılan müslüman, bu sûreyi günde kırk kere, hiç değilse on yedi kere okuyacak demektir. (1) Bu sûre, bize Allâh'ı sıfatlarıyla bildiriyor. Allâh'a nasıl îman ve ibâdet etmek lâzım geldiğini tâlim ediyor. Bizi dünya ve âhiret saâdetine götürecek yolu gösteriyor.


Şimdi bu âyetlerin mânâlarını kısaca îzah edelim:


"El-Hamdü; hamd" övmek demektir. Allâh bütün kemâl sıfatları kendisinde toplanmış, eksik sıfatlardan ârî, her varlığın yaratıcısı olan Vâcibü'l-vücûd'dur.


Rabb, burada Allâh'ın sıfatıdır, yaratıklarını terbiye eden, besleyip büyüten, istediği gibi kalıptan kalıba geçiren, onlara yap, yapma diye tekliflerde bulunan, bazan sevindiren, bazan korkutan ve yavaş yavaş yetiştirip kemâle erdiren... Kısaca: Terbiyenin bütün lâzımlarına mâlik olan en kuvvetli ve en mükemmel bir mürebbî demektir.


Âlemîn = Âlemler; canlı cansız, gördüğümüz ve görmediğimiz bütün varlık âlemi demektir.


Rahmân, burada Allâh'ın ikinci sıfatı olup pek merhametli, sonsuz ve umûmî rahmet sahibi demektir.


Başka bir deyişle Rahmân; her mevcuda yaradılışının icab ettirdiği gayeye göre bir takım kabiliyetler veren, şahsının ve nev'inin yaşaması için gereken her şeyi hepsine birden -bunların isteyip istemediğine, çalışıp çalışmadığına, îmanlı veya îmansız olduğuna bakmayarak- vermiş olan ezelî, geniş, sonsuz rahmet sahibi demektir.


Binâenaleyh, Rahmân olması bakımından, Allâh'ın rahmeti o kadar geniş ve umûmîdir ki, hiç bir mevcut onun dışında kalamaz. Âlemde her şeyin ilk olarak varlığı da, varlığın bekâsı da yalnız Allah iledir. Her şeye varlık veren ve varlığını devam ettirecek nice nice nîmetler bağışlayan O'dur. Bunları verirken canlıyı cansızdan, îmanlıyı îmansızdan ayırt etmemiştir. Yarattığı her mevcuda, yaşaması için gereken şeyleri daha önceden vermiştir. Çünkü Allah, Rahmân sıfatiyle muttasıftır. Rahmân, O'nun Esmâ-i Hüsnâ'sındandır.


Rahîm; çok merhamet edici demektir. Bu da, Allâh'ın üçüncü sıfatıdır. Bu da çok merhametli mânâsına ise de bu, daha husûsî bir mahiyettedir. Allâh'ın Rahîm sıfatiyle muttasıf olmasından şunu anlıyoruz ki: Akıl ve iradeye, iyiyi kötüden seçmek kudretine malik olarak yaratmış olduğu insanlara, Allâh'ın sonraki nîmetleri bir değildir ve bir olmayacaktır. Allâh'ın bu nimetlerine kavuşmak için her şeyden evvel, insanın iradesini sarfederek çalışması, Allâh'ın gösterdiği yoldan yürümesi şarttır. Herkes kazancına bağlıdır. Amma Allâh isterse onun bir amelini bin bir mükâfât ile de karşılar. Bu da Rahîm sıfatının muktezâsıdır.


Mâliki yevmi'd-dîn = Allâh, Din günü'nün Mâliki'dir. Bu da Sûre-i celîlede Allâh'ın dördüncü sıfatıdır. Din günü, cezâ ve mükâfatın tahakkuk edeceği son gün, yani âhiret günü demektir.


Fâtiha'nın başında "Öğmek, öğülmek yalnız Allâh'a mahsustur" denildikten sonra, Allâh'ın bu dört sıfatının böylece arka arkaya getirilmesi, en yüksek saygı ile tâzimin, en ciddî bir öğmenin neden dolayı Allâh'a has olduğunun hikmet ve mânâsını da açıkça göstermektedir. Şimdi mânâ şu demek olur: "En yüksek hürmet ve tâzim, öğmek ve öğülmek yalnız Allâh'ın hakkıdır. Çünkü O, Rabbû'l-âlemîndir. Çünkü O, Rahmân'dır, Rahîm'dir. Çünkü O, Din Günü'nün Mâliki'dir."


"Din Günü'nün Mâliki'dir = Mâliki yevmi'd-dîn" âyet-i celîlesi şunu da haber veriyor ki: Allâhu Teâlâ insanın yaptığı her iyi işi mutlaka âhirette mükâfatlandırır; fakat günâh işleyenlere de isterse adı ile muamele ederek cezâ verir, ister lûtfiyle muamele ederek cezâlandırmaz. Çünkü Allah mutlak Mâlik ve Hâkim'dir, kendisine karşı işlenen bir günahı affetmek hususunda adâlet kaydiyle bağlı değildir.


İşte Fâtiha'nın ilk kısmında Allâh'ın: "Rabb, Rahman, Rahîm, Din Günü'nün Mâliki" olduğu böylece haber verildikten sonra böyle bir Allâh karşısında kulun ne yolda hareket etmesi gerektiği de şöyle tâlim olunuyor:


İyyâke na'büdü ve iyyâke nestaîn = İlâhî! Yalnız Sana ibadet ve kulluk ederiz, ancak Sen'den yardım isteriz. Bizi doğru yola, nîmetine eren, azıp sapmamış ve gazabına uğramamış olan o bahtiyarların yoluna hidayet et, o yolda götür."


Fâtiha'nın bu âyeti, insana tam bir istiklâl ve hürriyet rûhu telkin etmektedir. Demek ki: Hakikî bir mü'min, yalnız Allâh'ına ibadet edecek, yalnız O'ndan yardım isteyecek, başka hiç bir kimsenin kulu kölesi olmayacaktır. İnsanın, kendisi gibi insanlara kulluk etmesi, kendi gibi bir insanı putlaştırması, onlardan merhamet dilenmesi insanlık asâletine yakışmayan bir zillettir. Fâtiha'nın bu âyeti bunu en beliğ, en veciz bir ifade ile telkîn etmektedir.


Bu âyetlerin tertibi de dikkate değer: "Allâh'ım! Yalnız Sana ibâdet ederiz, ancak Sen'den yardım isteriz" denilmekle Allâh'tan yardım istemenin evvelâ irâdesini sarfederek Allâh'a ubûdiyet ve kulluğunu yaptıktan sonra olabileceği anlatılmış oluyor. Demek ki, Allâh'ın nîmetlerinden tamâmiyle faydalanabilmek, O'nun gösterdiği yolda yürümekle olabilecektir. "Yâ Rabb! Yalnız Sana ibâdet ve kulluk eder ve yalnız Sen'den yardım isteriz" demekle evvelâ O'nun yolunda yürüyerek çalışacağımıza söz vermiş ve bu çalışmamızda yardım istemiş oluyoruz.


"İhdina's-sırâta'l-müstakîm = Yâ Rab! Bizi doğru yola hidâyet et, ilet."


Bu âyetle bundan sonraki âyet, Allâh'tan isteyeceğimiz yardımın ne olduğunu ve ne için yardım istediğimizi beyan ediyor, açıklıyor. Bunlardan anlaşılıyor ki: "Allâh'tan istenilecek en büyük yardım, Allâh'ın nîmetlerine eren mes'ut kimselerin yürüdükleri dümdüz ve dosdoğru yolu bize buldurmasıdır". Bize o yolu göstermesi ve o yoldan yürütmesidir. Allâh'ın birliğine ve O'ndan başka ibâdete lâyık bir İlâh olmadığına inanmış olan bir mü'min Allâh'tan daîma kendisini bu doğru yola hidayet etmesini isteyecektir. Çünkü Allâh'ın nîmetlerinden dünya ve âhiret saâdetinden kıymetli ve daha yüksek bir şey yoktur. Bunlar da ancak bu doğru yolda yürümekle elde edilebilecektir. Bu doğru yolun Kur'ân, İslâm ve Peygamber'in gösterdiği yol olduğu söylenmiştir.


Görülüyor ki, bu âyetler bizi hayat yoluna irşad ediyor, Allâh'ın nîmetlerine nasıl erişebileceğimizi anlatıyor. İlim, san'at, irfan, medeniyet ve servet, bunlardan hepsi, bu dünyada insanların can attıkları nîmetlerdendir ve işte bütün bunlar, Allâh'ın gösterdiği doğru yoldan hiç sapmadan yürümekle elde edilebilecektir; bu âyetlerden anlaşılan hakikat budur. Şimdi Fâtiha Sûresi'nin genişçe bir meâlini, mânâsını verelim:


"Öğmek, öğülmek, en yüksek saygı ve tâzim, yalnız Allâh'ın hakkıdır. O'na mahsustur. O Allah ki, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen, canlı ve cansız bütün varlık âlemini yoktan var ederek terbiye eden, yavaş yavaş yükselten, besleyip büyüten ve böylece her şeyi kemâline eriştiren mutlak kudret sâhibidir.


O Allâh ki, Rahmân'dır; çok merhametlidir. Yarattıklarının hepsine şahsını ve nev'ini muhafaza edecek her türlü kabiliyetleri, varlığını devam ettirebilmek için muhtaç olduğu her şeyi evvelâ hepsine müsâvî olarak vermiştir. Bunları verirken akıllıyı akılsızdan, îmanlıyı îmansızdan, çalışanı çalışmayandan ayırt etmemiştir. Her bir mevcut, istemeden ve kendi çalışması olmadan hayat nîmetine ve o nîmeti devam ettirecek diğer vasıtalara başvurmuştur.


O Allâh ki, Rahîm'dir; akıl ve irade ile başkalarından üstün kıldığı insanlara, sonraki ve hele âhiret nîmetlerini herkesin çalışmasına, kazancına, îman ve ameline bağlamıştır.


O Allah ki, dünyada hayır yolunu tutanları âhirette hayır ile mükâfatlandırmak; buyruklarına aykırı olarak şer yolunu tutanları da cezalandırmak kudretine sahiptir; âhirette herkesi, dünyadaki ameline göre cezâlandırmaktan âciz değildir. Kendisine karşı gelmiş olanların günahlarını affetmek de elindedir. İşte Allâh, böyle bir Allâh'tır.


Ey bu sıfatlarla muttasıf olan Allâh'ım! Sen birsin; yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz ve işlerimizde ancak Sen'den yardım isteriz. Bizi doğru yola, nîmetine eren, azıp sapmamış ve böylelikle Sen'in gazabını üzerine çekmemiş olan o bahtiyar ve mes'ut insanların yoluna hidâyet et, o yola ilet, o yoldan yürüt. (Duâmızı kabul eyle Allâh'ım!)"
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst