- Katılım
- 30 Ocak 2012
- Mesajlar
- 107
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
(www.ciplakayakla.com dan alıntıdır)
Efendim aşağıdaki yazıyı 2010 yılının Nisanında yazmışım. Açıkçası böyle bir yazıyı yazdığımı unutalı çok oldu ama bilgisayarı bir elden geçireyim derken karşıma çıkıverdi işte. Güncelliğini yitirmiş-bir bakıma da yitmemiş aslında- olmasın rağmen, blog denilen şeyin bir yandan da arşiv hizmeti sunduğuna inanmam sebebi ile burada da yayınlayayım dedim. Keyifli okumalar.
Yeni Anayasa tartışmaları sürerken geçici 15. madde gündemin üst sıralarında yer almaya devam ediyor. 80 darbesinde başrol oynayanlara yargı yolu açılacak mı; yoksa bu imkânsız mı? Dünya ne kadar hızlı değişiyor! Yıl 1983; iki yaşımdayım; Kenan Evren Cumhurbaşkanı; Fenerbahçe nin ise Türkiye Kupasını aldığı son yıl. O yaşlarda hiçbir şeyin farkında değilim ve dolayısıyla bunların hiçbirini de hatırlamıyorum da! Bu günlerde ise gündemin bir maddesini Kenan Evren in yargılanması meşgul ediyor diğer maddesini ise Türkiye Kupası finaline kalan Fenerbahçe nin kupayı alıp alamayacağı.
Çocukluğum, ergenliğim, gençliğim Her yıl bahar aylarında çeşitli şakalara maruz kalarak geçti biraz da; sen hiç renkli TV de Türkiye Kupası gördün mü? , bizim hiç kupamız olmadı anne , bana kupayı anlatsana dede ve daha niceleri. Tutkuydu, inançtı tüm bu takılmalara göğüs germekte vardı elbet ama artık çok yoruldum! Bu sene artık şehir efsanesi haline gelmiş şu kupayı almanın tam da zamanı değil mi?
Fenerbahçe nin, Manisa Spor la oynadığı yarı final maçı gösteriyor ki, final maçı öyle hiçte kolay olmayacak. Final günü havanın durumu ne olur, sakatlar-cezalılar, Alex formda olacak mı, Guiza yakaladığını atacak mı, takım geriye yaslanacak mı, şans yanımızda olacak mı; hakemlerin adaleti, Daum un cesareti, Allahın laneti derken falan maç günü sonucu etkileyecek binlerce neden olacak elbette ki ancak; bu kupayı almanın tek yolu sportif başarı değil!
(www.ciplakayakla.com dan alıntıdır)
Efendim aşağıdaki yazıyı 2010 yılının Nisanında yazmışım. Açıkçası böyle bir yazıyı yazdığımı unutalı çok oldu ama bilgisayarı bir elden geçireyim derken karşıma çıkıverdi işte. Güncelliğini yitirmiş-bir bakıma da yitmemiş aslında- olmasın rağmen, blog denilen şeyin bir yandan da arşiv hizmeti sunduğuna inanmam sebebi ile burada da yayınlayayım dedim. Keyifli okumalar.
Yeni Anayasa tartışmaları sürerken geçici 15. madde gündemin üst sıralarında yer almaya devam ediyor. 80 darbesinde başrol oynayanlara yargı yolu açılacak mı; yoksa bu imkânsız mı? Dünya ne kadar hızlı değişiyor! Yıl 1983; iki yaşımdayım; Kenan Evren Cumhurbaşkanı; Fenerbahçe nin ise Türkiye Kupasını aldığı son yıl. O yaşlarda hiçbir şeyin farkında değilim ve dolayısıyla bunların hiçbirini de hatırlamıyorum da! Bu günlerde ise gündemin bir maddesini Kenan Evren in yargılanması meşgul ediyor diğer maddesini ise Türkiye Kupası finaline kalan Fenerbahçe nin kupayı alıp alamayacağı.
Çocukluğum, ergenliğim, gençliğim Her yıl bahar aylarında çeşitli şakalara maruz kalarak geçti biraz da; sen hiç renkli TV de Türkiye Kupası gördün mü? , bizim hiç kupamız olmadı anne , bana kupayı anlatsana dede ve daha niceleri. Tutkuydu, inançtı tüm bu takılmalara göğüs germekte vardı elbet ama artık çok yoruldum! Bu sene artık şehir efsanesi haline gelmiş şu kupayı almanın tam da zamanı değil mi?
Fenerbahçe nin, Manisa Spor la oynadığı yarı final maçı gösteriyor ki, final maçı öyle hiçte kolay olmayacak. Final günü havanın durumu ne olur, sakatlar-cezalılar, Alex formda olacak mı, Guiza yakaladığını atacak mı, takım geriye yaslanacak mı, şans yanımızda olacak mı; hakemlerin adaleti, Daum un cesareti, Allahın laneti derken falan maç günü sonucu etkileyecek binlerce neden olacak elbette ki ancak; bu kupayı almanın tek yolu sportif başarı değil!
(www.ciplakayakla.com dan alıntıdır)