- Katılım
- 10 Eyl 2015
- Mesajlar
- 0
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar hepinize merhaba, uzun zamandır çoklukla keyifle okuduğum, zaman zaman yeni bir şeyler öğrendiğim zaman zaman bildiklerimi yeniden gözden geçirdiğim MT'nin taze üyesiyim. Bugüne kadar niye olmadım sorusunun cevabı sanırım virüs çekincesiydi. Bu motosiklet virüsü belli ki bulaşıcı, bana da ha bulaştı ha bulaşacak.
Motosikletle ilişkime geçmeden önce hızlıca kendimi tanıtayım. Şu an bir eğitim firmasının yöneticiliğini yapmaktayım, eğitimimi bilgisayar mühendisliği ve işletme mühendisliği üzerine tamamladım. Aslında tamamladım demek doğru olmaz, doktora henüz yapılmadı. İstanbul'da yaşıyorum, hem Anadolu hem de Avrupa yakasında oturuyorum demek yanlış olmaz sanırım, hafta sonlarım genelde Anadolu yakasında geçerken iş dolayısıyla hafta içi Avrupa yakasında kalmayı tercih ediyorum. Ayrıca Çorlu, Balıkesir ve Eskişehir le sürekli iletişim halindeyim. Yaşımda tahmin edebileceğiniz gibi otuzların başı, ve öğrenmek en sevdiğim şey desem sanırım doğru ifade etmiş olurum. Bu aralar motosiklet öğreniyorum, ama hala bir motorum yok
.
4 yıl öncesine kadar 6 yıl süreyle İtalya'nın Como şehrinde yaşadım, yüksek lisans yaptım ve Milano'da çalıştım. Tahmin edebileceğiniz gibi her yerin motosiklet olduğu şehirler bu şehirler. Benim tercihim daha ziyade uzun mesafede toplu taşıma ya da otomobil, kısa mesafelerde de bisiklet oldu hep, ama motosikletlere de göz ucuyla değmeden geçemiyordum. Scooter kullanan arkadaşlarım vesilesiyle scooterların ve bir kaç maxi scooterın direksiyonuna geçmişliğimde yok değil, ama ehliyetimi aldığım geçtiğimiz seneye kadar aslında motor dünyasına fazlasıyla yabancıydım. İstanbul'da şehir içi ulaşımımı çoklukla otomobille sağlıyor olsam da özellikle yoğun trafik anlarında sağımdan solumdan geçen motosikletlilere özenmiyor değilim. Ayrıca uzun süredir şehir içi ulaşımlarını mevsimsel olarak scooterla sağlayan dostlarımın trafik konusunda ki rahatlığı da beni cezbediyor. Son bir kaç aydır da artık en azından hafta sonları trafiği yaşamamak adına motosiklet dünyasına dahil olmaya karar vermek üzereyim. Açıkçası küçük motosiklet ve scooterlar daha çok ilgimi çekiyor, sitedeki bir çok insan gibi uzun yol ya da sürekli şehir içi kullanım (şimdilik) yapmayacağım için baş ağrıtmayacak küçük bir şey güzel olur gibi geliyor. Ancak sitedeki tecrübeli kullanıcıların yorumlarından anladığım kadarıyla motor almaktan daha önemlisi ona bakabilmek, araba gibi basit değil bakımı, dilinden/sesinden anlamak lazım, elimizin biraz alet tutması lazım sanırım. Dolayısıyla şimdilerde bunları toparlamaya çalışıyorum, hatta içinizdeki deneyimlerin kullanıcıların tavsiyelerinden yararlanmayı, bakımın/motorun detaylarını öğrenmeyi çok isterim. Eski bir konuda görmüştüm, sanırım ustalarla ilgili başlıktaydı, üyelerin kurduğu bir garaj mevcutmuş, hala aktifse o garaja dahil olan arkadaşlarla da tanışmak kendimi eğitmek istiyorum. Şimdilik bu kadar, anlayacağınız üzere sınırlı bilgisi olan, ve henüz öğrenme aşamasındaki bir üyeyim ancak yine de yardımcı olabileceğim konularda her soruya açığım. Hepinize keyifli, sorunsuz sürüşler diliyorum. Esen kalın!
Motosikletle ilişkime geçmeden önce hızlıca kendimi tanıtayım. Şu an bir eğitim firmasının yöneticiliğini yapmaktayım, eğitimimi bilgisayar mühendisliği ve işletme mühendisliği üzerine tamamladım. Aslında tamamladım demek doğru olmaz, doktora henüz yapılmadı. İstanbul'da yaşıyorum, hem Anadolu hem de Avrupa yakasında oturuyorum demek yanlış olmaz sanırım, hafta sonlarım genelde Anadolu yakasında geçerken iş dolayısıyla hafta içi Avrupa yakasında kalmayı tercih ediyorum. Ayrıca Çorlu, Balıkesir ve Eskişehir le sürekli iletişim halindeyim. Yaşımda tahmin edebileceğiniz gibi otuzların başı, ve öğrenmek en sevdiğim şey desem sanırım doğru ifade etmiş olurum. Bu aralar motosiklet öğreniyorum, ama hala bir motorum yok
4 yıl öncesine kadar 6 yıl süreyle İtalya'nın Como şehrinde yaşadım, yüksek lisans yaptım ve Milano'da çalıştım. Tahmin edebileceğiniz gibi her yerin motosiklet olduğu şehirler bu şehirler. Benim tercihim daha ziyade uzun mesafede toplu taşıma ya da otomobil, kısa mesafelerde de bisiklet oldu hep, ama motosikletlere de göz ucuyla değmeden geçemiyordum. Scooter kullanan arkadaşlarım vesilesiyle scooterların ve bir kaç maxi scooterın direksiyonuna geçmişliğimde yok değil, ama ehliyetimi aldığım geçtiğimiz seneye kadar aslında motor dünyasına fazlasıyla yabancıydım. İstanbul'da şehir içi ulaşımımı çoklukla otomobille sağlıyor olsam da özellikle yoğun trafik anlarında sağımdan solumdan geçen motosikletlilere özenmiyor değilim. Ayrıca uzun süredir şehir içi ulaşımlarını mevsimsel olarak scooterla sağlayan dostlarımın trafik konusunda ki rahatlığı da beni cezbediyor. Son bir kaç aydır da artık en azından hafta sonları trafiği yaşamamak adına motosiklet dünyasına dahil olmaya karar vermek üzereyim. Açıkçası küçük motosiklet ve scooterlar daha çok ilgimi çekiyor, sitedeki bir çok insan gibi uzun yol ya da sürekli şehir içi kullanım (şimdilik) yapmayacağım için baş ağrıtmayacak küçük bir şey güzel olur gibi geliyor. Ancak sitedeki tecrübeli kullanıcıların yorumlarından anladığım kadarıyla motor almaktan daha önemlisi ona bakabilmek, araba gibi basit değil bakımı, dilinden/sesinden anlamak lazım, elimizin biraz alet tutması lazım sanırım. Dolayısıyla şimdilerde bunları toparlamaya çalışıyorum, hatta içinizdeki deneyimlerin kullanıcıların tavsiyelerinden yararlanmayı, bakımın/motorun detaylarını öğrenmeyi çok isterim. Eski bir konuda görmüştüm, sanırım ustalarla ilgili başlıktaydı, üyelerin kurduğu bir garaj mevcutmuş, hala aktifse o garaja dahil olan arkadaşlarla da tanışmak kendimi eğitmek istiyorum. Şimdilik bu kadar, anlayacağınız üzere sınırlı bilgisi olan, ve henüz öğrenme aşamasındaki bir üyeyim ancak yine de yardımcı olabileceğim konularda her soruya açığım. Hepinize keyifli, sorunsuz sürüşler diliyorum. Esen kalın!