Moderatör
- Katılım
- 20 Haz 2006
- Mesajlar
- 7,512
Yaklaşık bir ay önce kendi kendime bir şey keşfettim.
Şu soruyu soruyorum;
Bu malzemeyi oğluna ya da kızına kullandırırmısın?
Cevap hayır ise o zaman diyorum sen de kullanma.
Nerden çıktı bu sazanlık diye düşünebilirsiniz.
Şurdan çıktı.
Yaklaşık bir ay önce kızıma kask almaya gittik.
Henüz 10 yaşında ve çok fazla seçenek maalesef yok.
LS2'nin bir modelini beğendi.
Ben LS2 konusunda oldukça nötr bir adamım.
Yani beni tedirgin edecek bir durumu yok.
O nedenle aldım.
Daha doğrusu motosiklet mağazasında satılan hiç bir kask bende korurmu acaba diye bir tedirginlik yaratmaz.
Fakat en kral kaskta olsa düştü mü güvenimi kaybederim.
Bu nedenle 99,99€ verdiğim ve diğer markalara bakınca neredeyse bedava dediğim LS2 ile eve gelince kızıma bilindik uyarıları yapmaya başladım.
Sakın düşürme!
Sağa sola çarpma!
vs.
Sonra ertesi gün okuldan almaya giderken kaskı sol aynama taktım.
Ve kapıya bile varmadan düşürdüm.
Kask böyle hoplaya zıplaya önümden yuvarlandı.
Kızımı uyarırken kendimi uyarmayı unutmuşum.
Aynı gün aynı kasktan bir tane daha aldım.
Çünkü kızım o kaskı takarsa tedirgin olacaktım ve bu sürüşüme de yansır.
İşte o gün üstte yazdığım yaklaşımı kendime düstur edindim.
Senin 0.1 cent daha versen 100 Euro'ya alacağın kaskı, (Eğer model numarası Ls2 FF392J ise )biz burada bizim velede 563 TL vererek alamıyoruz. Niye çünkü 1 hafta o kask için çalışmam gerekiyor. Yine fakir edebiyatı yaptım ama, burada SKT'si geçmiş kaşarları bile üzerindekil tarihi silerek yeni tarihli olarak tekrar sattıklarından haberdar olarak tüketmeye devam edebiliyoruz.
Dolayısıyla, elimizdekini yere 50 kere düşürsek de, kullanmaya devam ediyoruz.