Ciddi anlamda drag yarislariyla ilgilenen arkadaslar için belki ilgi çekici olabilir.
Ornegin ben.

Fakat kendi sahsima soylemem gerekirse çok ilgimi çekmedi.
Daha fenalarini gormus olmam ya da çok gormus olmam meselesi de degil.
Artik çok bilindik seyler haline geldi bu gorsel solenler.
Yani bir zamanlar nefesimiz kesilerek baktigimiz doneler bir zaman sonra olagan hale geliveriyor.
Bu o nesnelerin guzelligini orten biseymidir?
Tabii ki hayir.
Fakat kaniksamak enteresan bir duygu.
Olaya ortalama bir motosikletçi gozuyle bakarsak gereksiz ve asla kullanamayacagimiz bir alet.
Teknik açidan bakarsak, çeyrek mil yarislari için modifiye edilmis ve gereklilikten dolayi uzatilmis binlerce Hayabusadan bir tanesi.
Yani ilgili oldugu konuyla ilgili bir enteresanlik yakalanmasi için,
"Hiç geçilmedi"
"8'30 da bitiriyor"
"binlikleri geçebiliyor"
gibi donelerle servis edilirse, fotograf benim için bir anlam kazanacak.
Yani internette ararsaniz binlercesine rastlayacaginiz fotograflardan biri.
Hatta bildigim kadariyla Turkiye'de de buna benzer çalismalar ve yakalanmis basarilar var.
Suzuki Hayabusa, uretim amaci disinda, sokuldugu her segmentte buyuk basarilar elde etmis, harika bir motosiklettir.
Ilginçtir ki uretim amaci spor ozellikler tasiyan bir gezi motorudur;
Fakat bu alanda rakiplerinden geri kalmistir.
Gelgelelim, asil uretim amacinin disinda kalan bir çok aktivitede efsane olmustur.
Buna basari demek yanlis olmaz ama Suzuki muhendislerini de uyandirmak lazim.

Hani ne yaptiklarinin farkinda olsunlar babinda.
