- Katılım
- 10 Haz 2005
- Mesajlar
- 28
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar herkese merhaba. Bundan altı ay önce motosiklet diye bir şeyin bile varlığından haberdar olmayan ben, her nasılsa birden bu sevdaya tutuldum ve bir kaç ay içinde eğitim falan derken bu dünyaya girdim ve ilk motorumu ( Honda CBF 250 ) bu akşam teslim aldım. Hala inanamıyorum bir motosiklet sahibi olduğuma ama niye bunu yıllar önce yapmamışım diye de hayıflanıyorum. Gerçi motor alma imkanına daha yeni kavuştum diyebilirim. Evlilik, çoluk, çocuk derken insan kendi keyfi için para harcamaya pek fırsat bulamıyor. Son ana kadar hala tereddütlüydüm ama bugün aletin selesine oturup hafiften yüzüme çarpan, gömleğimin içini dolduran rüzgarı hissedince bunun hayatta kesinlikle yaşanması gereken bir keyif olduğunu anladım. Allah pişman etmesin ama şu anda çok mutluyum. Darısı bir motor sahibi olma hayaliyle yanıp tutuşan diğer sevdalıların başına.
Bu akşam motoru teslim alır almaz bizim site civarında, Kağıthane dolaylarında ara sokaklarda 15 km yol yaptım. Honda' dan iki gün eğitim almıştım ve bunun bugün çok faydasını gördüm. Ancak trafikte kullanmak çok farklı, ilk bir kaç dakika elim ayağıma dolaştı. Sıfır motoru çizicem, deviricem diye ödüm koptu. Zamanla stresimi attım, daha rahat kullanmaya başladım ama gerçekten çok zor iş. Niye büyük motorla başlamamak gerektiğini çok iyi anladım. Teslimat sırasında depoya sınırlı miktarda benzin koydukları için benzinciye gitmek zorundaydım, bu da az da olsa trafiğe girmeyi gerektiriyordu, ve beni biraz ürkütüyordu açıkçası.
Bir problem yaşamadan gittim geldim ama ani ve ustaca bir hareket gerektirecek durum olsa kaza yapma ihtimalim çok yüksek. Bu yüzden trafiğe çıkana kadar site etrafında motosiklet kontrollerini refleks haline getirinceye kadar pişmeye çalışacağım. Zaten ehliyeti bir buçuk ay sonra alacağım. O zamana kadar yoğun trafiğe çıkmayı düşünmüyorum.
En çok aynalara alışmakta zorlanacağa benziyorum. Araba gibi değil, görüş alanı çok kısıtlı ve tam arkanızı göremiyorsunuz. Belki de ben aynaları iyi ayarlayamadım, bilmiyorum, ama arkamı tam olarak görememek bende biraz stres yarattı. Eğitim sırasında arka frenin önemini ve kullanışlılığını kavrayamamıştım ama trafikte, yokuşta kalkışta falan çok işe yarar ve vazgeçilmez bir kontrol sağlıyor. Hafif frenaj gereken durumlarda genelde arka freni kullanıyorum. Bir de arabadaki tecrübenin vitesli motorda çok faydası oluyor. İlk başlarda çok bozuk zeminlerden, çukurlardan çok yavaş geçerken hep motoru stop ettiriyordum. Sonradan arabada otomatikman farkında olmadan yaptığım hareketleri hayal edip motora uyguladım. Yani çukur içinden çok yavaş geçerken debriyajı sıkıp motoru rahatlatmak gibi hareketlerle stop ettirmemeye başladım.
Şimdi motoruma doya doya binmek için hafta sonunu iple çekiyorum.
Aşağıda size birkaç resim gönderiyorum.
Sevgiler, saygılar.
Koray
Bu akşam motoru teslim alır almaz bizim site civarında, Kağıthane dolaylarında ara sokaklarda 15 km yol yaptım. Honda' dan iki gün eğitim almıştım ve bunun bugün çok faydasını gördüm. Ancak trafikte kullanmak çok farklı, ilk bir kaç dakika elim ayağıma dolaştı. Sıfır motoru çizicem, deviricem diye ödüm koptu. Zamanla stresimi attım, daha rahat kullanmaya başladım ama gerçekten çok zor iş. Niye büyük motorla başlamamak gerektiğini çok iyi anladım. Teslimat sırasında depoya sınırlı miktarda benzin koydukları için benzinciye gitmek zorundaydım, bu da az da olsa trafiğe girmeyi gerektiriyordu, ve beni biraz ürkütüyordu açıkçası.
Bir problem yaşamadan gittim geldim ama ani ve ustaca bir hareket gerektirecek durum olsa kaza yapma ihtimalim çok yüksek. Bu yüzden trafiğe çıkana kadar site etrafında motosiklet kontrollerini refleks haline getirinceye kadar pişmeye çalışacağım. Zaten ehliyeti bir buçuk ay sonra alacağım. O zamana kadar yoğun trafiğe çıkmayı düşünmüyorum.
En çok aynalara alışmakta zorlanacağa benziyorum. Araba gibi değil, görüş alanı çok kısıtlı ve tam arkanızı göremiyorsunuz. Belki de ben aynaları iyi ayarlayamadım, bilmiyorum, ama arkamı tam olarak görememek bende biraz stres yarattı. Eğitim sırasında arka frenin önemini ve kullanışlılığını kavrayamamıştım ama trafikte, yokuşta kalkışta falan çok işe yarar ve vazgeçilmez bir kontrol sağlıyor. Hafif frenaj gereken durumlarda genelde arka freni kullanıyorum. Bir de arabadaki tecrübenin vitesli motorda çok faydası oluyor. İlk başlarda çok bozuk zeminlerden, çukurlardan çok yavaş geçerken hep motoru stop ettiriyordum. Sonradan arabada otomatikman farkında olmadan yaptığım hareketleri hayal edip motora uyguladım. Yani çukur içinden çok yavaş geçerken debriyajı sıkıp motoru rahatlatmak gibi hareketlerle stop ettirmemeye başladım.
Şimdi motoruma doya doya binmek için hafta sonunu iple çekiyorum.
Aşağıda size birkaç resim gönderiyorum.
Sevgiler, saygılar.
Koray