günlerden bir gün karakısın sonuna doğru...gün güneşliydi o gün kendimizi azad etmiştik....
rüzgar bizi katmıştı önüne çoktan, santa ıras'dan başka yer olamazdı.
saat 10 sularında buluştuk Mersin adese nin önünde.Haberler inanılmaz ! Adana grubuda bizimle gelecekti.
otoban çıkısının neresi olduğuna karar veremedik bir türlü orasımı burasımı surasımı...zaman hızla geciyordu ....ya adana grubu gelmiş ve bizi bulamadan gitmişse....
dedim ya hava güneşliydi....öyle böyle değil ama o tatlı sabah güneşi gitmiş yerini yakıcı öğlen güneşi almıstı...ama tedbirli olmak gibisi de yok hani.hemen şapkama ve gözlüğüme sarıldım...her nekadar yoldan gecenlerin hello hello nidalarına hedef olsamda sıcaktan korunmak güzel..
cansıkıntısından bolbol resim çektirdik bi sağdan bi soldan tek topluca güneşi arkamıza alarak önümüze alarak aşağdan yukardan...geçmiyor zaman...
sıcaktan korunmak güzel, lakin beklemek kötü.Dayanamadık daldık otobana ,tam gişelerin önüne kadar geldik gelipde bizi görmemeleri imkansızdı.Polis memuru arkadaşlardaki heyecan ise inanılmaz bir anda birsürü motorluyu karşılarında görünce hemen yanımıza gelip "hayırdır" deme nezaketinde buluındular tamda polisin yapması gerektiği gibi

.."hayırdır bi durum mu var?" poşisin de kabadayısını tanıdıkdan sonra ,beklemeye devam ettik Adana tarafından gelen yoktu.
aman allahım bu bir rüya olmalıydı 1,2,3,4,5,6,7...... asfaltı yararak birsürü motorlu geliyordu o an resim çekemediğim için pişmanım...Karşıladık, selamlaştık,tanıştık..en sonunda kavuşmustı iki şehrin motorcuları...ael320 hemen bi anlık tekteker yaptı...diğer motorların hepsi şiir gibiydi...sakin kararlı ve akıcı...zaman kaybetmeye daha fazla tahammülü yoktu kimselerin..hadi dedik herkese atına...ve yollardayız..
aman allahım ne çok motor ne çok motor bu ne güzellik bu ne ses....
yollar tipik yayla yolu ,bazı yerler oldukca keskin virajlı bazı yerler ip gibi uzuyordu önümüzde,virajları yutarken motorlar, bir yılanın üzerinde seyahat ettiğimiz duygusuna kapıldım çok kez,ateş çıkıyordu sırtından sanki ve bizi atmak için debeleniyordu.
bu güzellikleri fotoğraflamalıydım ,sağa çektim ve teker teker selamladım herkesi..
yolun 2 yerinde kesişen yollar vardı birincisinde çağrı öne geçip durdu ve gitmemiz gereken yönü bize gösterdi
şimdide sıra bendeydi....sağ elimi açtım ve kucakladım gecen her motoru...gidecekleri yönü gösterdim...karşılığında hepsinden rüzgar ve ses aldım
...(tabela yokmuydu? evet vardı da işgüzarlık işte bizimkisi

)
ikinci yol ayrımından sonra önümüze katmıştık sunturası , hava birden değişmiş güzelleşmiştiyolun sıcağı yoktu artık...
sıcak olan ,motorların makineleri ve köylü çocuklardı, eminim ki uzaydan gelmiş olsak bukadar ilgilerini çekmez ve ürkütemezdik.O özlem dolu bakışlar , keşkeler ,hayranlıklar....anlatmam mümkün değil gözlerinde görmeniz gerekli.Yol kenarındaki çocukla konustum ismi Bekir ,abiside vardı yanında ama o kaçtı gitti ,Bekir 8.sınıftaymıs, köyde okul olmadığı için taşımalı eğitimle okuluna gidip geliyormus her sabah ,deslerin nasıl öğretmenini seviyormusun diye sordum ,öğretmen 1 aydır yokmus yüzü asıldı üstelemedim.Büyünce ne olmak istiyosun dedim "babama yardım etcem abi hayvanlar var bahçe var okumam artık yeter" dedi.Okumalısın demek isterdim ama diyemedim...30 km aşağıda yani Mersin de farklı bir dünya buralarda farklı bir dünya..Bildiğim tekşey böyle olmaması gerektiğiydi
yaklaşık 50 km gittikten sonra hedefimize ulaşmıstık tam bir yayla burası ama iklim değişik , tamamen tropikal ,kivi ağaçları, kuşlar ,şelale...motorları parkettik ve restoranta çıktık
restorant sahibi bizi gördüğünde ilk basta inanamadı , gözlerini kocaman açtı ve saymaya başladı... onlarca insan!
adamın işi zordu garsonlar hep beraber bizle ilgilenmeye çalışıyordu ama açıkcası pek beceremediler işi motorcular olarak kötü not verdik restoranta...menüde bıldırcın,tavuk ve alabalık vardı herkes istediğini söyledi uzun bir bekleyişten sonra yemekler geldi,birinci porsiyonla çok az kişi doymustu ve garsonlar getirdikleri her slata ekmek vs... için ekstra diye bağırıp duruyorlardı sabrettik ve doyduk.fiyatlar gayet makuldu.
tabiki Santa Iras balık restorantından ibaret değildi, gezilecek görülecek yerler vardı ,ilk hedef şelaleydi,ama ne yazıkki yolumuzu kaybettik ve derenin içine kadar indik burada bir sorun yok ,sorun motorları cevirip yukarı çıkacak kadar alan olmamasıydı.ite kaka bu işide hallettik.
Ben selalenin yolunu biliyordum ama sakalım yok ki dinleteyim.Aldım basımı gittim selalenin yanına tabi millet bu arada beni arıyor...bende bu durumdan habersiz neden gelmediler ki peşimden diyorum...baktım olacak gibi değil ki zaten telefonlarda çekmiyor şelalenin yolunu tekrar yürüyüp bizimkilerin yanına çıktım ve gelmelerini söyledim inanılmaz bir şekilde gelsek mi gelmesek mi acaba kaç metredir 10 mu 15 mi şöyle mi böylemi sesleri arasında şelaleye vardık...
şelaleyi gören herkesin dili tutuldu ne iyi etmişiz de gelmişiz ifadesi vardı herkesin yüzünde. gelsek mi gelmesekmi diyenlerde ise lehine penaltı verilmiş futbolcu bakışı sabitlenmişti.
fotoğraf çekmeye doyamadık
bi ara da ya bu şelale acaba kaç metredir muhabbeti döndü en az 40 dedik ben işleviyle ilgilendim.gerçektende insanı mest ediyordu
kerim ve ben dayanamadık ve neredeyse selalenin altına kadar yaklaştık öyle bir hava akımı oluşuyordu ki ayakta durmakda güçlük çektik.ahhhh o suratımıza çarpan buz gibi su....mükemmeldi.
gitme hazırlıkları başladı yavaş yavaş restoranta saptığımız yerde toplandık.Mersin girişine kadar mola vermek yoktu...
ama mola vermeme olayı racingci üyemiz için gecerli değildi, onlar istedikleri yerde istedikleri kadar durdular fark nekadar açılırsa açılsın fırtına gibi bir sesle yanımızdan geçiyorlardı, bazen bizi geçip çiçek topluyorlar bazen manzarayı seyrediyorlardı..güçlü makine ,usta sürücü ilişkisinin kaçınılmaz sonucu...
bizi defalarca geçtikten sonra biraz ilerimizde yol kenarında dinlenirken bulduğumuz racingci ael320 bu defada mersin girişinde bizi beklemekteydi..artık alışmıstık
mersin girişindeki toplanma noktasından sonra artık gruptan ayrılmak isteyenler vardı ,malum pazar günü ve iş bası yapacak olanlar okula gidecek olanlar....ama biz günü burda bitirmek istemiyorduk ve topluca daldık şehir içine...
sahil yolunda boy gösterdikten sonra mado ya geldik muhabbet çay kahve...güzeldi ama her güzel şey gibi çabuk bitiyordu
misafirlerimizi otoban girişine kadar yolcu ettik.
bitti.
