Dolar yıl sonunda 7 - 7.5 tl olacak diye yorum yapan yerli ekonomistler var. (Umarım yanılırlar)
Yabancı bir ekonomistse Türkiye'de seçimlerden sonra ekonomik kriz patlayabilir, Türkiye'nin iflası başladı diyor. (Umarım o da yanılır, dediği gibi olmaz)
Ben demiyorum ekonomistler diyor, ben ekonomiden anlamam.
Bildiğim şey, tasarruf etmezsen, sürekli sermayeden yersen, eldeki malı mülkü devamlı surette satarsan ve satılacak para edecek miktarda ve kalitede uluslararası ürün üret(e)mezsen, üretimde kullandığın kitleyi kalifiye hale getirmezsen, eğitmezsen, halkın geneli de, devletin de borçla ekonomi döndürürse, sonun iflas olur.
'TÜRKİYE'NİN İFLASI BAŞLADI'
Makro ekonomist ve finans tarihçisi Russell Napier, İsviçre'de yayımlanan Neue Zürcher Zeitung gazetesine verdiği mülakat, Türkiye'de de tartışma yarattı. Napier, Türkiye mülakatında ekonomisiyle ilgili açıklamalarda bulunurken küresel piyasalarda 1980'lerin yeniden yaşanacağını ve Türkiye'yi büyük bir krizin beklediğini iddia edip "Türkiye'nin iflası başladı" şeklinde konuştu. En geç seçimlerden sonra, Türk Lirasının muazzam değer kaybedeceğini söyleyen ekonomist, Türkiye'nin 400 milyar doları bulan borcunu ödeyemeyecek duruma geldiğini ifade etti.
Kaynak:
https://tr.sputniknews.com/columnists/201805221033550278-turk-lirasindaki-deger-kaybi/
Umarım ekonomistler yanılırlar ve o durumlara düşmeyiz.
Konu dışına yazmayayım diyorum hep, ama durum öyle bir hal aldı ki gel de yazma.
Kendimden geçtim 5 yaşındaki çocuğuma üzülüyorum gelecek adına.
Zamanında ekonomik krizi ve uzun süreli işsizliği bütün şiddetiyle yaşamış biriyim, yaşamayana şaka gibi geliyor, bana bir şey olmaz sanıyorsun, ama öyle olmuyor, dibe vurunca anlıyorsun.
Geleceğimiz iyi olsun ne diyeyim. Gençler daha düzenli, daha refah içinde, daha birbiriyle barışık, daha demokratik bir ülkede, daha güzel günlerde yaşasın, hayatları benim 47 yılda yaşadıklarım gibi olmasın, tüm dileğim budur.
Kıl, yün ve gündelik konularla, birbirimizin inanç ve ideolojileriyle kandırılıp birbirimize kırdırılarak boşa çook vakit kaybettik, ediyoruz. Artık bizler de kafamızı ellerimizin arasına alıp düşünmek zorundayız. Ne istiyoruz, böyle mi sürmeli, hep bu kısırdöngü, cahilce kavgalarla mı yürüyeceğiz, yoksa özellikle gençlerinin bu tip saçma sapan işlerle hiç uğraşmadığı memleketler gibi mi olacağız? Gelecek biraz da bizlerin elinde, şark kurnazlığını mı, dürüstlüğü ve gerçek aklı mı seçeceğiz? Sokma akılla yürümeyi mi, bilimsel ve objektif olarak okuyup düşünmeyi ve çalışmayı mı seçeceğiz. hakkaniyeti, liyakati mi, torpili mi seçeceğiz?
Gerçekten milletçe iyi düşünmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz.
Adı şimdi hatrıma gelmeyen bir yazar,
"herkese iyi insan diyoruz, iyi insan olmak sadece kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayıp köşende oturmak sanılıyor, iyi insan olmak bu değildir, kötü şeyler olurken hiç sesini çıkarmıyorsan sen de kötülüğe ortak oluyorsun demektir, hayata hiç bir katkın yoksa, nasıl bir iyilik yapmış olursun, kimseye bir faydan yoksa, sadece durup hiç bir şeye karışmamakla iyi insan olunmaz" demişti aşağı yukarı hatrımda kaldığı kadarıyla.
Bu ve benzeri şeylere kafa yormuyorsak sadece kendimiz için yaşıyorsak zaten iş bitmiştir, ne dense boş...
Kendime hakim olabilirsem artık konu dışına yazmayacağım, bu son olsun.
Çünkü suya yazı yazıyor gibi hissediyor insan.
NOT: Seçtiğim kaynak tamamen tesadüfi net'te ilk bulduğum kaynaktır, aranırsa başka yerlerde de benzer haberler bulunabilir.