- Katılım
- 3 Haz 2015
- Mesajlar
- 116
- Konu Yazar
- #1
Yıllarca hayalini kurduğum geçen sene ağustos ayında yapmış olduğumuz Doğu Karadeniz Gürcistan gezimizi kaleme almak istedim. Aslında geziden geldikten sonra çoktan hazırlamıştım bu yazıyı lakin bilgisayarımda yaşanan teknik bir sıkıntı bugünlere kalmasına sebep oldu. Neyse o güzellikleri görkemi doğayı anıları sizlerle paylaşmak, şu soğuk kış günlerinde biraz olsun içimizi ısıtır belki.
Evet yıllarca merak ettiğim bir coğrafya idi Karadeniz hırçın dalgaları yemyeşil ormanları, bol virajlı güzel manzaralı yayla yolları eminim her motorcunun hayalidir. Biz de bu umutlarla hazırlandık yolculuğa. Tura eşimle birlikte gidecektim. 1 haftalık tatil süremiz vardı günler öncesinden gerekli hazırlıkları yaptım. İnternetten gezilecek görülecek yerler en uygun rota yeme içme konaklama gibi hazırlıkları planladıktan sonra cumartesi akşamı çantalarımızı hazırlayıp pazar günü Kayseri'den yola çıktık.
1.gün
İlk durağımız Trabzon Maçka toplamda bugün 600 kilometre yol yapmamız gerekiyor. Sivas'da hızlıca bir yemek molası verip vakit kaybetmeden yola koyuluyoruz şiran'ı geçip Bayburt'a yaklaşırken hafiften yağmur çiseliyor ve o mis gibi toprak kokusu Karadeniz'i hissettirmeye başlıyor... Çok geçmeden yağmur diniyor ve Bayburt'a varıyoruz. Kısa bir moladan sonra tekrar Maçka'ya doğru yol alıyoruz Maçka'ya yaklaşırken bol virajlı harika yollar ve Zigana tüneli bugüne kadar yaptığım en zevkli sürüşlerden birini yaşatıyor bana bir yanın uçsuz bucaksız vadi bir yanın yemyeşil dağlar. Bu keyifli sürüş tüm yorgunluğu unutturuyor insana. Saat 7 gibi ilk durağımız olan Trabzon Maçka'ya geldik. Internetten yaptığım araştırmalar sonucunda livera kamping de konaklamayı düşünüyorum, tabi önce kamp alanı bulmam lazım. Livera kamping Maçka'da bir dağın tepesinde yapılmış kamp alanı. Kampta kamış ağaçlarından yapılmış Bungalov evler bulunuyor çok güzel planlanmış çok temiz güvenli şirin bir kamp alanı. İşletmecisi dursun bey ile uzun süren bir telefon trafiğinden sonra sisli patika yollardan tırmanarak kamp alanını buluyoruz. Kampta bizden hariç iki aile daha konaklıyor. Ankara'dan katılan Devran beyler eşi ve kızı ile karavanla Karadeniz turuna çıkmışlar. Trabzon'dan katılan Ahmet beyler hafta sonları burayı tercih ediyorlarmış çok hoş bir sohbet ile Akşam yemeğimizi yiyip dinlenmeye çekiliyoruz.
2.gün
Bugün gezilecek görülecek gidilecek çok kilometre var sabah uyanınca kamp alanına geziyorum yolu bu tarafa düşen herkese tavsiye ederim her türlü konfor düşünülmüş muazzam bir yer. Sabah uyandığınızda yöresel ürünlerle donatılmış muhlamalı nefis bir kahvaltı sizi bekliyor. Kahvaltımızı yapıp işletmeci arkadaşlarla ve diğer misafirlerle vedalaşıp üzülerek ayrılıyoruz kamp alanından. Gönül isterdi ki birkaç gün orada geçirelim ama buna vaktimiz yok. Bugünkü ilk gezi noktamız hemen aşağıda bulunan Sümela Manastırı. Manastırın kapalı olduğunu biliyorum bu sene restorasyona almışlar diye duydum ama yinede buralara kadar gelip orayı görmeden gitmek olmaz. Uzaktan bir kaç resim alıp biraz manzaraya dalıp yola devam ediyoruz.
Trabzon Boztepe
Trabzon merkezde biraz gezip boztepede çay molası veriyoruz ve buradan sonraki durağımız kartpostallarda gördüğümüz muhteşem manzaralı Uzungöl. Uzun bir yorucu yolculuğun ardından Uzungöl'e varıyoruz Arap turistler karşılıyor bizi
Eyvallah bu ülkemiz adına gurur verici bir tablo ama esnafın fahiş otel restoran fiyatları içimizi biraz acıtmıyor değil yani. Otel odaları dolu bulabilirsen pansiyonlarda karaborsaya düşmüş durumda. Tek göz odalar 700 800 lira fiyatları gördükten sonra ulan bize demi diyesi geliyor insanın. Gölün kenarında günübirlik misafirlerin piknik yaptığı bir alana çadır kurulabiliyormuş, güzel bir kamelyanın içine çadırımızı kuruyoruz. Piknikçiler den kalma mangala ateşi yakıyorum yanımda getirdiğim küçük çaydanlığıma çayı koyuyorum yemişim 5 yıldızlı oteli bundan ala keyif mi var... 
http://www.hizliresimyukle.com/images/2017/01/14/14906951_10154634606234738_6851934664188245363_n.m d.jpg
3.gün
Bugün gezimizin en yorucu günü bugün oluyor sabah kalkıp çadırımızı toplayıp, Uzungöl'de bir tur atıp yola çıkıyoruz. İlk durağımız Rize Ayder peşi peşine geçtiğimiz tünellerden sonra Ayder sapağından dönüp yola devam ediyoruz. Şenyuva köprüsü şimdi kısa bir resim molası ne tekrardan yollardayız.
Zilkale
http://www.hizliresimyukle.com/images/2017/01/14/14573007_10154634627344738_3037274612222253475_n.m d.jpg
Ayder yaylasına varmadan 30 kilometre geriden sağa girip Zilkaleye gidebiliyormuşuz ve burayı da gördükten sonra tekrardan Aydere yolalıyoruz ve Ayder Yaylası.
No-prom pek kaliteli olmadığından yol videosu pek atmadım ama en azından bu olsun...
Ayder'de güzel bir yemek molası verip kemençe dinleyip horon izledikten sonra tekrardan yola çıkıyoruz. Hedef Sarp sınır kapısı, uzun süren yolculuğun ardından Hopa'ya varıyorum. Biraz araştırdım ama Hopa'da kafama göre konaklayabileceğim biryer bulamadım. Normalde gezime Artvin'e doğru devam edecektim ama programım kısa olduğu için Artvin'i üzülerek elemek zorunda kalıyorum. Oraları göremediğim için çok üzgünüm inşallah bir daha ki sefere diyor ve akşam 6 gibi Sarp sınır kapısına varıyorum. Sınırda en az 2 kilometrelik bir araç kuyruğu var. Tırlar tur firmaları Rusya hattına devam eden araçlar, Gürcüler, Türkler tıklım tıklım. Motosikletin avantajını kullanarak ilk sıralara doğru gittim. Sınır kapısının önünde trafiği düzenleyen polisle kısa bir muhabbetin ardından, sistemde bir sıkıntı olduğunu ve şu anda araç geçişinin olmadığını söylüyor ne zaman geleceği belli değil sistem yok sistem. Yine de sağ olsun bize öncelik tanıyarak önceki 5 arabanın ardında beklememizi söylüyor, 1 saatlik bir bekleyişin ardından sistem geliyor ve sınırı geçiyoruz.
Bu arada bir not Düşelim T.C. vatandaşlarının Gurcistana girişlerinde pasaport vize gibi belgeler istenmiyor. Sadece kimlik belgeniz ve şahsi araç ile geçiş yapacaksanız aracın kendi üzerinize kayıtlı olması şartı var. Ve belirli bir süre turist olarak kalabiliyorsunuz, iki ülke arasındaki bu anlaşma ilk defa yurtdışı seyahati yapacak kişiler için çok büyük bir kolaylık sağlıyor.
Daha önce Almanya Rusya Cezayir, Azerbaycan, Çeçenistan gibi ülkelere turistik - iş seyahatlerim olmuştu ama burada bir acemilik yapıp gümrük kapısını geçer geçmez para bozdurum. Kur çok düşükmüş 5-10 km Batum'a doğru giderken gerçek kur değerlerıni gorunce anladim . Erken davrandım çünkü benzinim az kalmıştı.Neyse siz dikkat edin !
Benzin demişken malum şuanda ülkemizde 5.40 TL iken lafını edelim 20 TL ye fazerin deposu doldu şaka gibi. İçmede yanında yat.
Gürcistana planlarıma göre gündüz giris yapacaktım fakat livera kapingde tanıştığımız Ahmet bey bölgeye oldukça hakim. Gezilecek görülecek yerleri rotamı onunda yardımı ile şekillendirdikten sonra, hersey cok kolay gercekleşiyor. Neyse ucuz benzin ikmalimizi yaptıktan sonra bugunki konaklayacağımız yer Kobuleti şehri. Sarp sınır kapısını 50 km geçtikten sonra Kobuleti'ye geliyoruz. Burası bizim Antalya Alanya Mersin gibi turistik sahil şehri. Yol boyunca bir yanın kumsal bir yanın oteller eğlence mekanları pansiyonlarla dolu. Buradaki önceliğimiz kendi güvenliğimiz sonra motosikleti koyacağımız sağlam bir otel bulmak. Sahil boyunca ilerledikten sonra bir marketin önünde mola vermek zorunda kaldım. Hayatımda hiç bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum. Marketçi dayıyla benim yarim yamalak Rusya'dan kalma Rusça ile kısa bir sohbet ettikten sonra, market üstünde Oteli olduğunu söylüyor ayrıca motosikleti koyabileceğimiz bir garajda ayarlayacakmış. Biz de bunu duyduktan sonra Oteli geziyoruz hatunla hoşumuza gidiyor güzel bir yere benziyor, motosikleti güzelce kapalı garajımza koyuyoruz eşyalarımızı alıp odamıza çıkıyoruz Bugünlük bu kadar çok yorgunum.
4. Gun
Bugün tatil havasında geçiyor motosiklet kullanmayacağım bugün buradayız, deniz kum güneş denize gireceğiz bugün sürmek yok. Gürcistan'da hayat çok ucuz 2 kişi otele Günlük 50 TL verdik yeme-içme neredeyse bedava akşam tıka basa çeşit çeşit yemek yiyorsunuz balik vs hesap 25 TL geçmiyor meyve sebze vs. çok uygun. Sabah çeşit çeşit börekli kahvaltı 15 TL hayat çok ucuz burada benzin fiyatlarını hatırlatmama gerek yok zaten. Halkımız arasında kulaktan dolma çok kötü bilgiler var bu ülke için bence Gürcistan bunları hak etmiyor...
5.gün
Sabah kalkıp hazırlanıyoruz bugün Gürcistan'dan ayrılma günü dönüşteki rotamız batuma geçeceğiz, orayı gezeceğiz daha sonra ülkeye giriş yapacağız. Daha sonra Rize, Trabzon, Giresun Ordu. Otel sahipleri çok sıcakkanlı temiz insanlar hiç yabancılık hissetmedik, vedalaşıp ayrılıyoruz tekrar görüşmek üzere. 1 saatlik sürüşün ardından Batum sokaklarındayız Altın kürk heykeli hayat gezince güzel
Ve Batum gezimizi tamamladıktan sonra dönüş yolculuğumuz başlıyor, sınır kapısını geçip Hopa Rize Trabzon buraları transit geçip Ordu'da gezimize devam ediyoruz.
Biraz ıslandık
Ordu Boztepe
Boztepeden inerken google maps in azizliğine uğradım eski kapanmış bir yola soktu beni yolda heyelan felan olmuş baya zorlandık asfalta inene kadar.
Ordu Boztepe'de Mola verdikten sonra bugün Ordu Ünye'de konaklayacağız, Ünye'de Gülen Kampinge giriyoruz. Bungalov evlerde boş yer kalmamış çadır kurabileceğimiz güzel bir alan belirleyip kamp alanına çadırımızı kuruyoruz isli çay bizi bekler
Ateşimizi yakıp çayımızı demledik ten sonra Kastamonu'dan Onur Beyler eşiyle birlikte bize katılıyor Karadeniz turuna çıkmışlar araba ile kamp kurarak geziyorlarmış.Gecenin ilerleyen saatlerine kadar çay sohbet şahaneydi.
6.gün Sabah kahvaltımızı yapıp çadırımızı toplayıp Gülen Kampingden ayrılıyoruz. Lavaboların temizliği dışında burada olumsuz bir şey yoktu yolumuza devam ediyoruz. Öglen Akçaabat'ta Körfez Metinde nefis bir köfte molası verip Giresun Samsun'a Doğru yol alıyoruz. Giresun'da pek oyalanmadan direk geçiyorum Samsun Bandırma vapuru.
Ve gezimizin son şehri olan Sinop'a doğru yöneliyorum yavaş yavaş sona geliyoruz. Dönüşü hafta sonu Sinop'a gelecek şekilde ayarladım çünkü, Sinop'da bu hafta motosiklet festivali vardı festivale katılıp daha sonra dönüşe geçecektik.
Erfelek şelaleleri.
Sinop tarihi Cezaevi.
Her şey planladığımız gibi oluyordu lakin Sinop cezaevini gezdikten hemen sonra festival alanına giderken amansız bir yağmura yakalandık. Yağmurlukları çıkartalım giyelim derken bayağı ıslandık, bardaktan boşanırcasına mübarek son gün yapılır bu. Yağmur altında uygun bir yere çadırımızı kurduk. İyiki yanıma 4 metre naylon almıştım (bütün çadırların üzerinde vardı mülteci kampı gibi)
üstüne de onu gerdik nefis oldu sabaha kadar ıslanmadan uyuduk. Yağmur dolayısı ile festivale katılım beklenenden daha azdı pek iyi olmadı 
Bu arada sabaha kadar kırmızı Hayabusayı kesiciye düşüren arkadaş kulaklarını bolca çınlattık haberin olsun
7.gun
Bugün dönüş yolculuğu başlıyor sabah kalkıp dün yediğimiz yağmurdan sonra ıslanan kıyafetleri kuru temizlemeye kurutmaya veriyorum. Daha sonra Sinop inceburuna Türkiye'nin en kuzey ucuna gidiyoruz.
İnceburun'da son gezimizi yaptıktan sonra artık dönüş yolculuğu başlıyor, kuru temizlemeden kıyafetlerimizi alıp festivalden çadırımızı toplayıp Kayseri'ye doğru yola çıkıyoruz. Elveda Karadeniz İsterdim ki her gittiğim şehirde, her yaylada en az bir gün kalayım ama bizimki biraz hızlandırılmış tur gibi oldu. Böyle bir turu en az 10-15 gün olarak planlamak lazım, ama yine de hayatımın en güzel tatilini yaptım. Önümüzdeki sezon Batı Karadeniz, Ege, Akdeniz sahil turu yapmak istiyorum kısmet artık.
Turdan notlar:
*Tur boyunca 10 Şehir 1 Ülke toplam 2600 km, günlük ortalama 430 km yol yaptım.
*200 kg. Motosiklet / 150 kg. Yolcu / 30 kg. Bagajlar ile Ortalama hız 100/120 km/s.
*Ortalama 6 litre yakıt sarfiyatımız oldu.
*Gürcistan harici otelde konaklamadım, herşey dahil 2500 tl gibi bir harcamam oldu.
Dilimiz döndüğünce birşeyler anlatmaya çalıştım sürçülisan ettiysek affola,sağlıcakla kalın.
Evet yıllarca merak ettiğim bir coğrafya idi Karadeniz hırçın dalgaları yemyeşil ormanları, bol virajlı güzel manzaralı yayla yolları eminim her motorcunun hayalidir. Biz de bu umutlarla hazırlandık yolculuğa. Tura eşimle birlikte gidecektim. 1 haftalık tatil süremiz vardı günler öncesinden gerekli hazırlıkları yaptım. İnternetten gezilecek görülecek yerler en uygun rota yeme içme konaklama gibi hazırlıkları planladıktan sonra cumartesi akşamı çantalarımızı hazırlayıp pazar günü Kayseri'den yola çıktık.
1.gün
İlk durağımız Trabzon Maçka toplamda bugün 600 kilometre yol yapmamız gerekiyor. Sivas'da hızlıca bir yemek molası verip vakit kaybetmeden yola koyuluyoruz şiran'ı geçip Bayburt'a yaklaşırken hafiften yağmur çiseliyor ve o mis gibi toprak kokusu Karadeniz'i hissettirmeye başlıyor... Çok geçmeden yağmur diniyor ve Bayburt'a varıyoruz. Kısa bir moladan sonra tekrar Maçka'ya doğru yol alıyoruz Maçka'ya yaklaşırken bol virajlı harika yollar ve Zigana tüneli bugüne kadar yaptığım en zevkli sürüşlerden birini yaşatıyor bana bir yanın uçsuz bucaksız vadi bir yanın yemyeşil dağlar. Bu keyifli sürüş tüm yorgunluğu unutturuyor insana. Saat 7 gibi ilk durağımız olan Trabzon Maçka'ya geldik. Internetten yaptığım araştırmalar sonucunda livera kamping de konaklamayı düşünüyorum, tabi önce kamp alanı bulmam lazım. Livera kamping Maçka'da bir dağın tepesinde yapılmış kamp alanı. Kampta kamış ağaçlarından yapılmış Bungalov evler bulunuyor çok güzel planlanmış çok temiz güvenli şirin bir kamp alanı. İşletmecisi dursun bey ile uzun süren bir telefon trafiğinden sonra sisli patika yollardan tırmanarak kamp alanını buluyoruz. Kampta bizden hariç iki aile daha konaklıyor. Ankara'dan katılan Devran beyler eşi ve kızı ile karavanla Karadeniz turuna çıkmışlar. Trabzon'dan katılan Ahmet beyler hafta sonları burayı tercih ediyorlarmış çok hoş bir sohbet ile Akşam yemeğimizi yiyip dinlenmeye çekiliyoruz.
2.gün
Bugün gezilecek görülecek gidilecek çok kilometre var sabah uyanınca kamp alanına geziyorum yolu bu tarafa düşen herkese tavsiye ederim her türlü konfor düşünülmüş muazzam bir yer. Sabah uyandığınızda yöresel ürünlerle donatılmış muhlamalı nefis bir kahvaltı sizi bekliyor. Kahvaltımızı yapıp işletmeci arkadaşlarla ve diğer misafirlerle vedalaşıp üzülerek ayrılıyoruz kamp alanından. Gönül isterdi ki birkaç gün orada geçirelim ama buna vaktimiz yok. Bugünkü ilk gezi noktamız hemen aşağıda bulunan Sümela Manastırı. Manastırın kapalı olduğunu biliyorum bu sene restorasyona almışlar diye duydum ama yinede buralara kadar gelip orayı görmeden gitmek olmaz. Uzaktan bir kaç resim alıp biraz manzaraya dalıp yola devam ediyoruz.
Trabzon merkezde biraz gezip boztepede çay molası veriyoruz ve buradan sonraki durağımız kartpostallarda gördüğümüz muhteşem manzaralı Uzungöl. Uzun bir yorucu yolculuğun ardından Uzungöl'e varıyoruz Arap turistler karşılıyor bizi
http://www.hizliresimyukle.com/images/2017/01/14/14906951_10154634606234738_6851934664188245363_n.m d.jpg
3.gün
Bugün gezimizin en yorucu günü bugün oluyor sabah kalkıp çadırımızı toplayıp, Uzungöl'de bir tur atıp yola çıkıyoruz. İlk durağımız Rize Ayder peşi peşine geçtiğimiz tünellerden sonra Ayder sapağından dönüp yola devam ediyoruz. Şenyuva köprüsü şimdi kısa bir resim molası ne tekrardan yollardayız.
Zilkale
http://www.hizliresimyukle.com/images/2017/01/14/14573007_10154634627344738_3037274612222253475_n.m d.jpg
Ayder yaylasına varmadan 30 kilometre geriden sağa girip Zilkaleye gidebiliyormuşuz ve burayı da gördükten sonra tekrardan Aydere yolalıyoruz ve Ayder Yaylası.
No-prom pek kaliteli olmadığından yol videosu pek atmadım ama en azından bu olsun...
Ayder'de güzel bir yemek molası verip kemençe dinleyip horon izledikten sonra tekrardan yola çıkıyoruz. Hedef Sarp sınır kapısı, uzun süren yolculuğun ardından Hopa'ya varıyorum. Biraz araştırdım ama Hopa'da kafama göre konaklayabileceğim biryer bulamadım. Normalde gezime Artvin'e doğru devam edecektim ama programım kısa olduğu için Artvin'i üzülerek elemek zorunda kalıyorum. Oraları göremediğim için çok üzgünüm inşallah bir daha ki sefere diyor ve akşam 6 gibi Sarp sınır kapısına varıyorum. Sınırda en az 2 kilometrelik bir araç kuyruğu var. Tırlar tur firmaları Rusya hattına devam eden araçlar, Gürcüler, Türkler tıklım tıklım. Motosikletin avantajını kullanarak ilk sıralara doğru gittim. Sınır kapısının önünde trafiği düzenleyen polisle kısa bir muhabbetin ardından, sistemde bir sıkıntı olduğunu ve şu anda araç geçişinin olmadığını söylüyor ne zaman geleceği belli değil sistem yok sistem. Yine de sağ olsun bize öncelik tanıyarak önceki 5 arabanın ardında beklememizi söylüyor, 1 saatlik bir bekleyişin ardından sistem geliyor ve sınırı geçiyoruz.
Bu arada bir not Düşelim T.C. vatandaşlarının Gurcistana girişlerinde pasaport vize gibi belgeler istenmiyor. Sadece kimlik belgeniz ve şahsi araç ile geçiş yapacaksanız aracın kendi üzerinize kayıtlı olması şartı var. Ve belirli bir süre turist olarak kalabiliyorsunuz, iki ülke arasındaki bu anlaşma ilk defa yurtdışı seyahati yapacak kişiler için çok büyük bir kolaylık sağlıyor.
Daha önce Almanya Rusya Cezayir, Azerbaycan, Çeçenistan gibi ülkelere turistik - iş seyahatlerim olmuştu ama burada bir acemilik yapıp gümrük kapısını geçer geçmez para bozdurum. Kur çok düşükmüş 5-10 km Batum'a doğru giderken gerçek kur değerlerıni gorunce anladim . Erken davrandım çünkü benzinim az kalmıştı.Neyse siz dikkat edin !
Benzin demişken malum şuanda ülkemizde 5.40 TL iken lafını edelim 20 TL ye fazerin deposu doldu şaka gibi. İçmede yanında yat.
Gürcistana planlarıma göre gündüz giris yapacaktım fakat livera kapingde tanıştığımız Ahmet bey bölgeye oldukça hakim. Gezilecek görülecek yerleri rotamı onunda yardımı ile şekillendirdikten sonra, hersey cok kolay gercekleşiyor. Neyse ucuz benzin ikmalimizi yaptıktan sonra bugunki konaklayacağımız yer Kobuleti şehri. Sarp sınır kapısını 50 km geçtikten sonra Kobuleti'ye geliyoruz. Burası bizim Antalya Alanya Mersin gibi turistik sahil şehri. Yol boyunca bir yanın kumsal bir yanın oteller eğlence mekanları pansiyonlarla dolu. Buradaki önceliğimiz kendi güvenliğimiz sonra motosikleti koyacağımız sağlam bir otel bulmak. Sahil boyunca ilerledikten sonra bir marketin önünde mola vermek zorunda kaldım. Hayatımda hiç bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum. Marketçi dayıyla benim yarim yamalak Rusya'dan kalma Rusça ile kısa bir sohbet ettikten sonra, market üstünde Oteli olduğunu söylüyor ayrıca motosikleti koyabileceğimiz bir garajda ayarlayacakmış. Biz de bunu duyduktan sonra Oteli geziyoruz hatunla hoşumuza gidiyor güzel bir yere benziyor, motosikleti güzelce kapalı garajımza koyuyoruz eşyalarımızı alıp odamıza çıkıyoruz Bugünlük bu kadar çok yorgunum.
4. Gun
Bugün tatil havasında geçiyor motosiklet kullanmayacağım bugün buradayız, deniz kum güneş denize gireceğiz bugün sürmek yok. Gürcistan'da hayat çok ucuz 2 kişi otele Günlük 50 TL verdik yeme-içme neredeyse bedava akşam tıka basa çeşit çeşit yemek yiyorsunuz balik vs hesap 25 TL geçmiyor meyve sebze vs. çok uygun. Sabah çeşit çeşit börekli kahvaltı 15 TL hayat çok ucuz burada benzin fiyatlarını hatırlatmama gerek yok zaten. Halkımız arasında kulaktan dolma çok kötü bilgiler var bu ülke için bence Gürcistan bunları hak etmiyor...
5.gün
Sabah kalkıp hazırlanıyoruz bugün Gürcistan'dan ayrılma günü dönüşteki rotamız batuma geçeceğiz, orayı gezeceğiz daha sonra ülkeye giriş yapacağız. Daha sonra Rize, Trabzon, Giresun Ordu. Otel sahipleri çok sıcakkanlı temiz insanlar hiç yabancılık hissetmedik, vedalaşıp ayrılıyoruz tekrar görüşmek üzere. 1 saatlik sürüşün ardından Batum sokaklarındayız Altın kürk heykeli hayat gezince güzel
Biraz ıslandık
Ordu Boztepe
Boztepeden inerken google maps in azizliğine uğradım eski kapanmış bir yola soktu beni yolda heyelan felan olmuş baya zorlandık asfalta inene kadar.
Ordu Boztepe'de Mola verdikten sonra bugün Ordu Ünye'de konaklayacağız, Ünye'de Gülen Kampinge giriyoruz. Bungalov evlerde boş yer kalmamış çadır kurabileceğimiz güzel bir alan belirleyip kamp alanına çadırımızı kuruyoruz isli çay bizi bekler
Ateşimizi yakıp çayımızı demledik ten sonra Kastamonu'dan Onur Beyler eşiyle birlikte bize katılıyor Karadeniz turuna çıkmışlar araba ile kamp kurarak geziyorlarmış.Gecenin ilerleyen saatlerine kadar çay sohbet şahaneydi.
6.gün Sabah kahvaltımızı yapıp çadırımızı toplayıp Gülen Kampingden ayrılıyoruz. Lavaboların temizliği dışında burada olumsuz bir şey yoktu yolumuza devam ediyoruz. Öglen Akçaabat'ta Körfez Metinde nefis bir köfte molası verip Giresun Samsun'a Doğru yol alıyoruz. Giresun'da pek oyalanmadan direk geçiyorum Samsun Bandırma vapuru.
Ve gezimizin son şehri olan Sinop'a doğru yöneliyorum yavaş yavaş sona geliyoruz. Dönüşü hafta sonu Sinop'a gelecek şekilde ayarladım çünkü, Sinop'da bu hafta motosiklet festivali vardı festivale katılıp daha sonra dönüşe geçecektik.
Erfelek şelaleleri.
Sinop tarihi Cezaevi.
Bu arada sabaha kadar kırmızı Hayabusayı kesiciye düşüren arkadaş kulaklarını bolca çınlattık haberin olsun
7.gun
Bugün dönüş yolculuğu başlıyor sabah kalkıp dün yediğimiz yağmurdan sonra ıslanan kıyafetleri kuru temizlemeye kurutmaya veriyorum. Daha sonra Sinop inceburuna Türkiye'nin en kuzey ucuna gidiyoruz.
İnceburun'da son gezimizi yaptıktan sonra artık dönüş yolculuğu başlıyor, kuru temizlemeden kıyafetlerimizi alıp festivalden çadırımızı toplayıp Kayseri'ye doğru yola çıkıyoruz. Elveda Karadeniz İsterdim ki her gittiğim şehirde, her yaylada en az bir gün kalayım ama bizimki biraz hızlandırılmış tur gibi oldu. Böyle bir turu en az 10-15 gün olarak planlamak lazım, ama yine de hayatımın en güzel tatilini yaptım. Önümüzdeki sezon Batı Karadeniz, Ege, Akdeniz sahil turu yapmak istiyorum kısmet artık.
Turdan notlar:
*Tur boyunca 10 Şehir 1 Ülke toplam 2600 km, günlük ortalama 430 km yol yaptım.
*200 kg. Motosiklet / 150 kg. Yolcu / 30 kg. Bagajlar ile Ortalama hız 100/120 km/s.
*Ortalama 6 litre yakıt sarfiyatımız oldu.
*Gürcistan harici otelde konaklamadım, herşey dahil 2500 tl gibi bir harcamam oldu.
Dilimiz döndüğünce birşeyler anlatmaya çalıştım sürçülisan ettiysek affola,sağlıcakla kalın.