- Katılım
- 23 Mar 2008
- Mesajlar
- 48
- Konu Yazar
- #1
15 Ağustos günü otobüsle İzmir den Amasya ya hareket ettim. Amasyada bıraktığım motorumu alarak sabahın erken saatlerinde yola çıktım. İlk etapta Rize ye ulaştım. Burada işlemlerimi bitirdim ve 17 Ağustos ta Eşimide Trabzon Havaalanından alarak turumuza başladık.
Samsun a giderken havanın serin olması sebebi ile Yazlık montu çıkarıp, Kışlık olanı giydim. Bu esnada çektiğim bir foto.
Aralarda fazla foto çekmedim. Nasıl olsa dönüşte bu güzergahı gezeceğim için o zaman sakladım.
Rize ye girerken.
Eşimi Hava alanından aldıktan sonra ilk rota Akçabat a köfte yemeğe gitmek oldu. O esnada hava kararmak üzereydi ve bu fotoyu çektim.
Bir karede Akçaabat köftesi. Bu arada Trabzonda şunu öğrendim. Trafikte iftar vakti yaklaştığında aç bir Laz dan tehlikelisi yok. Belki Aç 2 laz olur. (Karadenizli arkadaşlarım alınmasın, bu bir şaka ama Trabzonda Trafik çok zorladı, hiç bir yerde şimdiye kadar böylesini yaşamamıştım. Siz siz olun Trabzonda Aç bir lazın önünden, Boş bir taksinin arkasından gitmeyin derim.) Trabzon ve tüm doğu karadenizde şehirler , ilçeler çok temizdi , bunu çok beğendim.
Artvin Hopaya vardığımızda, gelmişken Batum yapalım dedik ve Batum a geçtik. Bize faydası Depomuzu yarı fiatına doldurduk, ve ikişer karton sigaramızı üçte bir fiatına aldık.
Gümrükten geçiş kareleri.
Sınırı geçtikten sonra Batum tarafında herkez denizde idi. Bu arada Gürcülerin sahil güvenlik tekneside sınırın hemen yakınında açıkta demirlemiş, herkez deniz sefası yapıyordu.
Batum tarafından kareler.
Gelelim bu resme. Batum da Yunus balıklarının gösterileri vardı. Bunu kaçırmak istemedik. Bu arada yanımda Dolar vardı, Gürcülerin Lari sini almamıştım. Daha sonra Batumda alırım dedim. Gümrükte memurlarla konuştuğumuzda Doların da her yerde kullanılabileceğini söylemeleri bizi hataya düşürdü. Neyse Gösteri için bilet sırasına girdik sıra bize geldiğinde bileti dolarla ödemek istediğimde kabul etmediler, neyse sıradakilere rica ediyorum dolar bozmalarını hiç kimseden tık yok, ee gösteriyi de izlemek istiyoruz tabiî ki. Eşim orada bekledi ve ben sıradan çıkarak Sheredon otelin oraya gittim. Bana tarif edilen en yakın yer . Neyse para işini hallettik, zaman kaybetmemek için hemen taksiye bindim. Yeri söyledim acelem var ne kadar dedim, şöför taksimetre gösterdi. Ok brader. Ama oda ne adam hemen gece tarifesi açıyo. Gece değil dedim düzelt, vatandaş gündüz yazıyo dedi. İşin ilginci Kullandıkları taksimetre Türk malı ve Türkçe. Neyse Türk olduğumu ve Türkçeyi bildiğimi söyledim, hemen özür ve normale döndü. ( Zaten 1 Lari tuttu ama, aya üstü turist muamelesi yani.)
Neyse buradan devam edelim , geri döndüm bilet bitti, gösteri tamamen doldu dediler ve en erken ertesi gün yer olduğunu söylediler. Buna baya üzüldük aslında, orada yapılabilecek en güzel şeylerden birini kaçırdık. Açıkçası Batumda kalmak ta istemedik. Güvenli bir şehir değil. (Bunu orda yaşayanlar söylüyor)
Batumdan karelere devam edelim.
Evet gelelim bu kareye, Resim çekmek için Sahile yakın güzel bir park yerine girdik, bu amca işaret eder gel gel diye. Neyse bir iki foto alıp gidiyorum falan dedim. Elle etrafı göstermeler falan filan derken eşim Bana bir şeyler söylediğinde Uyy niye Türkçe Konuşmayusun dedi. Neyse uzatmıyalım amcanın adı Enver BARİ . Aslen Türk ve Müslüman, Rus sınırı kapatıldığında Kardeşlerinin Rize de kendilerinin burada kaldığını ve 38 yıl boyunca görüşemediklerini ve bunca yıl sonra birbirlerini bulduklarını anlattı. Sohbet güzeldi. Sonrasında yemek yiyebileceğimiz yerleri ve lokantaları tarif etti, gürcü lokantalarında uzak durun her şey vardır gibilerinden tembihledi.
Gelelim bu arkadaşa: ortadaki arkadaş Erzurumlu ve İsmi Sinan YLDIZ. 2 yıldır orada yaşıyor ve sigara toptancılğı yapıyor. Giderseniz buradan alışveriş yapabilirsiniz. Adresi= Cevaaveze No:17. Bu arada yandaki Gürcü bayan (Türkçesi gayet iyi) Beni çekme, bu evlidir sonra resim Türkyede başına bela olur gibilerinde gülerek söyledi. Anladınız )
Akşam dönüşe geçtik.
Buda tutturdu fotoğraf çektircekmiş, yok Beni Türkiyeye götürmüş, zaten Hanım ters ters baktı.
Eminim sadece motoru çok seviyordu.
Ve sonunda Türkiye ye dönüş çok güzeldi. Kısaca Gürcistanı pek beğenmedik diyebilirim.
Devamı gelecek.
Samsun a giderken havanın serin olması sebebi ile Yazlık montu çıkarıp, Kışlık olanı giydim. Bu esnada çektiğim bir foto.
Aralarda fazla foto çekmedim. Nasıl olsa dönüşte bu güzergahı gezeceğim için o zaman sakladım.
Rize ye girerken.
Eşimi Hava alanından aldıktan sonra ilk rota Akçabat a köfte yemeğe gitmek oldu. O esnada hava kararmak üzereydi ve bu fotoyu çektim.
Bir karede Akçaabat köftesi. Bu arada Trabzonda şunu öğrendim. Trafikte iftar vakti yaklaştığında aç bir Laz dan tehlikelisi yok. Belki Aç 2 laz olur. (Karadenizli arkadaşlarım alınmasın, bu bir şaka ama Trabzonda Trafik çok zorladı, hiç bir yerde şimdiye kadar böylesini yaşamamıştım. Siz siz olun Trabzonda Aç bir lazın önünden, Boş bir taksinin arkasından gitmeyin derim.) Trabzon ve tüm doğu karadenizde şehirler , ilçeler çok temizdi , bunu çok beğendim.
Artvin Hopaya vardığımızda, gelmişken Batum yapalım dedik ve Batum a geçtik. Bize faydası Depomuzu yarı fiatına doldurduk, ve ikişer karton sigaramızı üçte bir fiatına aldık.
Gümrükten geçiş kareleri.
Sınırı geçtikten sonra Batum tarafında herkez denizde idi. Bu arada Gürcülerin sahil güvenlik tekneside sınırın hemen yakınında açıkta demirlemiş, herkez deniz sefası yapıyordu.
Batum tarafından kareler.
Gelelim bu resme. Batum da Yunus balıklarının gösterileri vardı. Bunu kaçırmak istemedik. Bu arada yanımda Dolar vardı, Gürcülerin Lari sini almamıştım. Daha sonra Batumda alırım dedim. Gümrükte memurlarla konuştuğumuzda Doların da her yerde kullanılabileceğini söylemeleri bizi hataya düşürdü. Neyse Gösteri için bilet sırasına girdik sıra bize geldiğinde bileti dolarla ödemek istediğimde kabul etmediler, neyse sıradakilere rica ediyorum dolar bozmalarını hiç kimseden tık yok, ee gösteriyi de izlemek istiyoruz tabiî ki. Eşim orada bekledi ve ben sıradan çıkarak Sheredon otelin oraya gittim. Bana tarif edilen en yakın yer . Neyse para işini hallettik, zaman kaybetmemek için hemen taksiye bindim. Yeri söyledim acelem var ne kadar dedim, şöför taksimetre gösterdi. Ok brader. Ama oda ne adam hemen gece tarifesi açıyo. Gece değil dedim düzelt, vatandaş gündüz yazıyo dedi. İşin ilginci Kullandıkları taksimetre Türk malı ve Türkçe. Neyse Türk olduğumu ve Türkçeyi bildiğimi söyledim, hemen özür ve normale döndü. ( Zaten 1 Lari tuttu ama, aya üstü turist muamelesi yani.)
Neyse buradan devam edelim , geri döndüm bilet bitti, gösteri tamamen doldu dediler ve en erken ertesi gün yer olduğunu söylediler. Buna baya üzüldük aslında, orada yapılabilecek en güzel şeylerden birini kaçırdık. Açıkçası Batumda kalmak ta istemedik. Güvenli bir şehir değil. (Bunu orda yaşayanlar söylüyor)
Batumdan karelere devam edelim.
Evet gelelim bu kareye, Resim çekmek için Sahile yakın güzel bir park yerine girdik, bu amca işaret eder gel gel diye. Neyse bir iki foto alıp gidiyorum falan dedim. Elle etrafı göstermeler falan filan derken eşim Bana bir şeyler söylediğinde Uyy niye Türkçe Konuşmayusun dedi. Neyse uzatmıyalım amcanın adı Enver BARİ . Aslen Türk ve Müslüman, Rus sınırı kapatıldığında Kardeşlerinin Rize de kendilerinin burada kaldığını ve 38 yıl boyunca görüşemediklerini ve bunca yıl sonra birbirlerini bulduklarını anlattı. Sohbet güzeldi. Sonrasında yemek yiyebileceğimiz yerleri ve lokantaları tarif etti, gürcü lokantalarında uzak durun her şey vardır gibilerinden tembihledi.
Gelelim bu arkadaşa: ortadaki arkadaş Erzurumlu ve İsmi Sinan YLDIZ. 2 yıldır orada yaşıyor ve sigara toptancılğı yapıyor. Giderseniz buradan alışveriş yapabilirsiniz. Adresi= Cevaaveze No:17. Bu arada yandaki Gürcü bayan (Türkçesi gayet iyi) Beni çekme, bu evlidir sonra resim Türkyede başına bela olur gibilerinde gülerek söyledi. Anladınız )
Akşam dönüşe geçtik.
Buda tutturdu fotoğraf çektircekmiş, yok Beni Türkiyeye götürmüş, zaten Hanım ters ters baktı.
Eminim sadece motoru çok seviyordu.
Ve sonunda Türkiye ye dönüş çok güzeldi. Kısaca Gürcistanı pek beğenmedik diyebilirim.
Devamı gelecek.