- Katılım
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,546
- Motosikleti
- Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
- Konu Yazar
- #1
Ey Gidi Karadeniz...Dedik ve plan program faslına giriştik. Ne zaman ? Oldu epey. Plan program mayıs gibi başladı. Aslında son düzlükte, 10 gün öncesinde dahil oldum programa. Yoktum önceleri. Yaklaşık aynı ekiple 2014 Ağustos'unda benzer bir gezi yapmıştık.
Gezimiz ağırlıklı olarak Doğu Karadeniz'i kapsayacaktı. 9 kişiydik.
Hatay'dan Ali Güntekin, Mustafa Kara, Mehmet Okay ve ben Sıtkı Güven;
Adana'dan Mehmet Çulcu;
İzmir'den Tümer Gündem;
Balıkesir'den Devrim Görgü;
İstanbul'dan Çetin Yıldırım ve Rıza Arslan'dan oluştu ekimiz.
8 gün birlikte yedik içtik, birbirimize yoldaş olduk.
Arkadaşlarım arasındaki müthiş uyum sayesinde oldukça keyifli bir gezi oldu.
İlk gün, yurdun değişik bölgelerden yola çıktık. Rotalarımız şu şekildeydi...(Devrim'im, Ayvalık'ı ekleyemedik haritaya gülüm)

09 Ağustos Çarşamba sabah erken saatte garajdan hareket ettim.

Antakya'dan Okay'la buluşacağım istasyonda aldım soluğu.

Yola çıkış km. 960 Rodaj bakımını 1000 olmadan yaptırıp çıkıyorum.

Okay da geldiğine göre,

Çıkabiliriz.

Belen Geçidi'ne kadar yeni doğan güneş bize eşlik etti.

Belen yine puslu. (Ağustos sıcağında iyi oldu bu)

Otoyoldayız. Keyifle yol alıyoruz.


Ali ve Mustafa bizi Erzin'de beklemekteler.

Ettik 4
Pozantı'da Çulcu bekliyor.

Yoldan...


Adana'dan önce Mıstık Usta. Sabah çorbası.

Yumulduk valla. Mis gibi.

Vakit kaybetmeyelim.

Menzil kısa. Pozantı öncesi Damlama.

Pozantı'nın güzel doğasını izleyerekten yol alıyoruz.


Çulcu ile buluştuk. Güney Ekibi olarak 5'ledik.

Ve arkasından ''ver elini Amasya'' dedik.


Orta Anadolu'nun ucsuz bucaksız bozkırlarında sürüyoruz atlarımızı.


Yol ayrımı.
-Sağdan mı soldan mı ?

Sağdan tabii ki.

Niğde'yi teğet gçip Kayseri'de alıyoruz soluğu.

Yemek saati.

Yine hızlı hareket ediyoruz. Arkadaşlarımızla buluşmak için sabırsızlandık.


Menzil kısa ya, sık sık istasyonlara giriyoruz. Ana arterler haricinde daha çabuk gidebilmek adına alternatif rotalar soruyoruz.

Yorulduk be.

İstasyondan aldığımız kısa yol tarifi sonucu şehrin arka sokaklarına girdik. Birbirimizi kaybedince çektik kenara.

Tamamlanınca devam ettik. (Asfalta bak. Kestirme yol herzaman daha uzun ve meşakkatli)

Keyifli manzaralar da yok değil.


Tokat karasularında güneşi batırdık. (İyi mesai harcadı bize. Doğduğundan batana kadar yanımızdaydı)

Tokat-Turhal. Yemek molası. Bi fırt yolumuz kaldı.

Yemek faslını kısa tutuyoruz.

Ve bir çırpıda 40 km. daha yol alıp, Devrim'in Amasya-Ballıdere'deki baba evinde alıyoruz soluğu

Dostlarımızla hasretle sarmaş dolaş, kavuşmanın keyifine varıyoruz.



Sonrasında hoşsohbetli güzel bir gece geçiriyoruz.


Ertesi sabah...(10 Ağustos Perşembe 2. gün)
Bugün bizi şu şekilde bir rota bekliyor.

Önce kahvaltı hazırlığı.

Ve enfes bir sabah kahvaltısı yaptık.

Gece motosikletlerimizi bekledi.

Canavarlar hazır.

Sabah sporu.

Son ayarlamalar.

Ve hatıra pozumuz.

De hadi yallah...

Yoldayız.


Niksar taraflarındayız. Giresun'a doğru gidiyoruz. Polis çevirmesine girdik.

Keyifli bir çevirmeydi.

Değişik. Böylesine denk gelmemiştik.

O kadar ki, çay ikram ettiler ve hatta bunu kendi elleriyle yaptı memur beyler.
Teşekkür ediyoruz.

Az ötede kendi isteğimizle mola veriyoruz. (Çevirmeye girince mecbur duruyorsun)


Mola sonrası Başçiftlik rotasına doğru sapıyoruz.


Yolda biryerlerdeyiz. Çay molası verdik.


Yola devam edip, güzel bir sürüş sonrası yine yolda gördüğümüz bir çeşmebaşında keyifli dakikalar geçiriyoruz.



Devam...

Koyulhisar Sökün yolundayız.


Güzergah üzerinde öğle yemeği.



Ve yine yol üzerinde elma bahçesi önü. Bu da elma molası. (İzinli)


Şebinkarahisar'dayız.

Biraz dinleneceğiz.


Tamdere Yolu.

Eğribel Geçidi öncesi muhteşem bir vadiden geçiyoruz.
Ürkünç olduğu kadar güzel.

Eğribel Geçidi. 2200 mt.deyiz.

Burada da bu güzel manzara karşısında keyifleniyoruz.




Hatta o kadar keyifleniyoruz ki, Devrim oynamaktan kendini alamıyor.


Az ötede coğrafya değişiyor.



Kümbet Yaylası'ndayız.

Konaklayacağımız Dorukhan Bungalow Evleri'ne doğru yol alıyoruz.
Güzergahın her karesi ayrı güzel.



Konumu oldukça hoş. Alabildiğine derinlik var. Bak bakabildiğin kadar.

Çayımız da geldi, keyifimiz yerinde.



Çakk...

Hobaaa...



Evlerimize çekilip üst baş değişme, dinlenme faslına giriyoruz.

Çok ayrı kalamıyoruz. Biraraya geldik tekrar.

Akşam yemeği faslı.

Yemek sonrası geceye nokta koyduk. Dinlenme zamanı.

Ertesi sabah (11 Ağustos Cuma, 3. gün)
Bugün rotamız aşağıdaki gibi gerçekleşti.

Dorukhan'da mis gibi bir sabaha gözlerimizi açtık.

Olmazsa olmazımız.
Beraberimizde getirdiğimiz kahvemiz ocakta. Bu manzara eşliğinde sabah kahvesi anlatılmaz lezzette.

Komşularımız.

Kahveye gel...

Çetin meşgul.

Dronluyor yaylayı.

Önce yükleme,


Kontroller,


Ve kahvaltı.


Dorukhan'da işimiz bitti.

Yol alma zamanı.
Dereli üzerinden Karadeniz Sahil Yolu'na gireceğiz.

Aşağılarda biryerlerde.
Hem yakıt ikmali, hem dinlence.

Bu istasyon iyi. Çay ikramı daha iyi.

Tekrar yola çıktığımızda Devrim'le motosikletleri değiştirdik. Amacım F 700'ü denemekti. (Denedim, başıma iş aldım. Evet, bu testten sonra F 700 almaya karar verdim.)

Hafif pisenti şeklinde yağış var. Karşı istikamette seyreden biri Brezilya'lı, diğeri Bulgar iki yabancı motosikletliden biri kayıp düşmüş. Durup yardım ediyoruz.
Düşen F 650 Dakar kullanıcısı maneti kırmış. Ve yanında neyse ki yedeği var.
Elimizden geleni yaptıktan sonra yolumuza devam ettik.



Tirebolu'da Doğal Dükkan'dayız.

Güzel yer.

Ve enfes pideleri var.





Bizleri bu güzel mekanda ağırlayan, Çetin'in aile dostları Kaptan Ailesi'ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Tirebolu sahiline son bir bakıştan sonra,

Hareket etmek üzere motosikletlerimizin yanında alıyoruz soluğu.


Gezimiz ağırlıklı olarak Doğu Karadeniz'i kapsayacaktı. 9 kişiydik.
Hatay'dan Ali Güntekin, Mustafa Kara, Mehmet Okay ve ben Sıtkı Güven;
Adana'dan Mehmet Çulcu;
İzmir'den Tümer Gündem;
Balıkesir'den Devrim Görgü;
İstanbul'dan Çetin Yıldırım ve Rıza Arslan'dan oluştu ekimiz.
8 gün birlikte yedik içtik, birbirimize yoldaş olduk.
Arkadaşlarım arasındaki müthiş uyum sayesinde oldukça keyifli bir gezi oldu.
İlk gün, yurdun değişik bölgelerden yola çıktık. Rotalarımız şu şekildeydi...(Devrim'im, Ayvalık'ı ekleyemedik haritaya gülüm)

09 Ağustos Çarşamba sabah erken saatte garajdan hareket ettim.

Antakya'dan Okay'la buluşacağım istasyonda aldım soluğu.

Yola çıkış km. 960 Rodaj bakımını 1000 olmadan yaptırıp çıkıyorum.

Okay da geldiğine göre,

Çıkabiliriz.

Belen Geçidi'ne kadar yeni doğan güneş bize eşlik etti.

Belen yine puslu. (Ağustos sıcağında iyi oldu bu)

Otoyoldayız. Keyifle yol alıyoruz.


Ali ve Mustafa bizi Erzin'de beklemekteler.

Ettik 4
Pozantı'da Çulcu bekliyor.

Yoldan...


Adana'dan önce Mıstık Usta. Sabah çorbası.

Yumulduk valla. Mis gibi.

Vakit kaybetmeyelim.

Menzil kısa. Pozantı öncesi Damlama.

Pozantı'nın güzel doğasını izleyerekten yol alıyoruz.


Çulcu ile buluştuk. Güney Ekibi olarak 5'ledik.

Ve arkasından ''ver elini Amasya'' dedik.


Orta Anadolu'nun ucsuz bucaksız bozkırlarında sürüyoruz atlarımızı.


Yol ayrımı.
-Sağdan mı soldan mı ?

Sağdan tabii ki.

Niğde'yi teğet gçip Kayseri'de alıyoruz soluğu.

Yemek saati.

Yine hızlı hareket ediyoruz. Arkadaşlarımızla buluşmak için sabırsızlandık.


Menzil kısa ya, sık sık istasyonlara giriyoruz. Ana arterler haricinde daha çabuk gidebilmek adına alternatif rotalar soruyoruz.

Yorulduk be.

İstasyondan aldığımız kısa yol tarifi sonucu şehrin arka sokaklarına girdik. Birbirimizi kaybedince çektik kenara.

Tamamlanınca devam ettik. (Asfalta bak. Kestirme yol herzaman daha uzun ve meşakkatli)

Keyifli manzaralar da yok değil.


Tokat karasularında güneşi batırdık. (İyi mesai harcadı bize. Doğduğundan batana kadar yanımızdaydı)

Tokat-Turhal. Yemek molası. Bi fırt yolumuz kaldı.

Yemek faslını kısa tutuyoruz.

Ve bir çırpıda 40 km. daha yol alıp, Devrim'in Amasya-Ballıdere'deki baba evinde alıyoruz soluğu

Dostlarımızla hasretle sarmaş dolaş, kavuşmanın keyifine varıyoruz.



Sonrasında hoşsohbetli güzel bir gece geçiriyoruz.


Ertesi sabah...(10 Ağustos Perşembe 2. gün)
Bugün bizi şu şekilde bir rota bekliyor.

Önce kahvaltı hazırlığı.

Ve enfes bir sabah kahvaltısı yaptık.

Gece motosikletlerimizi bekledi.

Canavarlar hazır.

Sabah sporu.

Son ayarlamalar.

Ve hatıra pozumuz.

De hadi yallah...

Yoldayız.


Niksar taraflarındayız. Giresun'a doğru gidiyoruz. Polis çevirmesine girdik.

Keyifli bir çevirmeydi.

Değişik. Böylesine denk gelmemiştik.

O kadar ki, çay ikram ettiler ve hatta bunu kendi elleriyle yaptı memur beyler.
Teşekkür ediyoruz.

Az ötede kendi isteğimizle mola veriyoruz. (Çevirmeye girince mecbur duruyorsun)


Mola sonrası Başçiftlik rotasına doğru sapıyoruz.


Yolda biryerlerdeyiz. Çay molası verdik.


Yola devam edip, güzel bir sürüş sonrası yine yolda gördüğümüz bir çeşmebaşında keyifli dakikalar geçiriyoruz.



Devam...

Koyulhisar Sökün yolundayız.


Güzergah üzerinde öğle yemeği.



Ve yine yol üzerinde elma bahçesi önü. Bu da elma molası. (İzinli)


Şebinkarahisar'dayız.

Biraz dinleneceğiz.


Tamdere Yolu.

Eğribel Geçidi öncesi muhteşem bir vadiden geçiyoruz.
Ürkünç olduğu kadar güzel.

Eğribel Geçidi. 2200 mt.deyiz.

Burada da bu güzel manzara karşısında keyifleniyoruz.




Hatta o kadar keyifleniyoruz ki, Devrim oynamaktan kendini alamıyor.


Az ötede coğrafya değişiyor.



Kümbet Yaylası'ndayız.

Konaklayacağımız Dorukhan Bungalow Evleri'ne doğru yol alıyoruz.
Güzergahın her karesi ayrı güzel.



Konumu oldukça hoş. Alabildiğine derinlik var. Bak bakabildiğin kadar.

Çayımız da geldi, keyifimiz yerinde.



Çakk...

Hobaaa...



Evlerimize çekilip üst baş değişme, dinlenme faslına giriyoruz.

Çok ayrı kalamıyoruz. Biraraya geldik tekrar.

Akşam yemeği faslı.

Yemek sonrası geceye nokta koyduk. Dinlenme zamanı.

Ertesi sabah (11 Ağustos Cuma, 3. gün)
Bugün rotamız aşağıdaki gibi gerçekleşti.

Dorukhan'da mis gibi bir sabaha gözlerimizi açtık.

Olmazsa olmazımız.
Beraberimizde getirdiğimiz kahvemiz ocakta. Bu manzara eşliğinde sabah kahvesi anlatılmaz lezzette.

Komşularımız.

Kahveye gel...

Çetin meşgul.

Dronluyor yaylayı.

Önce yükleme,


Kontroller,


Ve kahvaltı.


Dorukhan'da işimiz bitti.

Yol alma zamanı.
Dereli üzerinden Karadeniz Sahil Yolu'na gireceğiz.

Aşağılarda biryerlerde.
Hem yakıt ikmali, hem dinlence.

Bu istasyon iyi. Çay ikramı daha iyi.

Tekrar yola çıktığımızda Devrim'le motosikletleri değiştirdik. Amacım F 700'ü denemekti. (Denedim, başıma iş aldım. Evet, bu testten sonra F 700 almaya karar verdim.)

Hafif pisenti şeklinde yağış var. Karşı istikamette seyreden biri Brezilya'lı, diğeri Bulgar iki yabancı motosikletliden biri kayıp düşmüş. Durup yardım ediyoruz.
Düşen F 650 Dakar kullanıcısı maneti kırmış. Ve yanında neyse ki yedeği var.
Elimizden geleni yaptıktan sonra yolumuza devam ettik.



Tirebolu'da Doğal Dükkan'dayız.

Güzel yer.

Ve enfes pideleri var.





Bizleri bu güzel mekanda ağırlayan, Çetin'in aile dostları Kaptan Ailesi'ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Tirebolu sahiline son bir bakıştan sonra,

Hareket etmek üzere motosikletlerimizin yanında alıyoruz soluğu.
















































































































































































































































































































































































































































































































































































































































