- Katılım
- 15 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,381
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yıl 1938, 10 Kasım...
İstanbul Üniversitesi’nde saat 9'u 5 geçenin acı haberi duyulur.Bir Alman profesör var Hukuk Fakültesinde,o da duymuş, şaşırmıştır.Derse girsin mi, girmesin mi bir türlü karar veremez.O sırada aklına Rektöre başvurmak gelir.Kalkar, yanına gider.Aralarında şu konuşma geçer :
- Efendim, kararsızım. Acaba ne yapsam?
- Sizde böyle büyük bir adam ölünce ne yaparlarsa,onu yapın.
İşte o zaman Alman profesör kollarını iki yana sarkıtarak"Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki"demiştir.
hatta düşündürücü bazı değerini bilmeyenler için:rendeer:
İstanbul Üniversitesi’nde saat 9'u 5 geçenin acı haberi duyulur.Bir Alman profesör var Hukuk Fakültesinde,o da duymuş, şaşırmıştır.Derse girsin mi, girmesin mi bir türlü karar veremez.O sırada aklına Rektöre başvurmak gelir.Kalkar, yanına gider.Aralarında şu konuşma geçer :
- Efendim, kararsızım. Acaba ne yapsam?
- Sizde böyle büyük bir adam ölünce ne yaparlarsa,onu yapın.
İşte o zaman Alman profesör kollarını iki yana sarkıtarak"Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki"demiştir.
hatta düşündürücü bazı değerini bilmeyenler için:rendeer:
Son düzenleme: