Üstadım, pek tabii sürülür. Hatta benim tecrübem, başta düşündüğüm kadar da tehlikeli değilmiş noktasına kadar geldi. Haftanın beş günü, trafik saatlerinde motosiklet kullanan biri olarak söylüyorum bunu.
Fakat İstanbul trafiğinin; inanılmaz absürt sürücülere, olaylara ve günün her saati yaşanan sıkışıklığa ev sahipliği yaptığı gerçeğini akılda tutmak lazım. İstanbul’da kurallara uygun motosiklet kullanırsanız, ya arkanızdaki telefonla oynayan arabacı gelip sizi öndeki kamyonla tost yapar ya da şerit değiştiren, yine telefonuyla oynayan başka bir arabacı tepenize çıkar.
Şehrin dinamiklerini öğrenmek gerçekten zaman alıyor. Ama hepsinden önce motosikletinizin dinamiklerini öğrenin. Eğitim alın, ekipman alın.
Bir bilgi daha vereyim: Düşündüğünüz kadar ucuz olmayacak. Motosikleti düşüreceksiniz; manet, peg, ayna, karenaj osu busu kırılacak. Bunları temin etmek ayrı dert, ekipman fiyatları zaten ayrı bir dünya, eğitim de keza öyle. Bakım masrafları, lastikler derken hepsi üst üste geliyor ve motosiklet gerçekten maliyetli bir hobi haline geliyor. Bir de ne alırsanız yetmeyecek büyütmek isteyeceksiniz o da psikolojik bir yük olacak.
Kışın üşüyecek yazın pişeceksiniz ama en büyük artısı zamandan %100 tasarrufunuz olacak. Araba ile 2 saate gideceğiniz yolu 40 50 dakikada gideceksiniz.
Siz bu hımbıllara bakmayın supersport şehiriçi kullanılabilir neden kullanılmasın, Toni Moles zx-6r ile 90 ülke gezdi zamanında (Afrika dahil).