Devrim...

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
169719.jpg


Tarihçe

Türkiyenin kendi otomobilini üretebilecegi konusunda ilk fikri Cemal Gürsel'in konuyu dikkate almasıyla, ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacı da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesi, dönemin rakamlarıyla 1.400.000 TL ödenekle 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde tamamlanmıştır.

Otomobil dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'i Cumhuriyet bayramına götürerek hem tanıtımını hem ilk vazifesini gerçekleştirecek iken benzinin bitmesi nedeniyle sadece 100 metre gidebilmiştir. Cemal Gürsel tarafından "Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk" mizahi tabirine de konu olmuştur.

İşin aslında, Eskişehir'den Ankara'ya tren ile taşınan devrim otomobillerine benzin konulmamıştır. Çünkü trende oluşabilecek bir tehlikede otomobillerin en az zararla kurtarılması düşünülmüş ve araçların ihtiyacı benzinin de Ankara'da konvoy yolunun üzerinde bulunan bir Mobil istasyonundan alınması, ve buraya kadar aracın ihtiyaç duyacağı benzinin mühendisler tarafından trene koyulması dahi mühendislerin en ince detayları dahi ne kadar düşündüğünü ve planladığını gösterir. Trenden indirilen arabalara çok daha sonradan Cumhurbaşkanı binmeden önce yapılan hazırlıklar sırasında neden benzin ikmali yapılmadığı bugün dahi bilinmez. Ancak konvoy Mobil istasyonuna uğrayıp vakit kaybetmek istemez ve böylelikle arabalar benzinsiz kalır. Bej olanda benzin vardır Cumhurbaşkanı gezisini bununla sürdürür. Anıtkabir'e ve tören alanına gider.


Teknik Ekip

Makina Yüksek Mühendisi Devlet Demiryolları Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu başkanlığında, Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden oluşan bir teknik ekip ve çalışma mekanı olarak da Eskişehir Demiryol Fabrikaları'nda dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçilmiştir.

Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU

Tasarım ve yapım
Devrim'in özellikleriMotor modeli eski bir 6 silindir Chevrolet motorundan değiştirilmiştir. İki silindiri kesilip dört silindire indirilmiş, daha sonrada bundan kalıp yapılarak, üretilen yerli yapım diğer arabalara monte edilmiştir.

İki farklı renk otomobil götürülmüştür. Bej renk Devrim ve Siyah (Makam Aracı modeli) Devrim. Siyah olana Cemal Gürsel bindirilmiş ve 100 metre gidebilmiştir. Geçen sürede bej renkli olanın benzin ihtiyacı karşılanıp, Cemal Gürsel siyahtan indirilerek bej renkliye bindirilmiş ve o gün belirlenen tüm güzergahları ve izleyen gunlerdeki makam otosu görevlerini başarıyla tamamlamışlardır.

Devrimin o dönemde makine mühendisliği ve yerli ağır üretim endüstrisi alanında Türkiye için gerçekten bir devrim başlangıç unsuru olabileceği düşünülüp adı bu yüzden Devrim konulmuştur. Projenin, bağımsız ulusal ordu kara tasima, hava ve zırhlı savaş araç kademeli üretim sanayilerine kıvılcım olabileceği hususunda başarılı bir yetenek ispatı aşamasından hemen sonra neden aniden rafa kaldırıldiğı halen açıklık kazanmamıştır. Eğer Devrim dört arabayla kalmasaydı, şu anda Türkiyenin dünyanın en büyük makine sanayilerinden birini kurmuş olabileceği yönünde fikirler mevcuttur. Devrim'in önemi, Türk elinden ilk üretilen araba olması ve Türk mühendisliğinin bir şeyler yapabileceğini, başarabileceğini göstermiş olmasıdır. Ayrıca benzin, yağ, hız gibi göstergelerin Türkçe ikazlarla belirtilmesi de buna eklenebilir.

Bej renkli bir kopyası Eskişehirde TÜLOMSAŞ bahçesinde özel bir müzede sergilenmekte ve hala çalışır halde tutulmaktadır.

Beş yıl sonra, 1966 da Anadol, Ford ve Koç Holding ortaklığı Otosan tarafından üretilerek pazara sürülmüştür


http://www.devrimotomobil.com/


---------- Mesaj ekleme zamanı: 18:11 PM ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 18:10 PM ----------

Sadece yazıklar olsun diyorum şu an eminim memleketin kaburgası olurdu devrim yaşasaydı ....
 
Katılım
21 Kas 2007
Mesajlar
3,832
bu konuda ben de bir şeyler yazayım.
gönül ister üretmeyi ama biz sanayi konusunda biraz geç kalmışız kısmet artık önümüze bakacağız.

otomobil üretmek sanayi alt yapısına bakar. farını şurdan lastiğini ordan pistonunu bir yerden alarak üretmek te üretmektir ama tamamen kendimizin yaptığını söylemek ne kadar doğrudur. olsa olsa ekonomiklik veya ticaret denebilir buna


japonya çok zengin bir imparatorlukmuş ve 1900 lerin başında istemediğiniz kadar sanayi alt yapısına sahipmiş . 1905 yılında rulman fabrikaları varmış biz o yıllarda 4 bir yanımızdaki düşmanlarla uğraşıyorduk.japonya ve ingiltere ise ada

fabrikamız var ama fabrikayı da yurtdışından alıyoruz japonlar ise kendi fabrikalarındaki makineleri kendileri üretiyor.


para para ve para
 
Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bu konuda ben de bir şeyler yazayım.
gönül ister üretmeyi ama biz sanayi konusunda biraz geç kalmışız kısmet artık önümüze bakacağız.

otomobil üretmek sanayi alt yapısına bakar. farını şurdan lastiğini ordan pistonunu bir yerden alarak üretmek te üretmektir ama tamamen kendimizin yaptığını söylemek ne kadar doğrudur. olsa olsa ekonomiklik veya ticaret denebilir buna


japonya çok zengin bir imparatorlukmuş ve 1900 lerin başında istemediğiniz kadar sanayi alt yapısına sahipmiş . 1905 yılında rulman fabrikaları varmış biz o yıllarda 4 bir yanımızdaki düşmanlarla uğraşıyorduk.japonya ve ingiltere ise ada

fabrikamız var ama fabrikayı da yurtdışından alıyoruz japonlar ise kendi fabrikalarındaki makineleri kendileri üretiyor.


para para ve para

Para sorun değil nerelere para gitmiyor ki... :farao:
 
Katılım
15 Eyl 2005
Mesajlar
2,381
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Geyik var yiyonuz mu ? :bounce:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 Tem 2009
Mesajlar
274
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bu konuda ben de bir şeyler yazayım.
gönül ister üretmeyi ama biz sanayi konusunda biraz geç kalmışız kısmet artık önümüze bakacağız.

otomobil üretmek sanayi alt yapısına bakar. farını şurdan lastiğini ordan pistonunu bir yerden alarak üretmek te üretmektir ama tamamen kendimizin yaptığını söylemek ne kadar doğrudur. olsa olsa ekonomiklik veya ticaret denebilir buna


japonya çok zengin bir imparatorlukmuş ve 1900 lerin başında istemediğiniz kadar sanayi alt yapısına sahipmiş . 1905 yılında rulman fabrikaları varmış biz o yıllarda 4 bir yanımızdaki düşmanlarla uğraşıyorduk.japonya ve ingiltere ise ada

fabrikamız var ama fabrikayı da yurtdışından alıyoruz japonlar ise kendi fabrikalarındaki makineleri kendileri üretiyor.


para para ve para

Ee köroğlu ne demiş : "Silah icat oldu mertlik bozuldu"

O güne kadar kim Osmanlı'ya kafa tutmaya cesaret edebilmiş.Ancak silah icat olduktan sonra g.tü boklu araplar bile çete kurup Osmanlı'ya kafa tutmuş.Adalardakilerde şanslıymış dediğin gibi.Şu an bile bi avuç pkk'lı kürdün kökünü kazıyamadık.Amerika bile vietnam'da silahlı düzenli ordu olmayan çeteler yüzünden yenildi.Son sözü Köroğlu demiş :

"Silah icat oldu , mertlik bozuldu"
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst