Devlet - Hükümet gibi kavramlar konusunda bir kargaşa yaşanıyor bakıyorum da. Hayır arkadaşlar. Bu zamların ya da yaşadığımız şartların bir numaralı sorumlusu, bizim devlet anlayışımızdır. Şu hükümet, ya da bu hükümet meselesi değil.
Nedense, milletimizin "devlet" anlayışında, "vatandaş devlet için vardır" gibi bir abukluk söz konusu. Oysa, olması gereken tam tersi.
Sadece yaşadığımız şu son yıllar değil, asırlardan beri "devletimize bir şey olmasın" diye yaşamışız, devletin bekası için "can" istemişler, vermişiz, "kan" demişler, vermişiz, "vergi" demişler, onu da vermişiz. Hiç sesimiz çıkmamış. Bundan sonra çıkmasını mı bekliyorsunuz?
Bu anlayış hakim olduğu sürece 57. hükümet, 157. hükümet, 257. hükümet falan bir şeyi değiştirmeyecek. Sırtımızda yine aynı kamburla, tarihin sonuna kadar yaşayacağız.
Suçlu kim oluyor yani bu durumda? Hükümet mi? E, biz seçtik onu. Devlet mi? Yahu, onu da biz kurduk. Falanca kurum mu? O kurumu uzaylılar mı yarattı, o da bizim eserimiz.
Velhasıl, bu vurdumduymazlıkla, bu cahillikle, bu körlükle, bu saflıkla sırtımıza semer vuran çok olur. Ülkemizi yöneten üç beş kritik adamı satın alır, ondan sonra bütün kar eden kuruluşlarımızı, finans sistemimizi, yeraltı, yerüstü zenginliklerimizi cebine indiriverir..
Biz birbirimizi yerken, sağcı solcuyu, türk kürdü, fenerli galatasaraylıyı, siyah beyazı sevmezken, elin oğlu böyle götürür işte malı arada.