Defne Joy Foster evinde ölü bulundu.

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
2,408
Peygamber Efendimizden (s.a.v) Bir Hadis
Peygamberimiz 1 hadis-i şerifinde : 1 zaman gelecek ümmetim 5 şeyi untacak.
1)Dün...yayı sevip,ahireti unutmak
2)hayatı sevip,ölümü unutmak
3)Dünya malını sevip kabir hesabını unutmak
4)Yaratılmışları sevip,yaratıcıyı unutmak
...5)Saray ve köşkleri sevip, kabirleri unutacaklar.
Tüm islam alemine imkanınız varsa gönderiminiz rica ediyorum. Peygamber Efendimiz unutulan 1 hadisi yayana 100 şehit sevabı var demiştir.
lafın sonu bu hadis....
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ocak 2011
Mesajlar
696
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
BANYO YAPMAK

Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün! 1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu:



İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı . Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu.. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğullarıve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü. İngilizce'deki 'banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın' (Don't throw the baby out with the bathwater) deyimi buradan gelmektedir.

Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce'deki 'kedi-köpek yağıyor' (It's raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.

Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. 'Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.

Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna 'uyanma' nöbeti deniyordu.İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir 'kemik evi'ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı . Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti 'graveyard shift')denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur ('saved by the bell') bazıları da 'ölü zilci' (dead ringer) olurdu.Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı. Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia' da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır.

Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu. . Bunu önlemek için yere saman (thresh) seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı 'thresh hold' (saman tutan; Türkçesi eşik idi.

Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük' (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin menşei budur. Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı .

Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı . Buna 'yağ çiğnemek' (chew the fat) adı veriliyordu.

Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı . Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların ağızlarında 'tabak ağzı' (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu.

Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.

Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.

1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti...
 
Son düzenleme:
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
baştan sona okudum.
ama şuna çok dikkat ettim ki, türk-müslüman kavrmına sarılmış kişilerin kullandıkları nickler türkçe değil. hatta bir müslüman kardeşimiz eski bir tanrı adını kullanıyor.

yani, istediğimiz işi, istediğimiz boyuta taşımak kolaydır.
nizamı sağlamak gerçekten zordur arkadaşlar.
farklı düşünüyorsak, düşman olmamız gerekmez...

bir avizede ne kadar çok ışık saçan( ampül kullanmamaya devam ediyorum) varsa o kadar çok aydınlanırız. elektrik ya hepimiz için birden kesilir; hepimiz aynı anda karanlıkta kalırız ya da tam tersi.

beni, içinde bulunduğum gemi ilgilendiriyor
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Yahu yürekçe,
kafa yormaya bile degmez.

Avrupaya tuvalet götürmüsüz.
Ama keske orada birakmasaydik.:cherry:
Adamlar ortaçagda yollara bok döküyormus, biz bu çagda bokun içinde yasiyoruz.
Sonra kalkip burada temizlik ahkami kesiyoruz.

Yollarimiz çöp, balgam içinde.
Mesire yerlerimizde her çali dibi pok içinde.
Yerlere çöp atan biz.
Tüküren, biz.

Sonra adamlari begenmeyen yine biz.
Ondan sonra çikar oradan bir ingiliz asar buraya ingiltereden bir resim.
Sokaklar bal dök yala.
Bi tane de kültür baskenti Istanbul'dan bir resim asar.
Sorar adama.
Hangimiz pisiz,hangimiz temiz?

Oyle malak gibi bakar kalirsin.
Basin öne düsüverir.
öyle kurusiki atmalarla iki adim gidemezsin.

Elin adami tuvaleti ogrenmis, sen daha ogrenememissin.
Kalkip burada ahlak dersi, kültür dersi vermeye kalkisirsan Allah adami tas yapar.:)
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
Yahu yürekçe,
kafa yormaya bile degmez.

Avrupaya tuvalet götürmüsüz.
Ama keske orada birakmasaydik.:cherry:
Adamlar ortaçagda yollara bok döküyormus, biz bu çagda bokun içinde yasiyoruz.
Sonra kalkip burada temizlik ahkami kesiyoruz.

Yollarimiz çöp, balgam içinde.
Mesire yerlerimizde her çali dibi pok içinde.
Yerlere çöp atan biz.
Tüküren, biz.

Sonra adamlari begenmeyen yine biz.
Ondan sonra çikar oradan bir ingiliz asar buraya ingiltereden bir resim.
Sokaklar bal dök yala.
Bi tane de kültür baskenti Istanbul'dan bir resim asar.
Sorar adama.
Hangimiz pisiz,hangimiz temiz?

Oyle malak gibi bakar kalirsin.
Basin öne düsüverir.
öyle kurusiki atmalarla iki adim gidemezsin.

Elin adami tuvaleti ogrenmis, sen daha ogrenememissin.
Kalkip burada ahlak dersi, kültür dersi vermeye kalkisirsan Allah adami tas yapar.:)

hiç sorma abi. bir de illetin işlediği günahlardan bahsediliyor.

aklıma 2 papaz fıkrası geldi.

2 papaz ormanda ilerlerken karşılarına derin bir dere çıkmış ve dere başında çok güzel bir kız. kızın çok acil derenin kaşı tarafına geçmesi gerekiyormuş ama yüzme bilmiyormuş ve yardım istemiş.
papazlardan biri -kızım seni sırtıma alayım, geçireyim demiş.
diğer papaz, olmaz bir kadının sarılması günah demiş.
neyse, bunlar karşıya geçmişler.
kızı dere kenarında bırakıp devam etmişler ama akşama kadar diğer papaz, sürekli yardım edeni günaha girdin, kızı taşımamalıydın vs vs diye tenkit etmeye devam etmiş. daha sonra yardım eden papaz, tenkit edene dönmüş ve demiş ki; "yahu ben o kızı dere kenarında sırtımdan indirdim ama sen hala aklında taşımya devam ediyorsun."

yani;
ölen kişinin eredeyse 40'ı çıkacak ama biz hala bir rahmet okuyup gömemedik gitti...

her kişi kendi yaptıklarından sorumludur.
haşr gününde de bu hesap böyle görülecektir.
Rabbim herkesi cehennem azabından korusun...
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
her kişi kendi yaptıklarından sorumludur.
haşr gününde de bu hesap böyle görülecektir.
Rabbim herkesi cehennem azabından korusun...

işte
arkadaşlar bu kişinin vereceği hesabın onlarla alakalı olmadığını bir bilseler
bukadar yorulmayacaklar :)
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
2,408
hani yazılanlara biraz cevap gibi ama amacım kımseyi kızdırmak degil cuk diye yerine oturdugu için

her koyun kendi bacagından asılır ata sözüne istinaden bir hikaye
:cat:
Osmanlı zamanında bir beldede bir Allah dostu yaşarmış.Bu zatı herkes çok sever ve sayarmış.Yaşıda oldukça fazla olan bu zat Cami'den eve evden Cami'ye öyle bir yaşam sürermiş.Bir de beslediği ve çok sevdiği 3 tane koyunu varmış.Mahallede yaşayan birde ayyaş bir zat varmış.Bu zat içermiş kimsede buna korkusundan bişey diyemezmiş.Ancak haram konusunda hassas olan bu yaşlı amca nerde görse tatlı dille ikaz eder ve vazgeçmesini istermiş.Gel zaman git zaman bu adam artık yaşlı amcanın sözlerinden sıkılır olmuş ve onu kadıya şikayet etmiş. Ayyaş: bu yaşlı adam beni sürekli ihtar ediyor artık canım sıkılmaya başladı demiş.Bunun üzerine kadı efendi yaşlı zatı çağırarak demişki ''bak bey amca adama karışamazsın istediğini yapar demiş.Yaşlı amcada kötü bir niyetinin olmadığını sadece bu haramdan vazgeçmesini istediğini söylemiş.Kadı efendi bu söz üzerine sanane bey amca her koyun kendi bacağından asılır ne hali varsa görsün demiş.Bunun üzerine oldukça üzülen yaşlı amca evine dönmüş.Ertesi sabah mahalleli uyandığında çok kötü bir kokunun mahalleyi sarmış durumda olduğunu görmüşler.Bir de ne görsünler yaşlı amca 3 koyunu bacaklarından asmış.Kokan koyunlarda bütün mahalleyi berbat bir duruma getirmiş.Bunu duyan kadı efendi hemen amcayı çağırmış ve neden böyle yaptığını sormuş.Yaşlı adam şu cevabı vermiş.Bakın her koyunu kendi bacağından astım ama bütün mahalle pisliğini çekiyor demiş.:p
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Bakın her koyunu kendi bacağından astım ama bütün mahalle pisliğini çekiyor demiş.:p

Burada anlattiklarimizi anlayamayanlar için guzel hikaye olmus.
Bu hikayedeki yasi amca gibi, kadinin ne demek istedigini bir türlü anlayamayan arkadaslar var maalesef.
Biz koyunu kokutmaktan degil,etini paylasmaktan bahsediyoruz Halis hocam.:wiinkk:
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
hani yazılanlara biraz cevap gibi ama amacım kımseyi kızdırmak degil cuk diye yerine oturdugu için

her koyun kendi bacagından asılır ata sözüne istinaden bir hikaye
:cat:
Osmanlı zamanında bir beldede bir Allah dostu yaşarmış.Bu zatı herkes çok sever ve sayarmış.Yaşıda oldukça fazla olan bu zat Cami'den eve evden Cami'ye öyle bir yaşam sürermiş.Bir de beslediği ve çok sevdiği 3 tane koyunu varmış.Mahallede yaşayan birde ayyaş bir zat varmış.Bu zat içermiş kimsede buna korkusundan bişey diyemezmiş.Ancak haram konusunda hassas olan bu yaşlı amca nerde görse tatlı dille ikaz eder ve vazgeçmesini istermiş.Gel zaman git zaman bu adam artık yaşlı amcanın sözlerinden sıkılır olmuş ve onu kadıya şikayet etmiş. Ayyaş: bu yaşlı adam beni sürekli ihtar ediyor artık canım sıkılmaya başladı demiş.Bunun üzerine kadı efendi yaşlı zatı çağırarak demişki ''bak bey amca adama karışamazsın istediğini yapar demiş.Yaşlı amcada kötü bir niyetinin olmadığını sadece bu haramdan vazgeçmesini istediğini söylemiş.Kadı efendi bu söz üzerine sanane bey amca her koyun kendi bacağından asılır ne hali varsa görsün demiş.Bunun üzerine oldukça üzülen yaşlı amca evine dönmüş.Ertesi sabah mahalleli uyandığında çok kötü bir kokunun mahalleyi sarmış durumda olduğunu görmüşler.Bir de ne görsünler yaşlı amca 3 koyunu bacaklarından asmış.Kokan koyunlarda bütün mahalleyi berbat bir duruma getirmiş.Bunu duyan kadı efendi hemen amcayı çağırmış ve neden böyle yaptığını sormuş.Yaşlı adam şu cevabı vermiş.Bakın her koyunu kendi bacağından astım ama bütün mahalle pisliğini çekiyor demiş.:p

Bu kadar saçma ve anlamsız bir hikaye ne okudum ne duydum..... :bounce::bounce:

Konuyla alakasını anlayan varmı?.... Bir zahmet açıklayıversin... :silent:
 
Katılım
5 Haz 2008
Mesajlar
615
Paris'in çoğu sokak pislik kokar. Sarhoşlar ve evcil hayvanlar yüzünden. Türkiye'yi öpün başınıza koyun. Amsterdam aynı şekilde pislikten geçilmez, Roma keza...
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Bu kadar saçma ve anlamsız bir hikaye ne okudum ne duydum..... :bounce::bounce:

Konuyla alakasını anlayan varmı?.... Bir zahmet açıklayıversin... :silent:

var.
madem anlamamakta ısrarlısın anlatayım.

ilkin bizim ak sakallı (gerçi o detay verilmemiş ama benden olsun) faşist amca mahellenin tıksıran elemanına kafayı takmıştır. çünkü kendi dünyasında içki haram olmakla beraber cezasıda büyüktür. ayrıca tıksıran elemanın neden onun dünyasındaki kurallara riayet etmediğine kafa yormaktan ziyade bir şekilde onu da kendisi gibi yapmak amacındadır. eşşek kadar adam olmuştur lakin halen insanların farklılıklarının sebebini anlayacak kadar düşünsel yetkinliğe erişememiştir.

bunun üzerine yerleri bal dök yala mahiyetinde olan mahallenin sağlık kurallarını hiçe sayarak insanların hastalanmasına ve zarar görmesi pahasına da olsa bu tıksıran elemana bir ders, ayrıca tıksıran elemanın hayat biçimini hoş gören ahaliye de ayrı bir ders vermek için kolları sıvar. kıçına karanfil takılmış bir hayvanın kokarak mahalleninin rahatsız olmasını ister. bilmez ki hayvanın kokmasının sebebi tekrar doğaya dönme isteğinden kaynaklanmaktadır.

ayrıca bu faşist amcanın maceraları saymakla bitmez. bir türlü insanları olduğu gibi kabul ederek rahat bırakmaz, sürekli kendileri gibi olmaları için elinden geleni yapar. gücü yetmez ise gücü yetene kadar bekler falan felan.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
. çünkü kendi dünyasında içki haram olmakla beraber cezasıda büyüktür. ayrıca tıksıran elemanın neden onun dünyasındaki kurallara riayet etmediğine kafa yormaktan ziyade bir şekilde onu da kendisi gibi yapmak amacındadır. .

Bu dünya kimin?.... Kime göre neye göre?... Zaten kavga burda başlıyor....:bounce::bounce:
O amcaya ne.... İşi gücü yokmu?... İsteyen istediği gibi tıksırır.... Ona ne?...
O amca kim ki, elemanı kendisi gibi yapmak istemektedir?.... :silent::silent:


Lüzumsuz bir amcaymış..... :p:p:p

(Elemanın dünyasına göre:p)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ocak 2011
Mesajlar
696
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
baştan sona okudum.
ama şuna çok dikkat ettim ki, türk-müslüman kavrmına sarılmış kişilerin kullandıkları nickler türkçe değil. hatta bir müslüman kardeşimiz eski bir tanrı adını kullanıyor.

yani, istediğimiz işi, istediğimiz boyuta taşımak kolaydır.
nizamı sağlamak gerçekten zordur arkadaşlar.
farklı düşünüyorsak, düşman olmamız gerekmez...

bir avizede ne kadar çok ışık saçan( ampül kullanmamaya devam ediyorum) varsa o kadar çok aydınlanırız. elektrik ya hepimiz için birden kesilir; hepimiz aynı anda karanlıkta kalırız ya da tam tersi.

beni, içinde bulunduğum gemi ilgilendiriyor

Benim kullandığım nick eski mısır tanrısı.Ne alaka derseniz bende çocukluğumdan beri oyun hastalığı var.En sevdiğim oyunlardan biri de Tomb Raider.İlk çıktığı günden beri tüm serilerini bitirdim.En sevdiğim bölümleri de mısır piramitlerinde geçen eski serilerdir.Nickimin kaynağı odur.Ayrıca nick dediğin nedir ki?Salla gitsin.God of war serisini de oynamayı seviyorum.Devlerle savaşmak ve o fantastik dünya hoşuma gidiyo.Gerçek olmadığını bilsem de insanların hayal gücünü zorlayan herşeyden zevk alıyorum.İnşallah şimdi bi ateist çıkıp da oyun oynamanın günah olduğu konusunda bana vaaz vermeye kalkmaz :pr:
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
Benim kullandığım nick eski mısır tanrısı.Ne alaka derseniz bende çocukluğumdan beri oyun hastalığı var.En sevdiğim oyunlardan biri de Tomb Raider.İlk çıktığı günden beri tüm serilerini bitirdim.En sevdiğim bölümleri de mısır piramitlerinde geçen eski serilerdir.Nickimin kaynağı odur.Ayrıca nick dediğin nedir ki?Salla gitsin.God of war serisini de oynamayı seviyorum.Devlerle savaşmak ve o fantastik dünya hoşuma gidiyo.Gerçek olmadığını bilsem de insanların hayal gücünü zorlayan herşeyden zevk alıyorum.İnşallah şimdi bi ateist çıkıp da oyun oynamanın günah olduğu konusunda bana vaaz vermeye kalkmaz :pr:

nasıl mutluysan öyle yaşa dostum.
ne güzel ki bir ülkemiz var. ve bu ülkede bir şekilde de olsa demokrasi var.

son bir kaç haftadır bu düşünceler bende sıklaşmaya başladı. sanırım daha az haberleri izlemeliyim...

Rahmetli Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının ruhu şad olsun...
 
Katılım
2 Kas 2008
Mesajlar
867
Bu kadar saçma ve anlamsız bir hikaye ne okudum ne duydum..... :bounce::bounce:

Konuyla alakasını anlayan varmı?.... Bir zahmet açıklayıversin... :silent:

Sonunda bende tutamadım kendimi ama dilim döndüğünce anlatayım..
Bu hikaye diyorki herkez kendi hayatını yaşarken yaşadığı toplumun kurallarına örf ve adetlerine uymak zorundadır diyor..
"Benim hayatım beni ilgilendirir buna kimse karımaz" dememeliyiz..
Çünkü yaşam tarzınız benim çocuğumun hayata bakış açısına kötü örnek oluyorsa, bana sizin yaşam tarzınızı eleştirme hakkını verir.. Ölü olmanız bişeyi değiştirmez..
Kısaca benim içinde yaşadığım toplumun örf adetine uymayan davranışlar eleştiri alır ve almalıdırda..
 
Katılım
20 Mar 2006
Mesajlar
3,261
Herşeyi bir kıssadan hisse amacıyla yazılan kendiyle çelişkili hikayeye dayandıracak olursak, ben de şunu sorarım:

Yahu koyun asıldıktan sonra kokuyor. Önemli olan hayatta iken kokup etrafa pislik saçması veya tam tersi durumun olması değil mi?

Hikaye amacına ulaşmıyor kardeşim :p
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Konudan istifa ediyorum...... :cat::cat:

Bu zihniyet beni zorluyor.... :cat:

Sağlıcakla kalın..
 
Katılım
2 Kas 2008
Mesajlar
867
Herşeyi bir kıssadan hisse amacıyla yazılan kendiyle çelişkili hikayeye dayandıracak olursak, ben de şunu sorarım:

Yahu koyun asıldıktan sonra kokuyor. Önemli olan hayatta iken kokup etrafa pislik saçması veya tam tersi durumun olması değil mi?

Hikaye amacına ulaşmıyor kardeşim :p

Hayattayken kokup etrafa pislik saçmadan yaşamanın en kolay yoluda bizim örf ve adetlerimize uymamızla olur :)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst