- Konu Yazar
- #1
merhaba
Ben 8 mayıs 2014'de kaza yaptım. kazayı levent metro çıkışının yaklaşık 100 metre yakınında yaptım. ara sokaktı. Kaza aynen şöyle oldu: levent'te viraj alıp otobana girmek için hızımı 20'ye düşürdüm (bunu takometreden net olarak gördüm) . virajdan bi 5 metre içeride bi tali yol vardı. Bir tane araç tali yoldan ana yola fazlasıyla hızlı şekilde tali yolda ana yola çıkarak bana sağ taraftan çarptı.
8 Mayıs'ta beni ambulans önce şişli etfal'a götürdü. Burada hastane polis'i ifademi aldı. Şişli etfal , hijyen açısından inanılmaz kötü bir yer olduğu için tanıdık vasıtasıyla Marmara üniversitesi Pendik eğitim ve araştırma hastanesi'ne gittim 9 Mayıs'ta . Ekim 2014'e kadar hastanede yattım (Yaklaşık 5 ay)
Kaval kemiklerim (tibia ve fibula) kırıldı. Çok parçalı kırık ve açık yara vardı. Şu anda kırık kaynadı ama uzun süre kullanılmadığı için eklem yeterince açılmıyor ve kısa mesafeleri topallayarak yürüyorum. uzun mesafelerde yürümek çok sayıda dinlenme ile olabiliyor. Yoksa çok acıyor. Şimdiye kadar 16 seans fizik tedavi gördüm ama pek fazla açılma olmadı. Topal kalma riski mevcut şu anda.
İşin dallas kısmına gelince
Hani normalde kaza sonrası bi kaza tutanağu olurya kaza şöyle oldu diye. Benim olayda da kaza tutanağı tutuldu. (Bu tutanak ile ilgili Ayazağa polis karakolundan bi polis beni hastanede yatarken 2 sefer aradı. "Ehliyet ruhsatınız karakolda gelip alın" diye). Ehliyet ve ruhsatla beraber kaza tutanağını almak için bi arkadaşım ve daha sonra avukatım karakola gitti. Sonuç ne sizce? Karakolda kaza olduğuna dair hiç bi evrak yok. Tüm evraklar karakol personeli tarafından yırtılıp atılmış.
(Şimdi söylemeden edemeyeceğim. Uyuşturucu, cinayet , organize suçlar gibi olayların yanında trafik kazası küçük bi olay. Bu kadar küçük bi olayda daha büyük suçlarda polis ne yapıyordur diye vatandaş olarak düşünmeden kendimi alamıyorum. benim vicdanımda ergenekon, balyoz, paralel gibi şeyler şimdiden geçerliliğini yitirdi.)
Şimdi olayın en b*ktan/saçma kısmına geliyorum. Kaza sonrası bana çarpan herif polis tarafından alınmış . Çarpan kişi ve babası şişli etfal'e gelmiş. Çarpan kişinin babası ve benim bi arkadaşım kaza sonrası bi kaç hafta konuşmuş sağlık durumum ile ilgili. ve numaranın kayıtlı olduğu telefon bozulduğu için numara ortada yok. telefonu tamir ettirmeye uğraşıyoruz şu anda. Çarpan kişinin ara sokak'ta hızlı gitmesinin nedeni memleketlerine giden otobüs'e bidon yetiştirmeye çalışmasıymış (anadolu'da böyle bi durum vardır. istanbul'dan boş bidonlar otobüslerle memlekete gider dolu olarak (peynir, yoğurt vs) geri gelir.) çarpan kişi hem böyle gariban hem de polise rüşvet verecek kadar namussuz biriymiş
Şimdi avukat hem kaza tutanağının yırtılıp atılması hem de görevi kötüye kullanmak ile ilgili 2 tane suç duyurusunda bulundu. Belli olunca buradan yazarım.
Daha fazla ne yapabilirim? Sizin aklınıza bir şey geliyormu?
Ben 8 mayıs 2014'de kaza yaptım. kazayı levent metro çıkışının yaklaşık 100 metre yakınında yaptım. ara sokaktı. Kaza aynen şöyle oldu: levent'te viraj alıp otobana girmek için hızımı 20'ye düşürdüm (bunu takometreden net olarak gördüm) . virajdan bi 5 metre içeride bi tali yol vardı. Bir tane araç tali yoldan ana yola fazlasıyla hızlı şekilde tali yolda ana yola çıkarak bana sağ taraftan çarptı.
8 Mayıs'ta beni ambulans önce şişli etfal'a götürdü. Burada hastane polis'i ifademi aldı. Şişli etfal , hijyen açısından inanılmaz kötü bir yer olduğu için tanıdık vasıtasıyla Marmara üniversitesi Pendik eğitim ve araştırma hastanesi'ne gittim 9 Mayıs'ta . Ekim 2014'e kadar hastanede yattım (Yaklaşık 5 ay)
Kaval kemiklerim (tibia ve fibula) kırıldı. Çok parçalı kırık ve açık yara vardı. Şu anda kırık kaynadı ama uzun süre kullanılmadığı için eklem yeterince açılmıyor ve kısa mesafeleri topallayarak yürüyorum. uzun mesafelerde yürümek çok sayıda dinlenme ile olabiliyor. Yoksa çok acıyor. Şimdiye kadar 16 seans fizik tedavi gördüm ama pek fazla açılma olmadı. Topal kalma riski mevcut şu anda.
İşin dallas kısmına gelince
Hani normalde kaza sonrası bi kaza tutanağu olurya kaza şöyle oldu diye. Benim olayda da kaza tutanağı tutuldu. (Bu tutanak ile ilgili Ayazağa polis karakolundan bi polis beni hastanede yatarken 2 sefer aradı. "Ehliyet ruhsatınız karakolda gelip alın" diye). Ehliyet ve ruhsatla beraber kaza tutanağını almak için bi arkadaşım ve daha sonra avukatım karakola gitti. Sonuç ne sizce? Karakolda kaza olduğuna dair hiç bi evrak yok. Tüm evraklar karakol personeli tarafından yırtılıp atılmış.
(Şimdi söylemeden edemeyeceğim. Uyuşturucu, cinayet , organize suçlar gibi olayların yanında trafik kazası küçük bi olay. Bu kadar küçük bi olayda daha büyük suçlarda polis ne yapıyordur diye vatandaş olarak düşünmeden kendimi alamıyorum. benim vicdanımda ergenekon, balyoz, paralel gibi şeyler şimdiden geçerliliğini yitirdi.)
Şimdi olayın en b*ktan/saçma kısmına geliyorum. Kaza sonrası bana çarpan herif polis tarafından alınmış . Çarpan kişi ve babası şişli etfal'e gelmiş. Çarpan kişinin babası ve benim bi arkadaşım kaza sonrası bi kaç hafta konuşmuş sağlık durumum ile ilgili. ve numaranın kayıtlı olduğu telefon bozulduğu için numara ortada yok. telefonu tamir ettirmeye uğraşıyoruz şu anda. Çarpan kişinin ara sokak'ta hızlı gitmesinin nedeni memleketlerine giden otobüs'e bidon yetiştirmeye çalışmasıymış (anadolu'da böyle bi durum vardır. istanbul'dan boş bidonlar otobüslerle memlekete gider dolu olarak (peynir, yoğurt vs) geri gelir.) çarpan kişi hem böyle gariban hem de polise rüşvet verecek kadar namussuz biriymiş
Şimdi avukat hem kaza tutanağının yırtılıp atılması hem de görevi kötüye kullanmak ile ilgili 2 tane suç duyurusunda bulundu. Belli olunca buradan yazarım.
Daha fazla ne yapabilirim? Sizin aklınıza bir şey geliyormu?