- Katılım
- 24 Kas 2006
- Mesajlar
- 7
- Konu Yazar
- #1
Soğuk ve ıslak bir Şubat gününde iyot kokusuyla dolu kısa, tabiri caizse tadımlık bir rodaj gezisi...
Sarıyer sırtlarından Rumeli Feneri'ne süzülüş...


Karadeniz , Marmara' ya bulaşıyor...
Dalgalar kayaları döverken, tepede bir izleyeni var ...

Bu kez sırtını Karadeniz'e, göğsünü Marmara'ya vermiş ...
Balıkçılarsa beklemede...
Dalgalar durulsa da , düşsek balığın peşine diye...

Boşsa ağlar, balıkçı da ağlar...

Garipçe de bir Gümüş Kanat...

Karadenizin hırçınlaşmaya daha yeni başlamış dalgaları...

Yalnız hasretten olsa gerek , fazla yanaşınca dalga sesine,
Tuzlu sudan nasibini alacaktı kanatlar elbette...


Herkese keyifli sürüşler...
Sarıyer sırtlarından Rumeli Feneri'ne süzülüş...


Karadeniz , Marmara' ya bulaşıyor...
Dalgalar kayaları döverken, tepede bir izleyeni var ...

Bu kez sırtını Karadeniz'e, göğsünü Marmara'ya vermiş ...
Balıkçılarsa beklemede...
Dalgalar durulsa da , düşsek balığın peşine diye...

Boşsa ağlar, balıkçı da ağlar...

Garipçe de bir Gümüş Kanat...

Karadenizin hırçınlaşmaya daha yeni başlamış dalgaları...

Yalnız hasretten olsa gerek , fazla yanaşınca dalga sesine,
Tuzlu sudan nasibini alacaktı kanatlar elbette...


Herkese keyifli sürüşler...