Doktorum, ayda sadece 2 tane pazar günüm var boş olduğum. Onun da önü/arkası dolu. yeri geliyor 48 saate kadar nöbetçi kalabiliyorum. 280 saat çalıştığım oluyor ayda.
Malesef bizim gibi sınıf bilincinin olmadığı, serbest piyasa ekonomisinin hükmettiği, sosyal demokrasinin sadece bir hayal olduğu, insan hayatının hiçe sayıldığı, paraya ve güce tapılan ülkelerin kaderi bu. Demokrasiyi sandığa gitmekten ibaret algılıyoruz, keşke o kadar kolay olsaydı. Her gün hakları için grev yapan, mücadele eden insanlara hakaretler edildiğini, şiddete başvurularak savuşturulduklarını okuyor/görüyoruz. Sendikalaşmayı komunist örgütlenme sanıyoruz. Hak aramak, sermaye sahipleri sanki ceplerinden ödüyormuş gibi ihanet olarak görülüyor. Bir işçinin patrona kazandırdığı 10 birimken, işçinin aldığı 1 birimin 2 birim olması için mücadelesine kaka gözüyle bakıyoruz. Kaldı ki bu bilinçte olan şçi sayısı da hayli azınlıkta.
Bilinçlenmemiz, öğrenmemiz şart. Yakın gelecekte bunu mümkün görmüyorum.