- Katılım
- 3 Mar 2007
- Mesajlar
- 1,564
- Konu Yazar
- #1
Çöplerin içinde öldü, milyoner çıktı
Sırtında, kollarının ucu aşınmış, dirsekleri yıpranmış eski mi eski mavi bir ceket, başında bir kasket bisikletiyle çöplükleri dolaşıyor, meşrubat kutularıyla, pet şişeleri topluyor sonra bunları satıyordu. Adı Curt Degerman'dı. Bir milyoner olduğu öldükten sonra anlaşıldı.
Eşi dostu yoktu. Bir tek kuzeni dışında bütün akrabaları mahallenin delisinden utandıklarından olsa gerek Curt ile selamı sabahı kesmişti. Annesini babasını tanıyanlar da Curt'u görünce, etrafına hiç de iyi kokular salmayan, pejmurde kılıklı bu adama selam vermemek için yollarını değiştiriyordu.
AİLE VE TOPLUM BASKISI ALTINDA EZİLDİ
Ailesinin ve toplumun başarı ölçülerine ayak uyduramadığından da kendi kabuğuna çekildi.Annesini, babasını kaybedince evinden telefonu bile kaldırdı. Sadece bisikletiyle kentin bütün çöp kutularını dolaşıp kutu ve şişe topladı. Akşam üzerleri de kütüphaneye gidip gazete okudu. Curt, hisse sentlerinden söz ediyor, borsadaki gelişmeler konusunda aklı başında analizler yapıyordu ama kuzeni anlatılanları Curt'un kendini kanıtlama çabası olarak değerlendiriyordu. Öldükten sonra ise Curt'un tüm anlattıklarının doğru olduğu ortaya çıktı. Üstelik mahellenin delisi sermayesini akıllıca yönetmeyi de bilmişti. Lüksemburg borsasında uzun vadede kar getirecek fonlara yatırım yapmıştı. Parasının üçte biri ile de külçe altın satın almıştı. Bankada 50 bin kron kadar da nakit tutmuştu. 1 milyon 100 bin Euro'nun üzerindeki servet muhtemelen kuzene kalacak. Şimdi herkesin merak ettiği Curt gerçekten mahallenin delisi miydi yoksa o herkesi deli kabul ettiğinden huzur içinde yaşayabilmek için deli numarası yapan bir dahi miydi.
Kaynak:www.mynet.com
Ne insanlar var değil mi?
Sırtında, kollarının ucu aşınmış, dirsekleri yıpranmış eski mi eski mavi bir ceket, başında bir kasket bisikletiyle çöplükleri dolaşıyor, meşrubat kutularıyla, pet şişeleri topluyor sonra bunları satıyordu. Adı Curt Degerman'dı. Bir milyoner olduğu öldükten sonra anlaşıldı.
Eşi dostu yoktu. Bir tek kuzeni dışında bütün akrabaları mahallenin delisinden utandıklarından olsa gerek Curt ile selamı sabahı kesmişti. Annesini babasını tanıyanlar da Curt'u görünce, etrafına hiç de iyi kokular salmayan, pejmurde kılıklı bu adama selam vermemek için yollarını değiştiriyordu.
AİLE VE TOPLUM BASKISI ALTINDA EZİLDİ
Ailesinin ve toplumun başarı ölçülerine ayak uyduramadığından da kendi kabuğuna çekildi.Annesini, babasını kaybedince evinden telefonu bile kaldırdı. Sadece bisikletiyle kentin bütün çöp kutularını dolaşıp kutu ve şişe topladı. Akşam üzerleri de kütüphaneye gidip gazete okudu. Curt, hisse sentlerinden söz ediyor, borsadaki gelişmeler konusunda aklı başında analizler yapıyordu ama kuzeni anlatılanları Curt'un kendini kanıtlama çabası olarak değerlendiriyordu. Öldükten sonra ise Curt'un tüm anlattıklarının doğru olduğu ortaya çıktı. Üstelik mahellenin delisi sermayesini akıllıca yönetmeyi de bilmişti. Lüksemburg borsasında uzun vadede kar getirecek fonlara yatırım yapmıştı. Parasının üçte biri ile de külçe altın satın almıştı. Bankada 50 bin kron kadar da nakit tutmuştu. 1 milyon 100 bin Euro'nun üzerindeki servet muhtemelen kuzene kalacak. Şimdi herkesin merak ettiği Curt gerçekten mahallenin delisi miydi yoksa o herkesi deli kabul ettiğinden huzur içinde yaşayabilmek için deli numarası yapan bir dahi miydi.
Kaynak:www.mynet.com
Ne insanlar var değil mi?